Çukurova Balkon

TSKB'den Bursa'nın dönüşüm raporu!

TSKB'den Bursa'nın dönüşüm raporu! TSKB'den Bursa'nın dönüşüm raporu!

TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Bursa şube sorumlusu Onur Topuz Bursa kentinin mekansal dönüşümü hakkında bilgi verdi. Topuz, Mekânsal dönüşümün en önemli itici güçleri arasında küreselleşme süreci olduğunu belirtti...


Kartal'ın hemen teslim en cazip sitesinde! 65 metrekare 299 bin TL!


Mekânsal dönüşümün en önemli itici güçleri arasında hiç şüphesiz ki küreselleşme süreci yer almaktadır. Günümüzde ise küreselleşme, toplumsal değişimi açıklama noktasında kullanılan temel bir kavram olarak ele alınmaya başlanmış ve kentler bu kavramı açıklamada üzerinde hassasiyetle durulan, her türlü etkiye açık ve bu etkilere cevap verebilen adeta bir canlı varlık gibi hareket eden temel mekânlar olmuşlardır.


Küreselleşmenin mekânsal dönüşüm ile olan etkileşimi ise; kentlerdeki farklı ekonomik, sosyal ve kültürel özelliklere sahip kişilerin, yaşam bölgelerinin birbirlerinden ayrıştırıldığı mekanlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Kentsel gelişmede önemli bir etkiye sahip olan sanayi devrimi kentleri ciddi bir göç hareketine maruz bırakmış ve bu etki ile büyüyen kentlerde nüfusun daha geniş bir mekâna yayılması gerekli kılınmıştır. Böylece, çok merkezli bir kent yapısı ortaya çıkmıştır.

Bursa kentini bu bağlamda ele alacak olursak; kent sahip olduğu nüfus ve sosyo-ekonomik altyapılar bakımından Türkiye’nin 4. büyük kenti olarak ön plan çıkmaktadır. Çevresindeki kendisi ile benzer özellikteki kentlerden; kültürel ve finansal alanda yaşadığı gelişmelerle daha hızlı gelişim göstererek Marmara Bölgesi’nin önemli metropollerinden biri olma yolunda hızla ilerlemektedir. Kültürel ve finansal anlamda yaşadığı gelişmelerle birlikte, ekonomik anlamda da Doğu Marmara’nın önemli bir sanayi şehri olan ve istihdamın neredeyse yarısının sanayide olduğu Bursa; hızlı bir göç hareketinin etkisi altında kalarak mekânsal dönüşümün sebep-sonuç ilişkisini irdeleme noktasında somut bir örnek olarak karşımıza çıkmıştır.

1960’lı yılların başında Türkiye’de ilk Organize Sanayi Bölgesi’nin Bursa’da kurulmasıyla birlikte, Bursa’nın ülke içindeki önemi artmış ve o tarihe kadar göç veren kent, o tarihten sonra ise göç alan bir kent konumuna gelmiştir. Hızlı göçler hareketi kent merkezinin yetersiz kalmasına, yoğunlaşmasına sebep olmuş ve bu süreç yeni bir kentsel yapılanmayı beraberinde getirmiştir. Kentsel mekanın yeniden yapılanma süreci farklı sınıf profilleri ortaya çıkarmış bu sınıf profilleri de farklı mekan tercihlerinde bulunmuşlardır. Farklı istekleri karşılamak için sunulan farklı konut projeleri kentte mekânsal, sosyal ve kültürel dönüşüm sürecini tetiklemiştir.

Kente yönelen göçler nüfus yoğunluğunun artmasına ve beraberinde trafik problemlerinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu durum orta ve üst gelir gruplarını, kent merkezindeki konutlarını terk ederek farklı bir yaşam alanı arayışına itmiş, özellikler Nilüfer ilçesinde düzenli kentleşmeyi sağlamak amacıyla, çeşitli çalışmalar başlatılmıştır. Bölge, düzenli ve sağlıklı bir yapılaşmanın ortaya çıkmasıyla birlikte özellikle orta ve üst gelir gruplarının tercih ettiği bir bölge olmuştur. 

Bu süreçle birlikte gerçekleşen çeşitli projeler, Bursa’nın bugünkü mekânsal deseninin oluşmasına önemli olmuştur. Kentin en eski yerleşim yeri olan Osmangazi ve Yıldırım ilçeleri, yapılaşma ve nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu bölgedir. Geleneksel kent dokusunun ön planda olduğu ilçede arsa arzının kısıtlı olması sebebiyle yeni yapılaşmalar yerine daha çok yıpranmış ve köhneleşmiş kent dokusunun dönüşümü söz konusudur. 

Yeni gelişen Nilüfer İlçesi, kent merkezinden farklı olarak Uludağ’ın eteklerinde değil, Bursa ovasında ve batıya doğru gelişim gösteren bölgesinde konumlanmaktadır. Yeni gelişim gösteren bir bölge olması sebebiyle genel olarak her anlamda daha planlı bir yapılanma söz konusudur. Özellikle küreselleşme sürecinin etkisiyle mekânsal ayrışmanın keskin bir şekilde hissedildiği “korunaklı yaşam bölgeleri” olarak bilenen yaşam alanları, İstanbul’dan sonra Bursa’da, özellikle Nilüfer İlçesi’nde de hızla gelişmeye başlamıştır. Bu mekânlara ilişkin özendirici faaliyetlerin artması kişilere yeni bir yaşam tarzının vaat edilmesiyle birlikte, Bursa’da bu tip konutlara talep artmıştır. 

Son dönemlerde merkez ilçelerde birbirinden farklı büyüklüklerde ve amaçlarda belirlenen kentsel dönüşüm alanlarında, kente ve kentsel yaşama katkı sağlayacak projeler geliştirilmeye başlanmıştır. Bu dönüşüm alanları, büyük oranda çarpık ve sağlıksız bir şekilde gelişen konut stoğunun rehabilite edilmesi yönünde çalışmalar olmuştur. Kent genelinde mekânsal dönüşüm sadece konutlarda kendini hissettirmemiştir. Kentteki sanayi alanlarının dönüşüm çalışmaları ile ilgili olarak;

Planlı gelişen sanayi sektörü sebebiyle önemli bir sanayi kenti imajı taşıyan ilde, kent merkezinde dönüşüme konu olabilecek sanayi alana yok denecek kadar azdır. Bu alanlardan en önemlisi, Bursa sanayisine ciddi katkılar sağlayan bir zamanların iplik fabrikası olarak kullanılan yapısı (Merinos AKKM), geçirdiği dönüşüm projesi ile şimdilerde kentin ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlayan bir kongre merkezi niteliği kazanmıştır.  

Mekânsal dönüşüm; sosyal ve kültürel yaşamda ön plana çıkanı ticaret ve yönetim merkezlerinde de kendini göstermiştir. 1990’lı yıllara kadar, Kapalıçarşı ve Hanlar Bölgesi önemli ticaret bölgesi iken bu yıllardan sonra batı tarzı alışveriş mekânları olan alışveriş merkezlerinin sayısı hızla artmasıyla; eski cazibesini yitirmeye başlamıştır. Bu mekânlar Bursa’nın yeni kamusal mekânları olarak kentsel mekânda önemli bir yere sahip olmaya başlamışlar kentsel makro formunun şekillenmesinde etkili olmuşlardır.

Kent genelindeki mekânsal dönüşüm bu şekilde iken, ilin özellikle son bir yıl içinde ulaşım altyapısına yaptığı ciddi yatırımlarla birlikte çevre illere doğruda bir mekânsal yayılma gösterdiği gözlenmektedir. Deniz yolu ulaşımı ve hava yolu ulaşımı ile İstanbul ile olan bağlantısını güçlendiren kentte, bu durum özellikle ekonomik anlamda Bursa’nın bir cazibesini arttırmaktadır.

Öte yandan yapımı devam eden; dünyanın en büyük ikinci altyapı projesi olan İstanbul-Gebze-İzmir Otoyolu projesi ile Körfez'in İzmit-Yalova-Bursa aksında sosyal gelişmeyi de gündeme getirecek olup söz konusu aksta sanayileşmede de önemli bir artış olabileceğini ve istihdamda da bu artışa paralel artışın olabileceğini öngörmek mümkündür. Projenin tamamlanması düşünülen 7 yıllık sürede ciddi anlamda göç alacağı tahmin edilen kentte kentsel makroformunda bir dönüşüm geçireceği muhakkaktır. 

Sonuç olarak değerlendirmek gerekirse; mekânsal dönüşüm kentlerde ekonomik, sosyal ve kültürel özellikler açısından farklı kişilerin yaşam alanlarını birbirlerinden kesin çizgilerle ayrılmaya başlamıştır. Bu ayrımın temel sebebi; kentlere yönelen yoğun insan akınına paralel olarak orta ve üst gelir gruplarının kent merkezinin olumsuz yaşam koşullarından uzak bir yaşam alanı arayışları olmuştur.


TSKB GAYRİMENKUL DEĞERLEME A.Ş. 

BURSA ŞUBE  SORUMLUSU

ONUR TOPUZ