Levent Yıldırım: Gelecekte akıllı şehirlerde, enerji verimli yaşamlar kurulacak!

Levent Yıldırım: Gelecekte akıllı şehirlerde, enerji verimli yaşamlar kurulacak! Levent Yıldırım: Gelecekte akıllı şehirlerde, enerji verimli yaşamlar kurulacak!

Gelecekte akıllı şehirlerde, enerji verimli yaşamlar kurulacak. Tabii akıllı şehirlere giden yolda akıllı binaların önemi de büyük. Siemens, bu anlamda yenilikçi ve güvenilir çözümler sunuyor.

Hafta sonu gezilecek 2 proje 2 site!


Gelecekte akıllı şehirlerde, enerji verimli yaşamlar kurulacak. Tabii akıllı şehirlere giden yolda akıllı binaların önemi büyük. Siemens, bu anlamda yenilikçi ve güvenilir çözümler sunuyor. 


Siemens Türkiye Altyapı ve Şehirler Sektörü Bina Teknolojileri Bölüm Müdürü Levent Yıldırım, bir binanın yalnızca betondan oluşan bir yapı olmadığını söylüyor ve ekliyor: "Bu anlamda da şehrin bir noktasında, örneğin bir binada gerçekleştirilen bir proje; ulaşımdan enerjiye, sanayi bölgelerine yakınlığından şehrin karbon ayak izine kadar pek çok noktayı etkiliyor."



Günümüzde akıllı bina olarak tanımlanan, otomasyon teknolojileriyle donatılmış binaların sayısı hızla artıyor. Siemens de Ar-Ge çalışmalarıyla bu hıza yanıt veriyor ve çözümler sunuyor. Siemens Tiirkive Altyapı ve Şehirler Sektörü Bina Teknolojileri Bölüm Müdürü Levent Yıldırım, Siemens'in şehirleri yaşayan bir organizma olarak değerlendirdiğini söylüyor ve ekliyor "Bu anlamda da şehrin bir noktasında, örneğin bir binada gerçekleştirilen bir proje; ulaşımdan enerjiye, sanayi bölgelerine yakınlığından şehrin karbon ayak izine kadar pek çok noktayı etkiliyor" diyor. 

Bina otomasyonu, bir binanın görünmeyen iskeletini oluşturuyor. Bu iskelet de, güvenli yaşam koşullarından enerji verimliliğine kadar geniş de bir alanı kapsıyor. Siemens, Bina Teknolojileri alanında önemli hizmetleri hayata geçiren bir firma olarak zengin bir ürün ve hizmet portföyüne sahip. Siemens Türkiye Altyapı ve Şehirler Sektörü Bina Teknolojileri Bölüm Müdürü Levent Yıldırım, Siemens'in şehirleri yaşayan bir organizma olarak değerlendirdiğini söylüyor ve ekliyor: "Bu anlamda da şehrin bir noktasında, örneğin bir binada gerçekleştirilen bir proje; ulaşımdan enerjiye, sanayi bölgelerine yakınlığından şehrin karbon ayak izine kadar pek çok noktayı etkiliyor." Yıldırım, akıllı şehirlere giden yolda büyük önem taşıyan akıllı binaları ve Siemens'in bu alandaki katkılarını anlatıyor... 


• Öncelikle Siemens Bina Teknolojileri bölümüyle başlayalım söze. Nedir kapsamı ve nasıl bir hizmet kapasitesine sahip? 

Bina Teknolojileri bölümümüz, Altyapı ve Şehirler sektörümüz altında zengin bir ürün portföyüyle ürün ve hizmet sunuyor. Bina ve tesislere yönelik enerji verimliliği ve otomasyon sistemlerinden, yangın ve alarm sistemlerine ve ayrıca tasarruf sağlayan havalandırma ve iklimlendirme sistemlerine kadar bir binanın ya da tesisin farklı ihtiyaçlarını karşılayacak çözümlere sahibiz. Bugüne kadar Avrupa'da 1000'den fazla binada enerji sistemlerini yeniden düzenleyerek 110 milyon Euro'luk tasarruf elde edilmesini sağladık. 


Bu tutar, aynı zamanda 430 bin ton daha az karbondioksit üretildiği anlamına da geliyor. 

• Peki Siemens'in bina otomasyon sistemleri alanında piyasaya sunduğu çözümler neler? 

Bina otomasyonu aslında bir binanın görünmeyen iskeletini oluşturur. 

Çözümlerimiz, bir koridordan geçerken aydınlatmaların otomatik yanıp yanmaması, güneş ışığına göre iç aydınlatma derecesinin otomatik olarak değişmesi, yangın söndürme sistemlerinin binadaki diğer güvenlik sistemleriyle etkileşimli halde bulunması, ısıtma-soğutma ve iklimlendirme ile ilgi tesisatın maksimum verimlilikte ve enerji tasarrufu ve çalışmasını sağlayan farklı hizmetleri içerir. Siemens olarak DESIGO bina otomasyon sistemlerimiz ile bir binanın, tesisin gereksinimlerini kolayca ve tek elden karşılayabiliyoruz. 


• Bu anlamda Ar-Ge ve inovasyon konularına nasıl yaklaşıyorsunuz? Bu konuda yapılan yatırımlar ve yürütülen faaliyetler neler? 


Siemens, kurulduğu 1850'li yıllardan bu yana ArGe'ye önem veren, faaliyet gösterdiği alanlarda sunduğu yenilikçi çözümlerle adından söz ettiren bir şirket. Bu yaklaşımımızı bina teknolojileri için bugün de sunmaya devam ediyoruz. Günümüzde akıllı bina olarak tanımlanan, otomasyon teknolojileriyle donatılmış binaların sayısı hızla artıyor. Biz de, gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge çalışmalarıyla bu hıza yanıt veriyor, gerçekleştirdiğimiz projelerle geleceğin bina standartlarını bugünden karşılayacak ürünler ve maksimum enerji verimliliği sağlayan çözümler sunuyoruz. Ar-Ge alanında yalnızca merkezimizin olduğu Almanya'da değil, Türkiye'de, Gebze tesislerimizde de çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Burada odaklandığımız noktaların başında Akıllı Şebekeler'in enerji otomasyonuna yönelik çözümler yer alıyor. 


Yakın zamanda tüketicilerin de belirli bir seviyeye kadar enerji üretebileceğini, yani bina ve tesislerin de ihtiyaçlarım yenilenebilir enerji kaynaklarıyla temin edebileceğini düşünürsek, aslında farklı bir sektörün konusuymuş gibi görünen bu alanın bina teknolojilerine olan katkısını görebilirsiniz. 


• Önümüzdeki yıllara dair hedef ve projeleriniz neler? Yeni bir ürün, yeni anlaşmalar ya da ortaklıklar söz konusu mu? 

Bu soruyu yanıtlarken Türkiye'nin 2023 için belirlemiş olduğu ekonomik hedeflere ve bu hedefler arasında bulunan binalarda enerji verimliliği hedeflerine bakmak gerekiyor. Mevcut bina stoku ve kentsel dönüşüm uygulamaları, inşaat sektörünü, dolayısıyla bina teknolojilerini gündemde tutan bir konu. Bu kapsamda, verimlilik sağlayan otomasyon sistemlerinden, kullanımı zorunlu tutulmaya başlanan ısı pay ölçerler kadar çeşitli ürün ve çözümlerimiz bulunuyor. Siemens olarak, girilen bu yeni dönemde ihtiyaç duyulan tüm çözümleri barındırıyor, her bina ve tesis için, kendisine özel projeler geliştirerek optimum faydayı yakalamayı hedefliyoruz. Yani yalnızca yakın gelecek için değil, sonrasındaki yıllar için de çalışıyoruz. 

Etkin yönetim ve enerji verimliliği • Hedeflediğiniz inşaat yatırım sektörleri hakkında bilgi alabilir miyiz? 


İnşaat sektörü, Türkiye'nin en aktif sektörlerinden biri. Yukarıda bahsettiğim kentsel dönüşüm projeleri haricinde, havalimanları, organize sanayi bölgeleri gibi alanlarda da ciddi bir yoğunluk söz konusu. 

Özellikle ticari amaçlı yapılarda, maliyetlerin minimumda tutulması önemli bir konu. Biz de Siemens olarak sektörün bu arayışını sonlandıracak ürün ve projelerimizle sektöre desteğimizi sürdürmeye devam edeceğiz. 


• Peki yurtiçi ve yurtdışı pazarlardan hangisi sizin için daha öncelikli? Öne çıkan pazarlarınız hangileri? 


Siemens'in merkezi Almanya'da olmakla birlikte Bina Teknolojileri bölümümüz, tüm dünyada pek çok projeye imza atıyor. Siemens Türkiye olarak lokal projelere verdiğimiz desteğin haricinde merkezimiz tarafından yönlendirilen projelerde de aktif olarak rol alıyoruz. 

• Firmanızın yatırımcıya sunduğu değerler nelerdir? 


Yatırımcılara sunduğumuz pek çok değer bulunuyor. Birincisi, otomasyon sistemlerimizle hem etkin yönetim hem de enerji verimliliği sunuyoruz. Bu sayede maliyetlerini düşürebiliyorlar. Diğer yandan artık binalarda kaba inşaatın ötesinde iç tarafta ciddi bir çalışma yapılması gerekiyor. Sahip olduğumuz küresel yetkinlikle, bir inşaat projesinin ya da mevcut bir binanın, tesisin modernizasyonu projelerinin nasıl olması gerektiği konusunda yardımcı oluyoruz. Bu sayede, henüz yola çıkarken bile atmaları gereken adımların neler olması gerektiği, uluslararası normları nasıl karşılayabilecekleri konusunda bilgi ve çözüm sahibi oluyorlar. İnşaat sektörü, aynı zamanda yoğun bir rekabete de sahne oluyor. Hizmet verdiğimiz firmalar, Siemens çözümlerini kullanarak daha düşük maliyetli, yüksek prestijli işlere imza atabiliyorlar. 


Bilinç giderek artıyor • Türkiye bina otomasyon sektörü hakkındaki genel görüşleriniz ve değerlendirmeleriniz neler? 


Bina otomasyonu sektörü, inşaat sektörüne paralel bir gelişim gösteriyor. İçinde bulunduğumuz koşullara ve inşaat sektöründeki hareketliliğe baktığımızda hızlı bir ivmeyle hareket edildiğini söyleyebiliriz. 


Bu gelişimin güzel yanı, sektör oyuncularının bilinç seviyesinin gittikçe artıyor olması. Elbette konut ve ofis binaları tarafına baktığımızda o konutlarda ikamet edecek, ofis olarak tercih edecek kişi ve şirketlerin de inşaat şirketlerini olumlu yönde etkilediğini belirtmek gerekiyor. 


• Yurtdışında sektörün genel durumu nedir? Hangi ülkeler sektörde başı çeker? Türkiye'nin bu rekabet içindeki yeri, avantajları ve dezavantajları neler? 


Bina otomasyonu sektörü açısından baktığımızda gelişmiş ülkelerin ön planda olduğunu söylemek mümkün. Belirli bir ülke ismi vermektense inşaat sektörü gelişmiş, kanun ve yönetmelikleri hazırlanmış, toplumun bina teknolojilerinin önemini kavradığı ülkeleri sayabiliriz. Türkiye, bu kriterler açısından baktığımızda gelişmiş ülkelerin seviyesine yalan bir konumda bulunuyor. Sektör yalnızca yurt içi projeler gerçekleştirmiyor,

• Sizce geleceğin teknolojik binaları nasıl olacak? Bu değişim şehirleri nasıl etkileyecek? 

Gelecekte enerji verimliliğini ön planda tutan, gereksiz elektrik, su ve ısıtma/soğutma maliyetlerini ortadan kaldıran binaları daha sık göreceğiz. Bu sistemin ardında ise kapsamlı ve ince detaylara dikkat edilmiş otomasyon projeleriyle karşılaşacağız. 


Dünyadaki trend, yatay binalardan çok gökdelen olarak tanımlanan dikey binaların tercih edildiğini gösteriyor. Örneğin 40-50 katlı yeni bir bina yaptığınızda burayı adeta küçük bir şehir olarak değerlendirmeniz ve başta yangın güvenliği olmak üzere tüm hesaplamaları dikkatlice yapmanız gerekiyor. Siemens, bu noktada devreye girerek hem binanın kendi iç sistemini hem de bulunduğu lokasyonun şehrin geri kalanındaki yaşama, yani ulaşıma, enerji tüketimine vb. konulara olan etkisini değerlendiriyor. Özetlemek gerekirse, bir bina yalnızca betondan oluşan bir yapı değil, yaşayan bir organizmanın önemli parçalarından biridir. 


Cumhuriyet Yaşam

pus