Konut sektöründe balon mu var?

Konut sektöründe balon mu var?

ABD'deki mortgage krizi sürecinde konut sektörü ile makroekonomi arasındaki ilişki de tekrar tanımlandı. Konut sektörüne ilişkin veriler ülke ekonomilerinin gidişatına dair öngörülerin oluşturulmasında büyük bir ağırlığa sahip oldu.



Konut satışları, mortgage başvuruları, inşaat başlangıçları gibi göstergelerde yaşanan küçük dalgalanmaların bile piyasalar üzerinde önemli etkiler meydana getirdiğini gördük. Yeni durumun ortaya çıkarttığı konut sektörü ile piyasalar arasındaki yakın ilişki bugün de devam ediyor. Konut sektöründeki olumsuzlukların bütün piyasayı olumsuz yönde etkilemesi kaçınılmaz. Duruma bu açıdan bakıldığında, özellikle Güney Avrupa ülkeleriyle ABD'nin bazı eyaletlerinde konut piyasalarındaki durgunluğun devam etmesi, ekonominin bütününe ilişkin endişeleri körükleyen bir faktör olarak ortaya çıkıyor.


Gündemde yeni riskler var. Konut fiyatlarında oluşabilecek olan yeni bir balon (ihtimali) bu risklerin başında geliyor. Hatırlanacağı üzere, 2007 krizi öncesinde krediye ulaşımın kolaylaşması konut satışları ile inşaat başlangıçları üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturuyor, bu doğrultuda konut stokları da ciddi seviyelere ulaşıyordu. İlerleyen süreçte baş gösteren sorunlar, stoklardaki konutların elde kalmasına sebep olurken, kredilerdeki batıştan dolayı el konulan konutların tekrar satışa çıkarılması, sektördeki balonun patlamasına yol açıyordu. O günlerin etkisi hâlâ hissedilmekte. Birkaç iyi veri var ama durum düzelmiş, endişeler ortadan kalkmış değil.

 

Tarih ve tekerrür

 

Endişe büyük; faiz oranlarının yeniden yükselişe geçmiş olması böylesi bir balon riskini tekrar gündemimize yerleştiriyor. FED'in bir süredir devam ettirdiği parasal genişleme programında sona gelindiğine dair iddiaların, konut satışlarını olumsuz yönde etkileyebileceği yönündeki değerlendirmeler kuvvet kazanıyor. İnşaat başlangıçlarının da artmasıyla, stokların eritilemediği ve bundan dolayı da yeni bir balon riskinin ortaya çıktığı ifade ediliyor.


Doğrusu, özellikle işaret ettiğimiz bölgeler açısından ciddi bir balon riski olduğunu belirtmek durumundayız.



Türkiye’de işler iyi

 

Oralarda durumlar böyle. Peki, ülkemiz konut sektöründe balon var mı yok mu? Rakamlara baktığımızda, 2012 yılındaki 701 bin 621 adetlik konut satışının 2013 yılının ilk 9 ayında 862 bin 154'e yükseldiğini görüyoruz.


Tablo, konut arzının karşılandığını gösteriyor. Konut satışlarının yıl sonunda 1 milyonun üzerine çıkarak rekor kırması bekleniyor.


Son 5-6 aydır yüzde 6 seviyelerinde değer alan stok erime hızı da, bugüne kadar kaydedilen en yüksek oran olarak dikkat çekiyor. Meseleye bir de fiyatlar açısından baktığımızda; eylül dönemindeki fiyat artışının bir önceki aya göre yüzde 1,51, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 13,80 olarak gerçekleştiğini görüyoruz. İkinci el konutlarda ise bir önceki aya göre artış oranı yüzde 0,80, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 12'lik artış var. Sonuç olarak; Güney Avrupa ve ABD'nin bir bölümünde balon dikkat çekiyor; Türkiye'de ise işler rayında...Konut sektöründe de işler iyi.



Bugün/Ünsal BAN