Taksim projelerinde son durum ne?

Taksim projelerinde son durum ne? Taksim projelerinde son durum ne?

Taksim'in gözde mekanlarından Gezi Parkı şantiye alanına döndü. İşte Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi,Topçu Kışlası Projesi, AKM Projesi gibi önemli projelerinde son durum...

Olaylar, Gezi Parkı’na ilk kepçenin girmesiyle 3 yıl önce bugün başladı. Bu süreçte Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi bitmedi. Yılan hikâyesine dönen düzenleme çalışmasıyla alan “tipsiz” bir meydana dönüştürüldü. Meydan defalarca kazıldı.


Sağıyla soluyla uğraşıldı. Bitmek bilmeyen düzenleme çalışması hâlâ devam ediyor. Meydana gittiğimizde özgürce yürüyemiyoruz. Yurttaşlar 3 yıl önceki gibi meydanda ya da parkta basın açıklaması yapamıyor. Peki bu kepçe parka neden girdi? Tüm Türkiye’yi saran olaylarının başlangıç noktası olan Gezi Parkı’na Topçu Kışlası Projesi neydi? 3 yılda ne değişti? Meydana neler yapıldı? Tüm süreci sizin için 4 maddede özetledik.


BİTMEYEN KIŞLA İNADI

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan 12 Haziran 2011 seçimleri öncesi Gezi Parkı’na Topçu Kışlası projesini açıkladı. 2012 yılının Şubat ayında Topçu Kışlası’nı dikecek rant projesine karşı, birçok kurumun desteğiyle Taksim Dayanışması kuruldu. Aynı yılın haziran ayında TMMOB Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası ve Peyzaj Mimarları Odası, projenin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açtı.Aralık ayında Topçu Kışlası inşaatının başlatılmaması ve Gezi Parkı’nın korunması için 46 bin 500 imza toplanarak kurula teslim edildi.


2013 yılının Ocak ayında Topçu Kışlası Projesi, II Numaralı Koruma Kurulu’nca “kamu yararına aykırı” denerek reddedildi.2013 yılının Mayıs ayında Gezi olayları başladı. 1. İdare Mahkemesi Gezi Parkı’nda yapılaşmanın önünü açan imar planlarını iptal etti. Geçen sürede parkta yapılan en ufak bir değişiklikte yurttaşlararın tepkisiyle karşılaşıldı. Kışla yapımının önünde hukuki engel kalmadı fakat dava süreçleri devam ediyor.


YILAN HİKAYESİNE DÖNDÜ

2012’nin Ekim ayında başlayan İBB’nin Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi adeta yılan hikâyesine döndü. Başlar başlamaz da hayatımızı olumsuz etkiledi. 3 yıl boyunca Taksim’de kutlanan 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı 2013’te inşaat çalışmaları nedeniyle kutlanamadı. Gezi olaylarının ardından mahkeme yayalaştırma planlarını iptal etti. 2015 yılının Mart ayında düzenleme çalışmaları tekrar başladı.


Bu tarihten sonra meydan hiç boş kalmadı. Her yeri kazıldı. Yayalaştırma kapsamında beton döküldü. Taş döşemeleri sırasında yağmur suyu kanallarının unutulduğu fark edildi tekrar kaldırılıp döşendi. 5 yıl önce özgürce yürüyebildiğimiz, yurttaşların basın açıklaması yapabildiği Taksim şimdi “tipsiz” bir meydana dönüştürüldü. Şu sıralar düzenleme çalışmaları kapsamında meydana ışıklandırma yapılıyor. 2013 tarihinde yıkılan ve Gezi Parkı’nı Harbiye’ye bağlayan 70 yıllık yaya köprüsünün yapımına da başlandı. Çalışmaların 31 Temmuz 2016 tarihinde bitmesi öngörülüyor.


HER YAĞMURDA AYNI

2 Numaralı Koruma Kurulu’nun 10 Ekim 2012 tarihli kararıyla Taksim Meydan Düzenleme Projesi kapsamında bir de Taksim Cumhuriyet Anıt etrafındaki araç trafiği yerin altına indirildi. Tarlabaşı Bulvarı – Cumhuriyet Caddesi araç trafiği yer altına alındı. 2012 yılının kasım ayında tünel için iş makineleri kazmaya başladı.


Gezi Parkı’nın önünden geçen, otobüs duraklarının bulunduğu yol tamamen trafiğe kapatıldı. Mimarlar tarafından tünel “korkutucu” bulundu. 2013 yılının ekim ayında trafiğin yeraltına alındığı Taksim Meydanı göle döndü. Tünelin yapımı sırasında yurttaşlar çok zorluk çekti. Tarlabaşı Bulvarı’na inmek zorlaştı. Demir bariyerlerden üst geçti yapıldı. 2013 yılının Eylül ayında tünel açıldı. Açıldığı günden beri her yağmur yağdığında tünelin duvarlarından su akıyor. Metro çıkışında merpenler bozuluyor. Yurttaşlar hâlâ zorluk çekiyor.


KADERİNE TERK EDİLDİ

Gezi olayları sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Topçu Kışlası’nın yanında iki proje daha yapılacağını belirterek “AKM inşallah yıkılacak. Muhteşem bir opera olarak kültür merkezi yapacağız” demişti. Türkiye’de Cumhuriyet döneminin simge yapılarından AKM 2008 yılının mayıs ayında tadilat nedeniyle kapatıldı.


Binanın olduğu gibi korunarak yenilenmesi ve güçlendirilmesi için ilgili tüm taraflar arasında 2009’da bir protokol imzalandı. AKM’nin 29 Ekim 2013’te açılacağı söylendi fakat Gezi olayları sırasında AKM’nin tahribatı ortaya çıktı. Meslek odaları, mimarlar ve çok sayıda yurttaş AKM’nin korunmasını talep etti.


Geçen yıl Gezi Pastanesi’nin kentsel sit alanı olan AKM’ye ait parsele “taştığı” ortaya çıktı. Siyasiler ve bazı işadamları tarafından son dönemde AKM’nin yıkılması gerektiğine yönelik açıklamalar yapılıyor. Geçen günlerde ABD’li mimarlık firması Perkins Will de İstanbul’daki AKM binası için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bir proje sundu. AKM üzerinde kara bulutlar gezmeye devam ediyor.


Cumhuriyet



Haber Yarına Bakış Gazetesinde şu şekilde yer aldı;



Taksim hiç şüphesiz Türkiye’nin en meşhur meydanı. Onun bir müktesebatı olan Gezi Parkı ise belki birçok kişinin ismini bile bilmediği kendi halinde bir yeşil alandı. Ancak üç yıl önceki protesto eylemlerinden sonra Gezi Parkı bir dünya markası oldu. Çoğumuzun yolu düşmüştür Gezi Parkı’na. Özellikle sıcak yaz günlerinde Taksim Meydanı'nın karmaşasından kurtulup birkaç dakikalığına bir ağaç gölgesine kurulmuş bankta oturup rahatlamışızdır. Ya da ağzından su fışkıran yunusların olduğu havuzu seyre dalarak uyukladığımız olmuştur. Şehrin kalabalığını arkada bırakıp birkaç dakikalığına dinlenmek isteyen 7’den 70’e İstanbulluların uğrak mekânlarından birisidir Gezi Parkı. Şehrin giderek betonlaşması ve gri renklerin yeşile hakim gelmesi ile birlikte doğal parkların yerini de endüstriyel parklar almaya başladı. Parkın literatürdeki anlamına baktığımızda karşımıza çıkan toplumun olan ve eğlence amaçlı kullanılan yeşil alanlar olarak görüyoruz. Doğal ya da sonradan doğallaştırılmış bu alanlar içerisinde kaya, göl, toprak, bitki ve çiçek barındırıp yasalar ile de koruma altına alınmış durumda. Türkiye’de karşımıza çıkan örnekler ve park mantığına bakış ise dünyadakinin tersine. Gezi Parkı yerine Topçu Kışlası yapma çabası ise bunun en açık göstergelerinden birisi. Gezi Parkı protestolarının üçüncü yılına girdiğimiz şu günlerde hükümetin Topçu Kışlası’nı yapma yönündeki ısrarı mahkeme sürecinde devam ediyor. Nitekim Danıştay’ın aldığı son karar Gezi Parkı yerine Topçu Kışlası yapılabilir yönünde. İstanbullular ise parklarına öncekinden daha sıkı bağlanmış durumda. Piknik yapan aileler, ağaçların altında uykunun tadını çıkaranlar, toplarının peşinden koşturan çocuklar bunun en açık göstergesi.


Yarına Bakış/Kürşad BAYHAN