Önder Halisdemir: Ağaoğlu, Anadolu'ya açılacak!

Önder Halisdemir: Ağaoğlu, Anadolu'ya açılacak! Önder Halisdemir: Ağaoğlu, Anadolu'ya açılacak!

'Paranın bir çölü ne yaptığını görmek için görülmesi gereken iki yer var. Biri Las Vegas diğeri Dubai' diyen Ağaoğlu CEO'su Önder Halisdemir, şirketin amaçlarını açıkladı...



Gün olmuyor ki bir olay patlamıyor. Heryeni gün yeni bir adrenalin. Son 2 sene içinde öyle olaylar yaşandı ki kendileri tahmin edilemez bu olaylar ya doları uçurdu ya da emtiaları savurdu. Ağaoğlu CEO'su Önder Halisdemir, ne Gezi olaylarının ne 17-25 Aralık soruşturmasının, ne Rusya'nın ne de ikinci seçimin daha yılın başında tahmin edilemeyecek gelişmeler olduğunu belirterek "Geleceği tahmin etmek değil, gelişmelere nasıl cevap verdiğiniz önemli. Her yeni gelişmeyi esneklikle karşılayabiliyor olmak lazım. Herkesin kendi ölçeğinde, dalga geldiğinde, üzerinde sörf yapabilecek atletik büyüklüğe gelmesi lazım. Dünya devamlı çalkanıyor. Önemli olan sizin ne kadar çevik olduğunuz" dedi. 


Ağaoğlu CEO'su Önder Halisdemir'e göre şirketler kendilerini her gelen yeni zorluğa karşı esnek cevaplar üretebilecek 'fit' bir yapıya dönüştürmeli. Halisdemir "Olası bir duruma karşı nasü reaksiyon vereceğinizi belirlemek en önemli konsantrasyon olmalı" derken "Atletik kas geliştirmek lazım" vurgusu yapıyor. Ağaoğlu CEO'su Önder Halisdemir ile hem grubu hem de 2016 yılı beklentilerini 

Dünya gazetesinden Ece Ceyhun'a anlattı.



Bu yıl nefesler tutuldu


Önder Halisdemir, 2015'i anlatırken "Nefeslerin tutulduğu bir yıl oldu" dedi ve ekledi: "2 seçim damgasını vurdu. Buna rağmen Türkiye iyi performe etti. Bazı sektörlerde nefesi güçlü olanlar nispeten daha az zor bir yü geçirdiğini düşünüyorum. 1 Kasım Türkiye'nin önünde çok büyük ve düz bir yol açtı. Adeta uçurumun kenarındaki virajlı bir yoldan düz bir otobana geldik. Burada da sınavlar bizi bekliyor ama güçlü bir hükümetin olması, iç siyasetin daha az konuşulur olması herkesin elini güçlendirdi. Ankara'ya bakmaktan önümüze bakamıyorduk." 


Konutun yıldızı 10 yıl daha parlar


İnşaat sektörü için "Hem yurtiçi hem yurtdışı taleple desteklenen bir yıl geçirecek" öngörüsünde bulunan Halisdemir, "Son 3 yılda ithalat yapmadan 5 milyar dolarlık ihracat geliri sağlayan bir sektör. 

Suriyeli göçmenler bile önce kira sonra alım talebini tetikliyor. En az 10 yü daha konjonktür konut sektörünü destekleyecek ve en iyi yatırım olmaya devam edecek. Türkiye demografisi genç bir ülke. Çekirdek aüe yapısı değişiyor. Kentleşme en önemli desteklerden biri olacak" vurgusunu yaptı.



Yabancıdan daha fazla pay almak lazım


Geçmiş yıllarda varlıklı Türklerin Londra veya New York gibi yerlerde parasını değerlendirmek için gayrimenkul edindiğini şimdi içeride yükselen konut piyas asıyla rotasını Türkiye'ye çevirdiğini anlatan Önder Halisdemir, "Mütekabiliyet yasasıyla Türk konut pazarı uluslararası yatırım vitrinine çıktı. Bu dış talebi de destekliyor. İnsanlar İstanbul'a sadece gezip-görmeye değil yaşamaya da geliyor. 

Amerika, Kanada ve İngiltere gibi ülkelere baktığında yabancı yatırımcıları konut piyasalarına çekecek programları var. Kendilerinden konut alanlara vatandaşlık izni de dahil pek çok teşvik veriyorlar. Bu tip talebi çekmek için sistemli politikaları var. Pek çok ülke 'second home - ikinci vatan' programlarıyla yatırımcı çekiyor. Türkiye'nin bu adımlara konsantre olması lazım. Bizim bu akıştan daha fazla pay almamız lazım. Biz şu anda sadece yabancılara konutu alınabilir kıldık" dedi. 


Kentsel dönüşüm de geliştirme ada bazlı olmalı


"Türkiye kentsel dönüşümü başarmak zorunda" diyen Önder Halisdemir, kentsel dönüşümün başarılı olabümesi içinde bina değil ada bazlı projeler üretilmesi gerektiğini, büyük oyuncuların proje üreticisi haline gelmesi gerektiğini ve yargı sürecinin hızlı çözülmesi gerektiğini vurguluyor. 

Halisdemir, "Kentsel dönüşüm sadece İstanbul için değil tüm Türkiye için önemli bir konu. Türkiye'nin nitelikli konuta ihtiyacı var. İnşaat sektörü Türkiye'nin lokomotifi olmaya devam edecek. Bina bazında yapüan kentsel dönüşümün şehre katkısı olmuyor. Sadece olduğu yerde yeniliyorsunuz. Geri dönüşümsüz bir kentsel dönüşümü başarmak zorundayız. Bunun içinde ada bazmda bir geri dönüşüme ihtiyaç var. Bunu da ancak büyük firmalar yapabilir. Çünkü bina bazlı dönüştürmede o bina yenüense de kentsel dönüşüm ihtiyacı bitmiş olmuyor. Ayrıca çıkartılan yasaların sürekli yargı konusu olmadığı, işlediği bir yapı oluşturulmalı. Bugün kentsel dönüşümün önü açüdı ama yola çıkan yatırımcı projeyi sonlan dıramıyor. Son 50-60 yılda kaliteli kentleşemedik. Kendi elimizle güzelleştirdiğimiz bir şehir yok. Yargı ve şehir planlama süreç çok önemli. Kentsel dönüşümün önü açıldı ama yola çıkan yatırımcılar projelerini sonuçlandıramıyor" açıklamasını yaptı. Kentsel dönüşümde şehrin miras yapüarını koruyarak şehri cazip kılmak gerektiğini anlatan Önder Halisdemir şöyle devam etti: "60 yıl öncenin imkanlarım gösteren yapılarda ısrar etmemek lazım. Radikal kararlarla şehri dönüştürmek gerek. Dönüşümü başlatırken de gelecek 50 seneyi kucaklayabilmeliyiz. Hepimiz eğitim şart diyoruz. Aynı olgu kentleşme için de geçerli. Kentsel dönüşüm şart!" 


'GELECEK 10 YILDA BU MALIN DEĞERİ ARTACAK'


Halisdemir, konut piyasasını genç ve daha gelişmeye açık bir sektör olarak görüyor. Kuruluşu 10'lu yıllarla ifade edilen şirketler olsa da markalaşmanın az olduğuna işaret ediyor. Esas gelişim ise bankaların son 12 yılda konuta uyguladıkları faizlerin düşmesiyle beraber geliştiğini vurguladığı konut sektörünün geleceğini ise şöyle görüyor: "Önümüzdeki 10 yılda bu malın değeri artacak. Üstelik üretim denizi arsa ile sınırlı. Artık çok geniş araziler üretilemiyor. Dolayısıyla bu trene nereden binebiliyorsanız, binin. Konutta faize değil ödeyebileceğiniz takside odaklanın. Bireysel yatırımcıyı borsa, döviz ve altından daha fazla koruyan ve koruyacak bir yatırım, konut." 


Halisdemir 'genç' diye nitelediği sektörün kendisini iyi anlatamadığını da düşünüyor. Halisdemir, "İthalat yapmadan ihracat yapan, 200 sektörü besleyen bu sektör vasıfsız iş kaynağına istihdam sağlıyor, inşaat ve taahhüt sektörlerinin önü açılmalı hatta pamuklara sarılmalı. Ama dersine iyi çalışılmamış gerekçelerle 

sektör eleştiri konusu ediliyor. Halbuki konut sektörü gelişmiş ülkelerde büyümenin tetikleyicisi olmuş. Diğer sektörler buradan doğmuş. Şeklini şemalini düzeltebilirsiniz ama teşvik etmelisiniz. Sektör genç olduğu için inşaatçılardan daha iyi lobi yapabilen, [ derdini anlatabilen sektörler var" yorumunu yaptı. 



AĞAOĞLU'NUN 2016 GÜNDEMİ


>Gruba katılalı 8 ay oldu. Ağaoğlu olarak kurumsallaşmayı tamamladık. 5 ve 10 yıllık planlarımızı hazırladık. Bir icra komitesi oluşturup, yönetim ekibinde yeni profesyoneller kattık. 


>Toplam istihdam 15 bine yükseldi. Bu yıllık bazda yüzde 20 büyüme anlamına geliyor. 2015 satış gelirlerimiz 1.1 milyar TL civarında. 


> İnşaat sektöründeki en güçlü bilanço Ağaoğlu'nda. 2016 güçlü bilanço yapımızla, düşük banka kredimizle, düşük tonlama yapımızla kucakladığımız bir yıl olacak. 


>5 yılık planımızda 5 kat büyümek var. Gelirlerinin yüzde 50'si inşaat gelirlerinden oluşan global bir şirket olacağız. 


> Hep İstanbul'da iş yapmışız. Anadolu'dan çok yoğun talep vardı. Şimdi İstanbul dışında geniş ve yaygın iş yapacağız. Anadolu'ya gireceğiz, yurtdışına açılacağız. Bir gayrimenkul geliştirme şirketi olarak İstanbul dışına açılacağız. 


>Bugüne kadar 35 bin konut yapan, sektör lideri olan Ağaoğlu, 2016 yılında 3 yeni proje lansmanı yapacak. 2012'den beri yeni proje yapmadık ama Maslak 1453'e baktığınızda 10 projeye bedel. 2 milyon metrekare çünkü. 


> Evinizde sizinle konuşacak. Telefonunuz, arabanız akıllandı artık sıra akıllı evlerin daha da akıllanmasında. Bu konuda Ar-Ge için kolları sıvadık. 2017'den itibaren hayatımıza daha akıllı evlerin gireceğini göreceksiniz. 


>Türkiye için yeni zenginlik kaynağı gayrimenkullerin menkulleştirilmesi olacak. 2016'dan itibaren Ağaoğlu sermaye piyasalarında ürün ve adımlarıyla kendini gösterecek. 


>Tematik bir üniversite kurmak istiyoruz. Ağaoğlu Eğitim Vakfı'nı (AGEV) kurduk. Bu üniversite tasarım, inşaat ve mimari alanda eğitim verecek. Dünya çapında rekabet edebilecek gençler yetiştirmek istiyoruz. 


Ece Ceyhun / Dünya