Tapu daireleri kapanıyor mu?

Tapu daireleri kapanıyor mu? Tapu daireleri kapanıyor mu?

Yeni Söz Gazetesi köşe yazarı olan Yunus Eksi bugünkü yazısında tapu daireleri hakkında açıklamalarda bulundu. Eksi, yabancıya gayrimenkul satışında engeller kalktığını açıkladı.



Yakında tapu dairelerini kapatıyoruz. Artık dijital tapu ile uluslararası alım satım yapılacağı gayrimenkul borsası kuruyoruz. Tabi önceki safha bilindiği gibi gayrimenkuller mobil hale getirilerek, menkulleştirilerek gayrimenkul sertifikası çıkarıldı. Bu sertifikaların çok hızlı biçimde alınıp satılabilmesi içinde dijital ortamda hareket etmeli. Artık gayrimenkullerin değerlemeleri spekülatörlerin eline geçecek. Mevcut borsada oynadıkları oyunların hepsini, yeni gayrimenkul borsasında baş aktör bankalar olarak yapacaklar. Madem gayrimenkul menkulleşti, artık tapuda dijital tapu olarak, rahatlıkla bütün dünyanın her yerinde parası olan bunları alabilecek. Hayali paralar, varlıklara dönüştürülecek. Sayın Şimşek BES ile ilgili büyük başarısını gösterdi, artık gayrimenkul borsası projesi olarak Sayın Canikli ön planda... 

Ne kadar menkul olmayan arsa, ev, arazi varsa hepsini menkul hale çevirip sanal para karşılığında verebileceğiz. Zaman işi buraya kadar götürecek. Burada da bütün gücü elinde tutacak olan, ekonominin konumuna getirilmiş bankalardır. Asıl uçurum bundan sonra gelecek. Şimdilik detaya girmeden devam edelim. Faizlerin ve türevlerinin oluşturduğu bu sanal paralar, milletin gayrimenkullerini menkulleştirerek elde edecek. Sanal para diyorum, çünkü reel olarak var değiller. Tabi bankalar bu işten yine en çok kârlı çıkacak. Neden? Çünkü hacizlerle elde ettikleri tüm gayrimenkulleri piyasa fiyatı üzerinden borsaya arz ederek satışlarını gerçekleştirecek. Banka senedine daha gerek yok. Banka, bilançoda ki aktiflerini bu şekilde de menkul hale getirebiliyor. Tabi bütün aktifler için bu geçerli değil. Hacizlerle milletten topladıkları, fazlasıyla yeni kredi verme kabiliyeti oluşturacak. Artık para yaratmak için bankalar gayrimenkul borsasını kullanacaktır. Oysa Merkez Bankası, parasal genişlemeye neden olacağı için, bunu da enflasyon nedeni gördüğü için, banka senedine sıcak bakmamıştı. Tabi işin öne çıkartılan yönü burası. Asıl başka tehlikeden korkuyorlar. Sayın bakan Canikli; dünyada bir ilk diyerek övündüğü bu gayrimenkul borsası ile, Türkiye'deki yasal zeminler hazırlandıktan sonra, Türkiye'deki her hangi bir gayrimenkulün dünyanın her hangi bir yerinde, gayrimenkul borsası üzerinden rahatlıkla satılabileceğini söylüyor. Peki bununla temel amaç nedir? 


Türkiye'nin lokomotif sektörü diye ağızlardan düşmeyen şarkı; inşaat için sözüm ona maliyetsiz sermaye oluşturmak. Yani İnşaat firmaları sermaye ihtiyacını, bir gayrimenkulü bin parçaya bölerek satacak. Hem satışları yapacak sektöre para akacak. Menkulleşmiş gayrimenkulleri Makro inşaatın arz ettiği gibi arz edecekler. Zaten iç piyasa para olmadığı için, para kısıt tutulduğu için, bütünüyle bunu alması mümkün değil. Alamadığı için böyle bir yola başvuruldu. Dışarıdan para çekilmek isteniyor. Tabi bu sermayeyi çekebilmek için daha önce gayrimenkul sertifikası adı altında bir daireyi 100 bin parçaya bölerek satmayı kararlaştırmışlardı. Projenin bir kısmı faizli bir kısmı sözüm ona bu yöntemle faizsizmiş. Bunun ilk örneğini de Makro inşaat ile TOKİ, Vakıf bank ve İstanbul borsası, bir konsensüs gibi medya önünde gövde gösterisi yapılmıştı. 


Önemli bir şeyin altını çizip devam edelim; bu dijital tapu, 2018 de hedeflenmiş dijital para 

sistemi için son derece önemli olup, sanal paralarını yerli ve yabancı rantçılar, bunları menkule dönüştürecekler. Konuyla ilgili yasalar hazırlanacağı için, yabancılara arsa, ev satmak gibi hali hazırdaki engeller tamamen kaldırılacak. Olayın vahametini düşünebiliyor musunuz? Adam sanala parası ile gelecek, menkulleşmiş bir araziyi alabilecek. En değerli araziler, kamuya ait bina ve arazileri, gerekirse varlık fonu tarafından gayrı menkul borsasına arz edilip para bulunacak. Tabi bu durumda kapı kapı kısa dönem borçları ödemek için kredi talep etmek zorunda kalmadan bu menkul borsasmdan, aracı kurumlar garantörlüğünde dijital ortamda dijital para ile tapular devir teslim yapılacak. Gayrimenkuller bugüne kadar Tapu dairelerinden satılıyordu. Tapu dairelerinin de bu durumda menkulleştirilip satılmasının önü açılmış olur mu? Canikli; gayrimenkulün yükünün bankalar üzerinde olduğunu söylerken bankaların üzerinden bu yükü alacağı diyor. Oysa bankalar bunu bir yük görmez. Onlar, dileyenin dilediği kadar piyasayı fonlar. Sistem onlara dilediği gibi para yaratma yetkisi veriyor. Öyle olmasaydı, basılı para sadece 123 milyar olduğu halde 1 trilyon 877 milyar krediyi nasıl vereceklerdi ?. Bankaların kredi vermesinin asla sorun olmadığını zaten sık sık ifade ediyoruz. Gayrimenkul borsası da zaten bankaların elinde olacak. Ekonomiyi bankanın eline iyice teslim etmektir bu. Niye? 


Çünkü para bulamıyorsun. Ne ilginç değil mi, merkez bankası enflasyon olmasın diye parayı kısıyor, bankalar rahat kredi verebilsin diye aktifleri menkulleştirilmeye çalışılıyor. Sonra işin birde borsası kurulup, tüm dünyaya arsaları, gayrimenkulleri satmak için canla başla çalışılıyor. Üstelik İslami hassasiyetle... Banka senedi neydi ? Bankanın tüm aktiflerinin faizli satış ile yüksek kredi kabiliyetlerini arttırmak. Güya burada Sayın Canikli, kredi verdirerek yatırımı arttıracak. Oradan da istihdam artıp makro göstergeleri pozitif etkileyecek. Tabi paradigma yanlış kurulursa böyle faizin cenderesi içinde duvardan duvara savrulursun. Faizci değer sayımını ekonomide baş tacı etmiş olan köşe yazarların da ortak bir yaklaşımı şöyle; efendim sıkı para politikası yapmak lazım, yoksa enflasyon olurmuş. Basitleştirelim bu ifadeyi; yani diyorlar ki sizin ekonominiz 100 birim değer üretiyorsa siz bu mal ve hizmetlere karşı 10 birim para basacaksınız. Bütün ekonomiyi bu 10 birim para ile çevireceksiniz. Olay bu kadar basit anlatılınca, ekonomiye hiç ilgi duymayan okuyucularımızda eminim "böyle bir saçma şey olmaz" diyecektir. Çünkü 100 birimlik mal ve hizmet 10 birimlik bir para ile mümkün değil dönmez. Onların isteği de bu zaten, piyasada para kısıt olsun, bankaların kucağına düşsün sanayici, iş adamı, emekli, işçi, memur, kredi alsınlar. Basılı 10 birimle piyasada para bulamasınlar, hacze düşsünler, bankalarda mallarına el koysun. Millete, devlete operasyon böyle yapılıyor. Bunun aksini iddia eden kapitalist ruhlu kim varsa her yerde hodri meydan diyoruz. 


İşin aslını sorgulamada zihinsel bir tutulma yaşayanların böylesi tali konularda dolanıp nasıl boğulduğunu görüyoruz. İşin başını ekonomiyi yönetenlerin, faizcilere hizmet eden iktisadi uygulamaları çekerse, köşe yazarlarına pek de söyleyecek bir şey yok...





Yunus EKSİ/Yeni Söz Gazetesi