Yüksel Holding her ülkede etik müdür görevlendiriyor!

Yüksel Holding her ülkede etik müdür görevlendiriyor! Yüksel Holding her ülkede etik müdür görevlendiriyor!

Yolsuzluk-suiistimal dosyalarının çarşaf çarşaf haber olduğu günlerde eski bankacı Bülent Şenver'in başkanlığında 'etik değerler merkezi' kurulduğunda bir ümit kaplamıştı bizleri



Ahlaklı birey olmak nasıl ki kanunla, kuralla sağlanamıyorsa, eski Yunan'a kadar giden 'etik' kavramının da sonradan Türkiye'ye adapte edilmesi kolay olmadı.

Her ne kadar ulusal basında sadece bayram ve yılbaşında 'hediye kabulü' kıstaslarıyla haber olabilse de Kamu Görevlileri Etik Kurulu faaliyetlerine devam ediyor. Özel sektörde 'etik değerlerin yerleşmesi' için çalışacak merkez ise zamanla kan kaybetti.
Tanımı bir kez daha hatırlayalım. Ahlak yöreseldir, etik evrensel. Etik, evrensel kabul gören kuralları tarif eder.
Yüksel Holding Genel Koordinatörü Tuna Aksel, 'Etik direktörlüğümüz var' dediğinde kulak kabarttım.

Bu cümlenin altını şöyle dolduruyordu:
'Şirketler elbette kar edecek ama hayat da sadece para değil. Tükettiğimizin fazlasını yerine koymamız gerekir.'
Tuna Aksel, ayrıca enerji yatırımlarında elektrik üretimi ile çevreye verilen zarar karşılaştırmasının yapılmasını gerektiğini, Batılı finansman şirketlerinin de çevreye zarar verecek projelere kredi vermediğini vurguluyordu.
Yüksel Holding, müteahhit olarak Ortadoğu, Kuzey Afrika, Afganistan gibi evrensel kuralların hayata geçirilmesinde sorunlu ülkelerde faal. Bulunduğu tüm ülkelerde etik direktörlüğüne bağlı bir müdür çalışıyormuş.
Müdürlere tedarikçiler, paydaşlar şikayetlerini, taşeronların sıkıntılarını iletebiliyormuş.

Libyalılar greyder, kepçeyi iade etmiş
Yüksel Holding Genel Koordinatörü Tuna Aksel, 'Libya'ya ilk kez 1989'da gittim. Sokakta rahat dolaşabileceğiniz iki ülke, biri Norveç, diğeri Libya'dır' deyince güldük. Arap Baharı ile kan gövdeyi götürdüğü Libya artık zihinlerimize yer etti.
'Kaddafi antidemokrattı, kendi muhaliflerine karşı çok sertti ama sokakta da bir fakir, bir tane dilenen, hırsızlık riski yoktu. Libya'daki hükümetin görevi belli, gerekli düzenlemeleri yapıp, seçime götürmek. Biz de bekliyoruz. Taahhüt işlerindeki alacaklarımızdan öte, Libya'daki yerel bankada paramız var, alabilmek için bekliyoruz' diyor.

Sıcak çatışmanın olduğu dönemde Yüksel Holding'in şantiyelerinde sadece birkaç makinede hasar oluştuğunu söylüyor, Tuna Aksel: 'İşgal ederler mi korkusunu yaşadık. Birkaç makinemizi aldılar, sonra getirip teslim ettiler' diyor.
Birkaç makine ne mi Greyder, kepçe.

Fehmi Koru'nun musiki gecesi
Gazeteci Fehmi Koru'dan cep telefonuma 'Sevgili dostumuz, geleneksel faslımızı yapacağız. Eşsiz manzarada, doyumsuz musiki ziyafetine bekliyoruz' mesajı geldiğinde, yanıt verdim: 'Karışıklık mı var Yanlışlıkla mı bana mesaj attın'

Uzaktan da olsa, muhabbetimizin uzun yıllara dayandığı Fehmi Koru'dan samimi bir yanıt gelince, merakla gün saymaya başladım.
Ünlü fasıl organizasyonu beşinci yılında. Daha önce Ahmet Hakan, Nazlı Ilıcak gibi kalemlerden okumuşluğum vardı.
Taşyapı'nın sahibi Emrullah Turanlı'nın yeni oteli Moda-Doubletree by Hilton'daki fasıl gecesinde önce yemekler yenildi, sonra yan salona musiki dinlemeye geçildi.

'Sevdi gönlüm ey melek' ile başlanıldı, 'Bir vefasız yara düştüm, hiç beni yad etmiyor', 'Zehretme hayatı bana cananım' ile devam edildi.
İlk defa fasıla katılmanın merakıyla epey çevremi inceledim. Ritim tutanlar kadar, sesi güzel olup da icra edenler de vardı. İki yanımda oturan anayasa profesörü Ergun Özbudun'un sesi gayet güzeldi.
Gecede bol dedikodu da vardı. Ağırlıklı gazeteci dedikoduları.
 
Funda Özkan / Akşam