Tamer Başbuğ: Mimarlık yeniden keşfediliyor!

Tamer Başbuğ: Mimarlık yeniden keşfediliyor!

Mimarlıkta inandığı doğruları her şeye ve herkese rağmen uygulamaya çalışan, mesleğine aşırı saygılı ve titiz bir mimarla; Tamer Başbuğ ile mimari geçmişi ve Soyak ile işbirliği içinde olduğu Urla projesi hakkmda konuştuk


Mimarlık eğitimi bilinçli bir seçim miydi Nasıl başladı sizin bu serüveniniz

Pek bilinçli olduğu söylenemez. Tercihlerimin hemen hepsi mimarlık idi. Ancak benim kuşağımın çoğunun sorunudur bu. O yıllarda üniversite öncesi eğitim; meslek bilinci oluşturma konusunda oldukça yetersizdi. Gerçi şimdi de pek farklı değil. Nedenini açıklayamayacağım bir ilgi duydum mimarlığa. Üniversitede bu ilginin geçici olmadığı ortaya çıktı ve çok başarılı bir eğitim dönemi geçirdim. Bu eğitim dönemi 12 Eylül öncesi üniversitelerimizin içinde bulunduğu zor koşullar nedeni ile biraz gölgelense de, bu zorluğu çeşitli büyük mimarlık ofislerinde çalışarak avantaja çevirebildim. Çalıştığım bu ofisler Türkiye'nin önde gelen yarışmacı bürolarıydı. Doğal olarak bende yarışmaya karşı bir ilgi uyandı. Sınıf arkadaşım olan Hasan Özbay da benimle yarışma konusunda aynı duyguları paylaşınca 30 yıl süren TH idil Mimarlık'ın temelleri atılmış oldu. Bu birliktelik ile şimdiye kadar 20 adedi uluslararası olmak üzere 180 mimari proje yarışmasına katıldık ve 15'i birincilik olan yaklaşık 80 ödül aldık.

Ödül almak size ne hissettiriyor

Ödül almak olağanüstü bir durum ve çoğaldıkça asla etkisi azalmıyor. Bana göre ödül almanın en önemli tarafı gündemde kalmanızı sağlamasıdır. Bu mesleğiniz açısından olmazsa olmaz bir durum.

Şimdiye kadar ortaya çıkardığınız çalışmalarınızdan hangisi sizce mesleğinizin "doruk noktası"

Bir mimarın kendi yaptıklarını değerlendirmesi oldukça zordur. Doruk noktası da oldukça iddialı yaklaşım olur. Elbette çok sevdiğimiz tasarımlarımız var. Örneğin Ankara'daki Dışişleri Bakanlık Binası, islamabat'daki Türk Büyükelçiliği Binası ya da tüm yarışma birinciliklerindeki tasarımlar gibi...

Mimari çalışma biçimi olarak hangi akımlara daha yakınsınız Kendinizi nasıl bir mimar olarak tanımlarsınız

Herhangi bir akımla ilgili olduğumuzu sanmıyorum. Ancak hemen her konuda aynı mimari yaklaşımlarımız var. Biz mimarlıkta meslek etiğinin oldukça ağır bastığı bir kuşağın öğrencileriyiz. Mimarlık doğrularını ya da inandıklarımızı müşteriye rağmen yapmaya çalışan bir kuşağız. Özellikle ülkemizde bir dönem mimarlık göz ardı edilebilecek bir değer olarak görüldü. Ancak günümüzde bu yaklaşım yavaş yavaş terk ediliyor. Bu mimarlık adına olumlu bir ortam yaratacaktır. Mimarlık yeniden keşfediliyor. Sorun, iyi mimarlığın nasıl ayırt edilebileceği ile ilgili. Bu ise ülkemizin gelişmişlik düzeyini ilgilendiriyor. Bu ortamda kendimizi mimarlık doğrularımızdan ödün vermemeğe çalışan ama aynı zamanda yaptığımız işten kendimizin ve kullanıcının memnun olmasını sağlamaya çalışan bir mimar olarak tanımlayabilirim.

Bir mimar nelerden ilham alır

Bunun açılımı olukça uzundur. Bir tasarımcı sanatın her alanından her akımından etkilenir. Aynı zamanda bir tasarımcı gelenek bilgisinden, yaşam kültüründen, teknolojiden ve geçmiş tüm mimarlıklardan etkilenir. Önemli olan tüm bu birikimden yeni ve özgün bir davranış biçimi geliştirebilmesidir.

Dünyada ve Türkiye'de çok beğendiğiniz yapılar var mı Hangileri

Louis Kahn'nın yapılarını çok severim özellikle Dhaka parlemento binası, Saik enstitüsü gibi yapılar benim için birer başyapıttır. Son yıllarda yeni gruplar oldukça iyi çalışmalara imza atıyorlar. Seçim yapmam zor. Ancak eski kuşaktan özellikle Turgut Cansever'in yapıları ve tasarımları çok özeldir.

Sizce bir mimarın çalışmalarının/projelerinin uzun ömürlü olması, nesiller boyu beğenilmesi mümkün mü

Elbette mümkün. Örneğin Mimar Sinan'ın yapıları. Ancak bunu sağlamak çok zor ve çok özel. Pek çok parametrenin bir araya gelmesi gerekiyor.  Ama en önemli parametre mimari bir dehanın ürünü olması gerekiyor.

Soyak ile olan işbirliğinizden bahseder misiniz

Soyak ile yaklaşık 2 yıldır çalışıyoruz. Şirketin izmir Urla projelerinin çalışmaları şu anda gündemde. Oldukça keyifli bir arsada ve muhteşem bir manzaraya sahip alanda pek çok villa tipi ürettik. Şu anda ilk etapların uygulamasına geçilmek üzere. Soyak Yapı, konusunda oldukça uzman bir şirket. Bu açıdan bakıldığında proje üretirken çok kolay anlaşma sağlanıyor. Bu belli ölçüde iki tarafa da bir kolaylık getiriyor. Böylesi durumlarda aynı dili konuşmak önemlidir. Yakında uygulanacak olan Urla projesi ortaya çıkınca bu birlikteliğin ürünü daha iyi izleme olanağı bulacağız.
Soyak/Nevra NERGİZ