İşte İstanbul'un gezi rotası!

İşte İstanbul'un gezi rotası!



Hafta sonu tatillerini, yakın ama bir o kadar da şehrin kasvetinden uzak bir yerde geçirmek isteyen, gürültüden, kalabalıklardan şikayetçi, beton blokların arasında sıkışıp kalan İstanbullular için keyifli bir gezi rotası…


İstanbul, şehir merkezi itibariyle dünyada eşsiz bir güzelliğe sahip ama sahip olduğu güzellikler sadece Suriçi’nde ve Boğaz kıyı şeridinde değil. Şehir merkezinden birazcık uzakta yer alan çok sayıda güzelliğe de sahip. Belki de şehir dışına çıkmak istiyorsunuz ama kararsızsınız veya üşengeç… Kararsızsanız karar vermede, üşengeçseniz yüreklenmenizde, gayrete gelmenizde birkaç gezi rotasından bahsederek yardımcı olalım size.


Dünyanın en büyük ikinci feneri nerede?

İstanbul’un Karadeniz kıyısındaki ilçelerinden Şile, yaklaşık 60 kilometrelik sahil şeridiyle önemli bir turizm merkezi olmasının yanı sıra iç kesimlerindeki güzellikleriyle de ziyaretçilerine güzel bir tatil vaat ediyor. Türkiye’nin en büyük, dünyanın da ikinci büyük faal deniz fenerinin bulunduğu Şile’de deniz kıyısındaki ve karadaki mağaralar doğa meraklılarını bekliyor. Tarihî yapılara ilgi duyanlar için de Şile’de görülecek çok şey var. Liman çevresi, Kumbaba, Göçe, Göksu ve Kabakoz köylerindeki tarihi miras dikkat çeken yerler arasında. Mağara ve şelaleri ile bilinen Hacıllı Köyü ilçeye 12 kilometre uzaklıkta. Yürüyüş yapmak isteyenler için de Kilimli ve Kadırga koyları iyi birer parkur.


Biraz Ege, biraz Karadeniz: Ağva

Kimine göre hafta sonu vakit geçirmek için ideal bir belde, kimine göre güzel bir balayının adresi Ağva. Ağva, sahiliyle Ege kıyılarını, bitki örtüsüyle Karadeniz bölgesindeki şehirlerimizi andırıyor. Denize dik inen kayalara sahip ilginç koyları, balık tutma imkânı sağlayan göl ve nehirleri, gezinti olanağı sunan civardaki köyleriyle huzur veren Ağva, kuş türlerinin sayısının Avrupa’nın tamamından fazla olduğu ülkemizde kuş gözlemcileri için de ideal bir yer. Pek çok farklı mantar türüne ev sahipliği yapan beldede Ağvalılar her yıl “mantar zamanı”nda aileleriyle birlikte mantar toplamaya çıkıyor. Ağva’nın yöresel mutfağında mantarın önemi büyük. Tencere yemekleri, tavası, ızgarası, böreği, pidesi yapılıyor.


İstanbul’un akciğerleri

Yemyeşil tabiata sahip Yalıköy ve Çilingoz’u barındıran Çatalca, İstanbul’un akciğerleri adeta. Deniz kıyısı, dereleri, ağaçlık alanları, İnceğiz Mağaraları ve Subaşı Köyü’yle metropole zıt Çatalca, iyi bir tatil için şık otellere sahip olmasıyla beraber kamp kurmak isteyenler için de uygun ortamlara sahip. Doğal güzelliklerinin yanı sıra ilçede tarih meraklılarının ilgisini çekecek tarihi yapılar da bulunuyor. Kamp meraklılarının uğrak yeri olan Çilingoz, ince kumlu bir kumsal ve piknik alanlarının da bulunduğu bir yer. Giderseniz yaz aylarında denize girme ve gölde balık tutma imkânınız da var Çilingoz’da.


İstanbul’un Karadeniz’deki incisi

Göz alabildiğine uzanan sahili, kurulduğu yerdeki temiz deniz suyu ve havasıyla Kilyos, Karadeniz sahilindeki incisi İstanbul’un. İstanbullular kadar yabancı turistlerin de uğradığı ve konser organizasyonları için de tercih edilen bir yer. İstanbul’un en büyük ve en temiz sahil şeridi olan Kilyos’un plajlarının, deniz sörfü yapabilme adına iyi bir yapısı var. Orman içinde ve göl kenarında at ile gezinti yapma imkânı da bulunan Kilyos’ta Cenevizliler döneminde inşa edilen, Sultan II. Mahmut zamanında restore edilen Kilyos Kalesi de görülmesi gereken yapılar arasında.


İki kıyıda iki kardeş

Rumeli Feneri Avrupa Yakası’nda, Anadolu Feneri ise Anadolu Yakası’nda Boğaz kıyı şeridinin Karadeniz istikametindeki hemen he men son noktaları. Boğaz’ın iki yakasındaki bu kardeşler Boğaz’a Karadeniz’den giriş yapan gemileri karşılarken Boğaz’dan aynı denize açılanları ise uğurluyor. Eşsiz bir manzaraya sahip Rumeli Feneri’nde kısa bir gezinti yapıp kule dibinde çay içebilir, Fener Kalesi’ni gezebilirsiniz. Anadolu Feneri’ne gidenler, farklı kademelerdeki masalarda denize bakarak balık yiyebiliyor. Yörede yetiştirilen meyve sebze ve şifalı ot ile bitkiler de satın alınabiliyor.


Adalar; Marmara’daki hayal ülkesi

Kınalıada, Burgazada, Heybeliada, Büyükada… Her biri ağaçlarla donanmış, yemyeşil yapısı, nakış gibi mimariye sahip ev ve köşkleriyle Adalar, beton yapılarla kaplı İstanbul’dan geldikten sonra bir hayal ülkesindeymişsiniz hissi yaşamanıza sebep oluyor. Adalar’dan her biri tek başına bir hafta sonunu hak ediyor. Bu yüzden bir hafta sonunu bu adalardan birine tamamen ayırın. Sabah saat 10’a kalmadan ilkin Kınalıada’ya gidin ve dönüş saatine kadar soluklayın. Bir başka hafta sonu için de Burgazada’yla randevulaşmayı ihmal etmeyin. Ee tabii ki Heybeliada ve finalde de Büyükada…


 

TOKİ Haber