Muharrem Karabulut: Türkiye'nin en büyük sıkıntı kaçak yapılaşma!

Muharrem Karabulut: Türkiye'nin en büyük sıkıntı kaçak yapılaşma!



Muharrem Karabulut A Gazetesi'ndeki köşesinde kentsel dönüşümü kaleme aldı. Türkiye'nin pek çok metropol kentindeki en büyük sıkıntı kaçak yapılaşma. Vatandaşların tapulu tarlaları, arsaları bile kaçak yapılaşmadan nasibini almış...


Muharrem Karabulut A Gazetesi'ndeki köşesinde kentsel dönüşümü kaleme aldı.


Türkiye'nin pek çok metropol kentindeki en büyük sıkıntı kaçak yapılaşma. Sadece hazine arsaları değil, vatandaşların tapulu tarlaları, arsaları bile kaçak yapılaşmadan nasibini almış. 


İmar planları olmayan bölgelere, mahalleler kurulmuş. Tarım alanları, fabrikalarla dolmuş. Hemen yanına, göçle gelen aileler için gecekondu tabir ettiğimiz varoş mahalleler dolmuş. 

Sonra, altyapı eksikliği, sosyal donatı eksikliği, okul eksikliği, sağlık ocağı eksikliği, cami eksikliği, hastane eksikliği, çocuk parkı eksikliği gibi insanca yaşam için gerekli olan ihtiyaçlar zuhur etmiş. Bunları çözmek için, mahalli idareler, merkezi yönetim el ele verip dönüşüm yapmak yerine, süpürge ile tozları halının, kilimin altına temizlenip, sorunun ortadan kalması için imar aflarıyla kaçak yapılaşma yasal hale getirilmiş. 

Her seçim dönemi öncesinde de bu binalara elektrik, su, telefon, altyapı hizmetleri gelmiş. Çünkü, bu binalarda yaşayan insanlar var. Onların seçim zamanı kullanacakları oyları var. 

Çark böyle dönmüş. Dönüyor. 

Birde madalyonun arka yüzü var. 

Bu mahallelerde yetişenlerin topluma kazandırılması, iş güç bulması, halkla bütünleşmesi gibi sosyal yara halindeki sorunlar var. 

Yukarıda anlattıklarım, Türkiye'nin hangi köşesinde olursa olsun, aynı dertler. 

Tabi, her hastalığın bir tedavisi olduğu gibi, her sorunun da bir çözüm formülü mevcut. 

Bu formüle göre, Türkiye'nin kaçak yapılaşmasının önlenmesi için kentsel dönüşüm şart. 

Birde, sağlıklı kentleşme için kentsel dönüşüm şart. 

Bu konuda herkes hemfikir. 

Fakat, kentsel dönüşümü kimin, kimlerin ve nasıl yapılacağına dair sıkıntdar mevcut. 

İnsanlar, aher şeyi ben yapayım. Tek başıma ben para kazanayım. Benden sonrası tufan.." düşüncesiyle hareket ediyorlar. 

Kentsel dönüşümle ilgili pek çok kanun çıktı. Uygulama esasları çıktı.Tebliğler yayınlandı. 

Belediyeler, kendince kentsel dönüşüm projeleri hazırladı. Planlar hazırlandı. Bir takım, müteahhit firmaların özel istekleri bile kentsel dönüşüm projesiymiş gibi halka anlatıldı. 

Ama, Bursa'da Yddırım'da sadece bir mahalle hariç, kentsel dönüşüm konusunda pek gözle görülür, dişe dokunur ilerleme olmadı. 

Kentsel dönüşüm için Bursa'daki en büyük eksiklik sermaye. 

Sermaye gurupları, özellikle müteahhitler, "bu işi ben yaparım" diyorlar. Kalıpların büyük işlere göz kırpıyorlar. Taşıyamayacakları yükün altına girmek için çabalıyorlar. 

Ne olursa olsun, ilerleme olmuyor. Bursa'daki ayni durum diğer illerde de farklı değil. 

Sermaye gurupları bir araya gelerek kentsel dönüşüme profesyonel bakmadıkları, onlar bu konuyu "yık-yap-sat-git" şekliyle gördükleri ve işe müteahhit gözüyle, para ve kar hesabı yaparak baktıkları için ilerleme yapdamıyor. 

Bursa'da kentsel dönüşümün önündeki bence en önemli engel bu. Herkes konuşuyor, adım atan yok. 

icraat yok. 

Oysa, "birlikten kuvvet doğar" mantığı ile hareket edilip sermaye guruplarının güçleri birleştirmesi ve ne kadar kar edeceklerini değil de Bursa'ya ne kazandıracaklarını düşünmeleri halinde kentsel dönüşüm başarılı olur. Yoksa, havanda su dövmeye devam ederiz.