Körfez sermayesi üretime ağırlık verecek

Körfez sermayesi üretime ağırlık verecek Körfez sermayesi üretime ağırlık verecek

Ortadoğu İş Konseyleri Başkanı Mehmet Habbab Amerika'da başlayan küresel mali kriz, petrol zengini Körfez ülkelerini de olumsuz etkiledi.



Daha çok gayrimenkul ve çeşitli yatırım fonlarında biriken trilyon dolarları bulan kaynaklar yüzde 50'ye varan oranda eridi.


Ortadoğu İş Konseyleri Başkanı Mehmet Habbab, Körfez sermayesinin bundan sonra gayrimenkul ve fonlara para yatırmak yerine sanayiye yatırım yapacağını söyledi. Habbab, Ortadoğu ülkelerinin Türkiye'nin birikiminden de istifade edeceğini anlattı. Mehmet Habbab, Körfez'de bahar havasının sona erdiğini, petrol gelirlerinin birikimiyle oluşan fonların yüzde 50'ye varan oranlarda eridiğini söyledi. Habbab, buna örnek olarak, bölge devletlerinden birinde, gelecek nesiller için kurulan ve kriz öncesi 495 milyar dolar biriken fonun değerinin 110 milyar dolara düşmesini gösterdi. Habbab'ın verdiği bilgiye göre Körfez'de çalışan Ürdünlü 10 bin kişi ülkesine geri döndü. Buna karşılık Türkiye ile ekonomik ilişkiler gelişmeye devam ediyor. Günlük 2 milyon varil petrol üreten Irak'ta petrolün yüksek olduğu dönemler dikkate alınarak 45 milyar dolarlık bütçe hazırladı, ancak bugünkü fiyatlarla gelirlerinin 28 milyar dolar civarında olması bekleniyor. Diğer taraftan sadece Dubai'deki gayrimenkul stoku 150 milyar doları buldu. Bu durumda gayrimenkul piyasasının çökmemesi için fiyatlarda herhangi bir indirime gidilmek istenmeyince buradaki sorun da büyümeye devam ediyor.

Arap sermaye sahiplerinin, ellerindeki varlıkların yüzde 90'ını şimdiye kadar gayrimenkule yatırdığını belirten Habbab, artık yeni bir yapılanmaya gidildiğini kaydetti. Yatırımların artık doğrudan sanayiye yönelik olacağını söyleyen Habbab, "Araplar maalesef sanayiden anlamıyordu. Daha çok hizmet sektörlerinde yatırım yaptı. Yeni dönemde Türkiye, onların sermayesinden istifade edecek, onlar da bizim bilgi birikimimizden faydalanacak." değerlendirmesini yaptı. Türkiye'nin bölgedeki turizm potansiyelinden de istifade etmeye başladığını söyleyen Habbab, şöyle konuştu: "Eskiden Körfez ülkelerinden gelenler kapalı kadın yüzünü açmıyor diye Türkiye'ye sokulmuyordu. Adamın üç hanımı var; yasaktı, alınmıyordu. Şimdi gelmeye başladılar. Ürdün, Suriye, Lübnan ve Mısır'dan geçen sene 200 bine yakın turist geldi." İş Konseyi Başkanı, Türkiye'nin Gazze'de meydana gelen işgal sonrasında ortaya koyduğu tavrın bölge ülkeleri tarafından büyük takdir gördüğüne dikkat çekiyor: "Başbakan Tayyip Erdoğan'ın çok büyük popülaritesi var. Bu durum ticari avantaja da dönecektir. Bugün orada her Türk'e kapılar açılıyor."

Afrika'ya açılmak için kapı

Ortadoğu İş Konseyleri Başkanı Mehmet Habbab, Türkiye'de 2002'deki iktidar değişiminden itibaren bölgeye bakış açısının değiştiğini, 1995'te 3 milyar dolar olan ticaret hacminin 2007'de 25 milyar dolara, geçen sene sonu itibarıyla da 30 milyar dolara çıktığını kaydetti. Türk taahhüt sektörünün üstlendiği iş miktarı 100 milyar doları geçiyor. Ürdün, Sudan, Suriye, Irak gibi ülkelerden yeni işler alınıyor. Diğer taraftan önemi gittikçe artan Afrika'ya açılmak için de Ortadoğu ülkeleri coğrafi yakınlık bakımından avantaj sağlıyor. Geçen yıl bölgeden Türkiye'ye gelen yabancı sermaye miktarı 8 milyar dolar civarında. Finans piyasalarının dışında telekom, sağlık ve benzeri alanlarda da yatırımlar yapıldı. Ancak bu yıl bölgeden gelecek sermaye miktarında yarı yarıya azalma bekleniyor.

Zaman