Kırmızı Kedi Kitabevi ocak ayında 21 şubeye ulaştı!

Kırmızı Kedi Kitabevi ocak ayında 21 şubeye ulaştı! Kırmızı Kedi Kitabevi ocak ayında 21 şubeye ulaştı!

Yayınevi, kitabevi, dağıtım ve bilgi teknolojileri hizmeti şeklinde olmak üzere dört ayaklı bir yapıya sahip olan Kırmızı Kedi kitapevi ocak ayında 21 şubeye ulaştı...



Ekonomist Dergisi yazarı Özlem Bay Yılmaz Kırmızı Kedi kitapevi kurucusu Halil Hepkon ile bir araya gelerek sektördeki gelişmeleri konuştu. İşte Özlem Bay Yılmaz'ın haberi.

Yayınevi, kitabevi, dağıtım ve bilgi teknolojileri hizmeti şeklinde olmak üzere dört ayaklı bir yapıya sahip olan Kırmızı Kedi, geçen yıl 300 milyon TL ciroya ulaştı. Kurucu Halil Hepkon, "Her ilde bir Kırmızı Kedi yayınevi için franchise vereceğiz" diyor.

Türkiye Yayıncılar Birliği'nin (TYB) verilerine göre, 2019 yılında Türkiye'de 423 milyon kitap yayımlandı. Türkiye'de kitap okuma oranının 2008'den 2019'a kadar yüzde 30'dan yüzde 42'ye yükseldiğini ortaya koyan araştırmalar da var. Türkiye'de gençlerin daha fazla okuduğu sonucunun çıktığı araştırmalara göre, Türkiye'de kitap okuma oranı iddia edildiği gibi düşmüyor. Buna paralel olarak da yayıncılık sektörü, ithal kağıt fiyatlarındaki kur artışına bağlı maliyet yükselişi ve korsan kitap basımı gibi sorunlara rağmen gelişimini sürdürüyor.

Kırmızı Kedi de sektördeki pek çok oyuncu gibi sıkıntılarla başa çıkmaya çalışan yayınevlerinden biri. Ancak perakende ve dağıtım alanlarında da faaliyet göstermesi, yayınevi kimliğini destekliyor. "Sızıntı", "Samizdat", "Mustafa Kemal" gibi ses getiren kitapları yayımlayan Kırmızı Kedi, iddialı kitapların yayınevi olmaya devam etmeyi hedefliyor. Şirket, dağıtım ayağında daha önce yaptığı yatırımların meyvelerini almaya hazırlanıyor. Teknoloji ayağında kitap datası konusunda uzmanlaşıyor. Önümüzdeki dönemde asıl sıçramayı ise perakende sektöründe yapmayı planlıyor.

FON İLGİSİ

Son 10 yılda kitabevi alanına yaklaşık 25 milyon TL yatırım yapan Kırmızı Kedi, geçen yılı 14 kitabevi ile kapattı. Bu yılın ocak ayında ise 21 şubeye ulaşıldı. Yaza kadar kitabevi sayısının 30'u bulması hedefleniyor. Kırmızı Kedi Yayınevi kurucusu Haluk Hepkon, "Ağır kiraların olmadığı, uygun lokasyon-larda kısa sürede kitabevi açabilecek kabiliyete ve altyapıya sahibiz" diye konuşuyor. Hepkon, her ilde en az bir Kırmızı Kedi kitabevi olmasını istediklerini, bu nedenle bu yıl franchise da vermeye başlayacaklarını ifade ediyor.

Şirketin yayınevi, kitabevi, bilgi teknoloji hizmeti ve dağıtım olmak üzere birbirini tamamlayan dört ayağı var. Geçen yıl 300 milyon TL'nin üzerinde ciroya ulaşan Kırmızı Kedi, bu yıl ise yüzde 60'lık büyüme hedefliyor. Bu yılki büyümenin büyük kısmının dağıtım ve kitabevi alanından gelmesi bekleniyor. Haluk Hepkon, son dönemdeki başarılı çizgisi nedeniyle Kırmızı Kedi'ye yabancı fonların da ilgisi olduğunu söylüyor. Hepkon, "Özellikle Çinli yatırımcılar ilgileniyor. Yabancı ortaklıklara mesafeli bakmıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu konuyu da gündemimize alacağız" diyor.

İDDİALI KİTAPLAR

Haluk Hepkon, 2006 yılından bu yana sektörde olan bir isim. Hepkon, farklı yayı-nevlerinde yayın yönetmenliği görevleri üstlendikten sonra 2008 yılında kendi yayınevini kurmaya karar verdi, isim olarak da bir arkadaş sohbetinde ortaya atılan "Kırmızı Kedi"yi seçti. Edebiyat ve kültür ağırlıklı bir yayınevi olma hedefiyle yola çıkan Kırmızı Kedi, sektöre mütevazı bir giriş yaptı. Kısa sürede inci Aral gibi edebiyatımızın önde gelen isimlerini çatısı altına topladı. 2012 yılında yayımlanan "Sızıntı" ve "Samizdat" gibi kitaplar, o dönemin en çok okunanları arasına girdi. Haluk Hepkon, sonrasında ise Yılmaz Özdil ve İlker Başbuğ gibi yazarların katılımıyla Kırmızı Kedi markasının daha da güçlendiğini ifade ediyor.

Haluk Hepkon, bu konuda şunları söylüyor: "Bir yayınevinin etkisini anlamak için onun varlığı ile yokluğu arasındaki farka bakmak gerekir. 2008-2020 yılları arasında Kırmızı Kedi olmasaydı, birçok kitap yayımlanamaz ve geniş kitlelerle buluşamazdı. Hepimiz de bu sürecin sıkıntısını bir şekilde çekerdik. Kısacası Kırmızı Kedi'nin bir varlık nedeni vardı ve yayınevi bu nedenle elde ettiği başarısını daha da güçlenmek, kök salmak için kullanmaktan çekinmedi. Kapak tasarımından çevirmenine hep daha iyinin peşinde koştuk."

FRANCHISE DA VERECEK

Kırmızı Kedi, yayınevi faaliyetlerini sürdürürken 2010 yılında İstanbul Beyoğlu'nda Tünel'de ilk kitabevini açarak perakende sektörüne de girdi, ilk yıllarda kitabevi yayınevinden daha fazla tanınır hale geldi. Bu ilgi şirketin mağazalaşma hamlesine girişmesinde etkili oldu. Şirket, İstanbul'un çeşitli yerlerinde ve  İzmir  Karşıyaka'da kitabevleri açtı. Bugün İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Antalya ve Konya'da kitabevleri var.

Kırmızı Kedi, büyümek için hızlı adımlar atıyor. AVM koşulu olmadan, ağır kiraların olmadığı, uygun ve doğru lokasyonlarda olmayı planlıyor. Hızlı büyüme için bu yıldan itibaren franchise da vermeye başlayacak.

50 BİN METREKARELİK DEPO

Kırmızı Kedi ile aynı çatı altında bir de Arasta Bilgi Teknolojileri şirketi var. Arasta Bilgi Teknolojileri bünyesinde de Emek Dağıtım şirketi faaliyet gösteriyor. Emek Dağıtım, Türkiye'de 6 bine yakın yayınevi ile çalışıyor ve 5 binin üzerinde noktaya kitap gönderiyor. Birkaç yıl önce 10 milyon TL'lik yatırımla İstanbul Beylikdüzü'nde depo kuran ve bugün 50 bin metrekarelik depo alanına erişen Arasta, Türkiye'nin en büyük dağıtımcısı konumunda bulunuyor. Haluk Hepkon, Arasta'nın sadece kitapçılık alanında faaliyet gösteren deposunun büyüklüğünü daha iyi anlamak için Amazon'un Türkiye'deki deposunun 15 bin metrekare olduğunu hatırlamanın yeterli olduğunu söylüyor. Bu devasa depodan birçok yayınevine lojistik hizmet de veriliyor.

Haluk Hepkon, Türkiye'nin içinde bulunduğu krizi önceden görüp depolama alanına yatırım yaptıklarını belirtiyor. Hepkon, dağıtım sektöründe iflaslar, konkordatolar olduğunu ve bu durumun birçok yayınevini ve kitapçıyı zor durumda bıraktığını ifade ediyor. Böyle bir ortamda altyapılarının sektörün bütün ihtiyaçlarına cevap verebilecek durumda olmasının kendileri için büyük avantaj olduğunu da söylüyor. Hepkon, "Bugün sektörümüzde 50 bin metrekare çok iddialı bir.büyüklük ama bize artık bu bile yetmiyor" diye anlatıyor.