15 / 08 / 2022

İnşaatçıların kurtuluşu Libya ve Katar'da

İnşaatçıların kurtuluşu Libya ve Katar'da

İnşaat sektörü, gelişmekte olan pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de ekonominin lokomotifi konumunda yer alıyor



İnşaat sektörü, gelişmekte olan pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de ekonominin lokomotifi konumunda yer alıyor. Sektörün milli gelir içerisindeki payı, son yıllarda ortalama yüzde 4-5 düzeylerinde seyrediyor. Yaklaşık 38 alt sektörü de peşinden sürükleyen inşaat sektörünün, Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) içindeki payı yüzde 30'Iarı buluyor.

Vasıfsız işgücü için yüksek düzeyde istihdam yaratan ve tarım dışı istihdamdaki payı yüzde 11'e kadar ulaşabilen inşaat sektörü, bu nedenle sünger sektör olarak nitelendiriliyor. İnşaat sektörü, yurt dışı müteahhitlik hizmetleri ile döviz ve istihdam yaratmakta etkin bir rol oynuyor, İnşaat sektörü, 2005 yılından itibaren konut sektöründeki patlamaya paralel olarak büyüme trendine girdi.

Sektör, 2005 yılında yüzde 21.5 rekor bir büyüme rakamına imza attı. 2006 yılında yüzde 19.4 oranında büyüme kaydeden inşaat sektörü, 2007 yılında adeta fren yaptı. Sektörün bu dönemdeki büyüme oranı, yüzde 5.7'ye geriledi. 2008 yılında baş gösteren global kriz. inşaat sektörünü de vurdu.

Sektör, kan kaybediyor
Sektör, 2008'de yüzde 8.2 oranında küçülme yaşadı. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre; inşaat sektörü 2009 yılının ilk 3 çeyreğinde sırasıyla yüzde 18.9, yüzde 21 ve yüzde 21 oranlarında küçülme yaşadı. İlk dokuz aylık dönemde ise, sektörde yaşanan daralma yüzdel9.5 oldu. Yine küresel krizin etkisiyle 2009 yılının ikinci yarısında inşaat sektöründe istihdam bir önceki aynı dönemine göre yüzde 25.3 azalarak Ağustos 2009 itibariyle 1 milyon 300 bin kişiye geriledi. Haberi hazırladığım dönemde 2009 yılının 4'üncü dördüncü çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını henüz açıklanmamıştı. O nedenle biz de sektör yetkililerinin bu konudaki tahminlerine yer vermek zorunda kaldık. İnşaat sektörünün önde gelen isimleri, sektörün 2009 yılını 15 oranında bir küçülme rakamı ile kapatacağını öngörüyor.

Ruhsat sayısı azaldı
TÜİK tarafından, 2009 yılı Ocak-Haziran aylarını kapsayan 'Yapı İzinleri Sonuçları'na göre 2009'un ilk altı avında yapı ruhsatı verilen bina sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7.6 oranında azaldı. 2008 yılının Ocak-Haziran döneminde toplam 263 bin 95 adet bina ruhsatı verilirken, bu oran 2009'un aynı döneminde 233 bin 842 adede geriledi. Yine haberi hazırladığımız dönemde TÜİK, 2009 yılının 3 ve 4'üncü çeyreğine ilişkin 'Yapı İzin Sonuçları'nı henüz açıklamamıştı. O nedenle 3 ve 4'ncü çeyreğe ilişkin tahminlerle birlikte 2009 yılı sonunda verilen ruhsat izni sayısının 2008 yılına göre 9.9 oranında bir düşüşle 453 bin 842 adet olması öngörülüyor.

Müteahhitlerin tahmini
Türkiye Müteahhitler Birliği'nin (TNB) tahminine göre inşaat sektörü açısından 2010 yılı, 2009'dan pek de farklı olmayacak. TMB'nin 2010 yılına ilişkin öngörüleri ise şöyle:

"İç ve dış faktörler birlikte değerlendirildiğinde ve geleceğe geçmişte yaşanılanlardan gerekli dersler çıkartılarak bakıldığında, kısa dönemde inşaat sektörünü canlandıracak ve hızla artan işsizliğe çare üretecek tek seçeneğin kamu inşaat yatırımına ağırlık verilmesi olduğu görülmektedir. Aksi halde inşaat sektörü, 2010 yılını küçülmeyle kapatacak ve ciddi toparlanma göstergeleri en iyimser tahminle 2011'e kalacaktır. Rusya ve BDT başta olmak üzere yurt çapındaki ana pazarlarda beklenen toparlanmanın ise en erken 2011-2012 yıllarını bulacağını söylemek gerçekçi olur. Petrol fiyatları yükselmeden, yani dünyada ekonomik durum 'normal'e dönmeden bu ülkelerde büyük ihaleler için kaynak yaratılabilmesi zor görünmektedir. Aynı durumun Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika pazarları için de geçerli olması söz konusudur. İnşaat sektörünün toparlanması, Türkiye'de de kamu finansmana dayalı inşaat yatırımlarına gerekli kaynağın ayrılması ile mümkün olabilecektir."

Yurt dışında işler durdu
Dünyanın en büyükleri arasında yer alan şirketleri bünyesinde bulunduran Türk müteahhitlik sektörü, 2008 yılında yurt dışında 23.6 milyar dolar tutarında proje üstlendi. Bu projeleri sırasıyla yüzde 44.3 ile yapı, yüzde 25.9 ile ulaşım, yüzde 13.2 ile endüstri, yüzde 10.5 ile su işleri, yüzde 6 ile altyapı ve yüzde 0.1 ile de diğer sektörlerdeki işler oluşturuyor.

Söz konusu projelerin bölgelere göre dağılımında, BDT ülkeleri 7 milyar 463 milyon 493 bin 509 dolarlık 192 projeyle ilk sırada yer alıyor.

Bunu sırasıyla 5 milyar 791 milyon 228 bin 47 dolarlık 40 projeyle Afrika, 4 milyar 744 milyon 905 bin 468 dolarlık 54 projeyle Ortadoğu, 1 milyar 290 milyon 9 bin 338 dolarlık 47 projeyle Avrupa ülkeleri izliyor. Türk müteahhideri bu alanda 231 projeye imza attı.

En büyük pazar ise Libya'da. Libya'da faaliyet gösteren müteahhitlik şirketlerin sayısı 70 civarında. 2007 ve 2008'de üstlenilen projelerin ülkelere dağılımına bakıldığında toplam 7 milyar dolarlık iş hacmi ile Türk müteahhit şirketlerini ön sırada görüyoruz. Libya, bu yıl değeri 50 milyar dolan bulacak bir proje başlayacak. Dolayısıyla ülkedeki yatırım hamlesi Türk şirketlerine önemli fırsatlar da sunmaya devam edecek.
Ekonomist