İstanbul’da 151.9 bin metrekare yeni ofis alanı pazara girdi!

İstanbul’da 151.9 bin metrekare yeni ofis alanı pazara girdi! İstanbul’da 151.9 bin metrekare yeni ofis alanı pazara girdi!

Cushman & Wakefield Yönetici Ortağı Tuğra Gönden, "Gayrimenkul pazarı olarak ihtiyacımız olan yurt dışı talebi. Uluslararası şirketlerin Türkiye'yi bölgesel üs olarak kullanmalarına ihtiyacımız var. Çünkü geçmişte bunu görüyorduk. Bunun tekrar artışa geçmesini bekliyoruz, sinyalleri aldık" dedi.

Cushman & Wakefield Yönetici Ortağı Tuğra Gönden, döviz kurlarındaki artış, yavaşlayan büyüme ve yüksek enflasyona rağmen kiralama işlemlerinin önceki yılla kıyaslandığında benzer seviyesini koruduğunu kaydetti.

Anadolu Ajansı'nda yer alan habere göre; kiralamalardaki talebin bu çeyrekte olduğu gibi gelecek dönemde de sabit kalmaya sürdüreceğini ifade eden Gönden, "Dolayısıyla bu durum ofis pazarının, zorlu ekonomik koşullara rağmen daralma göstermediğini işaret etmektedir. Yakın tarihli istisnalar hariç olmak üzere, yabancı kuruluşlar için Türk Parası Kıymetini Koruma hakkında tebliğleriyle yabancı kişiler için yapılan son istisnalar ve TÜFE artışı nedeniyle A sınıfı ofis pazarındaki etki beklenildiğinden az görüldü." açıklamasında bulundu.

Artan satılık gayrimenkullerle birlikte özellikle seçimlerden sonra yatırım faaliyetlerinin artıcağını söyleyen Gönden, fiyatların ise alıcı beklentilerine yaklaşmasını beklediklerini kaydetti.

Gönden, "2019 1. çeyrekte İstanbul’da 151 bin 980 metrekare yeni ofis alanı pazara girerken toplam ofis arzı 6 milyon 33 bin metrekareye çıkmıştır. Birinci çeyrekte gerçekleşen toplam kiralama işlemleri yaklaşık 85 bin 330 metrekareye ulaşmış olup, bir önceki çeyreğe ve bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla, sırasıyla yüzde 30,15 ve yüzde 22,39 oranlarında önemli ölçüde artış gösterdi." dedi.

Ofis bazında TL kiralarının sabitlendiğini sözlerine ekleyen Gönden, "Kiralar TL'ye döndüğü zaman makas açıldı. Bunun orta ve uzun vadede kapanacağını düşünüyoruz. Nedeni de şu; TL kirası TÜFE ile artırılıyor. Bu da yüzde 20 dolayında. Düşmesi biraz zaman alır. Önümüzdeki dönemde artış beklemek lazım. Kurlarda aynı seviyede artmazsa döviz bazında da ofis kiraları artar. Geriye dönüp baktığımızda kaç yıldır döviz kiraları düşüşteydi. Dibe vurdu ve kısa ve orta vadede tekrar artışa geçme senaryosu öne çıkıyor. Ofis bazında döviz kiraları son 5 senedir ilk kez artıyor. Kur yüzde 20 artmazsa, kiralar da döviz bazında artmış olur. Çünkü TÜFE ile artıyor." şeklinde konuştu.

Ofis talebinin uzun süre stabil gittiğini söyleyen Gönden, şunları söyledi:

"Gayrimenkul pazarı olarak ihtiyacımız olan yurt dışı talebi. Uluslararası şirketlerin Türkiye'yi bölgesel üs olarak kullanmalarına ihtiyacımız var. Çünkü geçmişte bunu görüyorduk. Bunun tekrar artışa geçmesini bekliyoruz, sinyalleri aldık. Güvenlik riski ortadan kalktı. Döviz bazında Türkiye'de yaşam çok ucuzladı. İstihdam maliyeti ciddi anlamda düştü. Ülkede büyük, istihdam gücü var. Eğitimli insanlar var. Bunların hepsini üst üste koyunca İstanbul tekrar özellikle yabancı şirketler için ciddi anlamda önem kazanıyor. Bu bir süreç. 

Bu beklediğimizden daha hızlı eğilime girebilir. Türkiye son 1-2 senedir rekabet gücü kazandı. Dolayısıyla asıl organik talep dışında bunu da görmek önemli. Türkiye'de üretim yapan ve buradan ihraç eden şirketler maliyet açısından çok önemli bir avantaja sahip olabilirler. Önümüzdeki dönemde ilave talebin buradan gelmesini bekliyorum. Ayrıca Türkiye enerji koridoru haline geliyor. Bunun da getirdiği lojistik ve yan sanayiler anlamında ihtiyaçları var." 

Gönden, "Türkiye'de eskiye nazaran yabancıya daha fazla konut satılıyor. Olması gerekeni bu zaten, yoksa çok kapalı kutu olur. 1,4 milyon gayrimenkulün yaklaşık 40 bini yabancıya satılıyor. 100 bini yabancıya satılsa ne fark eder? Ülkeye döviz girişi sağlar. Oraya bayrağını koyup 'bu benim ülkem' diyemeyecek. Kurumsal yatırımcıların gelmesi Türkiye için daha önemli. Yabancı yatırımcı uzun süredir riski olduğundan daha yüksek algılıyor ve daha fazla getiri bekliyor. Her bir pazar belli mevsimlerden geçer. Hep iyi gün olamaz. Şu an sıkıntı yaşıyorsak, ciddi sermaye girişlerinin yaşanacağı zaman da gelecek. Yabancı yatırımcı hazırda doğru noktayı bekliyor. Ne kadar hızlı o noktaya gidersek o kadar iyi olur." dedi.

Yabancı yatırımcı rotasını Türkiye’ye çeviriyor!