10 / 08 / 2022

Hüseyin Mutlu Akpınar'dan müteahhitlere ilginç tehdit!

Hüseyin Mutlu Akpınar'dan müteahhitlere ilginç tehdit!

Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, müteahhitlere 'Yaptığınız her daire için iki ağaç dikeceksiniz. Yoksa ruhsat alamazsınız' diyerek Karşıyaka farkını ortaya koyduklarını ifade ediyor.



Karşıyaka’nın potansiyelinin gelecek adına büyük umutlar taşıdığını söyleyen Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, ilçenin bunun için akılcı politikalar ve uygulamalar beklediğini belirtiyor. Belediye olarak 5 yıl içinde gerçekleştirilen çalışmalarla geleceğe dair bir vizyon ortaya koyduklarım ve bunun önsözünü yazdıklarını ifade eden Başkan Akpınar, “Eğitim ve bilim, spor, kültür ve sanat kenti diyerek geleceği işaret ediyoruz” diyor. Akpınar, Capital'in sorularını şöyle yanıtladı.

Karşıyaka Belediyesi’nin 5 yıllık performansını değerlendirir misiniz?
Özellikle ilçe belediyelerinin içinde yaşadığı durum, artık gizlenemez ve göz ardı edilemez olumsuzlukta. Bütçe ile hizmet harcamaları arasındaki makas giderek açılmış, kaynak bulma ve yaratma olanakları kısıtlanmış, hak-sorumluluk-yetki dengesi her düzenlemede ilçe belediyeleri aleyhine bozulmuş bir ortamda, ideallerimize, hayallerimize ve ilçemizin ihtiyaçlarına karşılık bulma uğraşı veriyoruz. Büyükşehir ya da merkezi hükümetin ilgi, yetki ve sorumluluğunu ilgilendiren konularda, hemşerilerimizin şikayetleri bizim üstümüzden oluyor ve haksız eleştiri ya da suçlamaların odağında görülüyoruz. Bunlara rağmen, tutarlı stratejik planıyla, vaatleri sözde bırakmayan siyasi sorumluluğuyla, şeffaf bütçe yönetimiyle, kamu yararını her şeyden öncelikli gören politikasıyla ve şu kısa sürede ‘rol model’ oluşturan sosyal sorumluluk bilinciyle, Karşıyaka Belediyesi takdir edilmesi gereken bir performans gösterdi. Ulusal ve uluslararası düzeyde aldığımız, saygınlıkları ve değerleri tartışılamaz 40’a yakın ödül, tarihe yazıldı.

İzmir ekonomisinde Karşıyaka'nın yeri ve katkısı hakkında bilgi verir misiniz? İlçenin geleceğini nerede görüyorsunuz?
Bugün Karşıyaka, övüncümüz Çarşı başta olmak üzere, hizmet sektörü yoğunluklu bir ekonomik panoramaya sahiptir. Ancak ilçemizin potansiyeli, gelecek adına büyük umutlar taşıyor. Akılcı politikalar ve uygulamalar bekliyor. Karşıyaka Belediyesi, 5 yıl içinde gerçekleştirdiği çalışmalarla, geleceğe dair bir vizyon ortaya koydu, bunun ön sözünü yazdı. ‘•Eğitim ve Bilim Kenti Karşıyaka’, ‘Spor Kenti Karşıyaka’, ‘Kültür ve Sanat Kenti Karşıyaka’ derken, aslında geleceği işaret ediyoruz. İlçemizde üniversite bağlantılı kurumsallaşmalar için uğraşıp, eğitim alanındaki karşılığını daha ilk adımda, öncülüğünü yaptığımız ‘Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’ ile gördük. ‘Karşıyaka’nın Filizleri’ salt bir sosyal sorumluluk projesi değil, bu
bağlamdaki algıya dair bir efekt oluşturma çabası.

Kısa sürede yedi anaokulu açmamız, İsmail Hakkı Tonguç Gençlik Eğitim Merkezi’ndeki çalışmalarımız ‘Bilim Müzemiz’, Türkiye’de bir ilk olan ‘Evrensel Değerler Müzesi ve Eğitim Kampüsü’müz ve öteki çalışmalarımız bu anlamda değerlendirilmeli. Yüz yılı aşmış ve hepimizin övüncü olan KSK ruhundan güç alarak, yüzmeden okçuluğa, deniz sporlarından ekstrem sporlara uzanan tesisleşme, organizasyon ve kurumsallaşmaların gerekçesi, ‘Spor Kenti Karşıyaka’ algısı ve vizyonu açısından değerlendirilmeli.

Türkiye’de bir ilçe belediyesinin kurduğu ilk oda orkestrası olan KODA, her türlü sanat etkinliğine elverişli kültür-sanat merkezleri, Belediye Tiyatrosu, tüm yıla yayılan sanatsal etkinlikler, kurslar, buluşmalar, Karşıyaka’nın hedefini çok iyi anlatıyor.

Bunların yanında iklimi ve dağından denizine coğrafya olanaklarıyla, ilçemizin bir film platosu olduğunu biliyoruz. ‘Bilge Çınarlar Yaş Alma Merkezi’mizle ilçemizin bu anlamdaki potansiyelini test ediyor, Karşıyaka bir ‘Uluslararası Yaş Alma Merkezi’ olabilir mi diye düşünüyoruz. Eşsiz zenginliğimiz olan denizimiz, bize su sporlarından balıkçılığa büyük esinler veriyor, hazırlıklarımızı yapıyoruz. Karşıyaka’da fabrika dumanlan yükselmeyecek. Karşıyaka’da insanı insan yapan değerler karşılık bulacak, yalnızca kendisi için değil, ülkesi ve yeryüzü için bir çekim merkezi oluşturacak.

Gayrimenkul sektöründe hareketlilik yaşayan Karşıyaka, ‘kentsel dönüşüm’ anlamında ne durumda? Belediye olarak bu alanda neler yapıyorsunuz?
Ben 'kentsel dönüşüm’ deyince, tarihe, coğrafyaya, doğaya, kente, insana ve o kentin birikimlerine saygının gözetilmesini istiyorum. Ne dönüşümü, neye göre dönüşüm, nasıl bir dönüşüm? Bence tanımın kendisi yanlış, gerekçeleri de bir türlü net biçimde anlatılamadı. Uygulamalar da bunu yeterince kanıtlamış durumda. Salt ‘yık-yenisini yap’ mantığına sığman bir dönüşümün, hiçbir işe yaramayacağına inanıyorum. Elbette insanlar güvenli binalarda yaşamalı.  TOKİ  mantığıyla yürüyen bu sürece itirazlarım var. Burada ilçe yerel yönetiminin yürürlükteki yasa ve mevzuat açısından yaptırımları yok. Ben bu gidişata, hemşerilerimi ‘Üç kuruşa tarihinizi, anılarınızı, duruşunuzu satmayın, yitirmeyin’ diye uyarmaktan öteye gidemem, onu da inatla ve ısrarla yerine getiriyorum. Ama bir Karşıyaka farkı olarak müteahhitlere, ‘yaptığınız her daire için iki ağaç dikeceksiniz. Yoksa ruhsat alamazsınız’ diyoruz. ‘Kentsel Dönüşüm Ormanı’ onların büyük destekleriyle Türkiye’de bir ilk olarak Karşıyaka’da hızla büyüyor.

Yenilenebilir enerji noktasında Karşıyaka Belediyesinin yürüttüğü projeler hakkında bilgi verebilir misiniz?
Doğaya ve çevreye titizliğimizle klasik belediyecilik hizmetlerinin ötesine geçtik. Bu tavrımız, karbon ayak izlerimizi asgari düzeye indirme çabalarımızla da sürüyor. Yürümeyi, toplu taşım araçlarını kullanmayı, bisiklet kullanmayı yüreklendiren çalışmalar yapıyoruz. Türkiye’nin ilk bisiklet örgütlenmesi Karşıyaka’da. Kullanılmış pil ve atık yağ toplamak için çağrı yapıyor ve karşılığını çocuklarımızdan ve özellikle kadınlarımızdan alıyoruz. Kullanılmış eşyaları topluyor, takas şenlikleri düzenliyor, hiçbir eşyanın ve atığın heba olmamasını, çöp olarak görülmemesini sağlıyoruz. Çevreye demokratik bir pencereden bakıyor, alternatif çözümlerle yardımcı olmayı kışkırtıyor, örnek oluyoruz. ‘Güneş Tarlası’ bunun tipik bir örneği. Bölgemizin en büyüğü olan ve sürekli geliştirdiğimiz bu yatırım sayesinde, belediyemize ait birçok binamızın enerjisini oradan karşılıyoruz.

Girişimcilik ekosistemine de önemli katkılarınız var. Bu alanda ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz? Hedefleriniz neler?
Karşıyaka Belediyesi, ilçesinin en büyük demokratik kitle örgütü olma bilinciyle çalışıyor. Hiçbir semtinde hiçbir hemşerisi, kendini yalnız, ihmal edilmiş, çaresiz hissedemez. Olanaklarımız ve koşullarımız nereye kadar uzanıyorsa, orada hayatlara dokunuruz. ‘Üretici Kadın Kooperatifi’ ile kadınlarımız özgürlük, bağımsızlık, üretim ve istihdam olanağı sağlıyor. Roman hemşerilerimiz, Türkiye’nin ilk ‘Roman Kooperatifi’ sayesinde ekmeğini kazanıyor. Öncülük yapmamız sayesinde, Türkiye’de ilk kez ‘Fırın İşçileri Demeği’ kuruldu. ‘Balköy’ girişimimizle köylümüzün, ucuz ve sağlıklı ürünleri kapsayan ‘Kent Gıda Marketleri’ zinciri sayesinde hemşerilerimizin yanındayız ve ulaştığımız sonuçların sevinçlerini yaşıyoruz. Meslek edindirme kurslarımız sayesinde, birçok hemşerimiz şimdi bir iş sahibi. Hedefimiz, şu kısa sürede elde ettiğimiz sonuçların deneyimiyle, bilimsel ve sağlıklı bir tarama gerçekleştirip, tüm kesimlere ulaşmak.

Son olarak,  İzmir  Büyükşehir Belediyesi adaylığı için isminiz geçiyor. Adaylıkla ilgili düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Bunu, kişisel bir onur olarak görüyorum. Ben çocuk yaşlardan bu güne, bir CHP neferi olarak geldim. Her aşamada, kişisel duruşumla partimin öngörülerini harmanlayarak yürüdüm. Bana nerede bir görev verdiyse orada oldum ve gereğini yapmak için çabaladım. Şu anda Karşıyaka Belediye Başkanı olarak, aynı tutarlık ve kararlıkla çalışıyorum. Siyasette yalnız sizin kararlarınız belirleyici olamaz. Ben İzmir’e ve Karşıyaka’ya çok şey borçluyum. Ekmeğimi, suyumu ve geleceğimi bu kent belirledi. Bu bilinçle, hiçbir şeye ödün vermeden ve boyun eğmeden bugünlere geldim. Deneyimimi, birikimlerimi ve duruşumu kimseyle tartışmam. Türkiye Cumhuriyeti değerlerine sarsılmaz bağlılığımla, CHP’li duruşumla ve yaptığım işlerle ortadayım. Bütün bunlar beni nereye götürecekse, ben oraya Türkiye Cumhuriyeti değerlerimle, duruşumla, iddia ve hayallerimle gider, gereğini de yaparım.