Ahmet Ercan: İzmir'de yıkılan binaların ortak yanları çok!

Ahmet Ercan: İzmir'de yıkılan binaların ortak yanları çok!



Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, gerginliğin, kırığın Ege Denizi'nin bulunduğu tarafta toplandığını, büyük artçıların Türkiye kıyılarında değil de bu bölgede olacağını belirtti. 


Deprem uzmanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, büyük artçıların Türkiye kıyılarından uzakta olacağını dile getirdi. Ercan, İzmir'de yapıların yüzde 73'nün güvensiz olduğuna dikkat çekerek, İzmir'de ortalama her 111 yılda bir büyük bir deprem yaşandığını, böyle bir depremin olması halinde çok büyük kayıplar olacağına vurgu yaptı. Sözcü'den Latif Sansür'ün haberine göre; Ercan, büyük bir deprem atlatan Kuşadası'nı etkileyecek depremin de Sisam'ın kuzeyinde olacağını dile getirdi. 

“KIRILMA KUŞADASI'NA 4-5 KM YAKLAŞTI”

Yaşanan depremin  İzmir  depremi olmadığını, Sisam depremi olduğunu belirten Prof. Dr. Ercan, “Kırık Sisam'ın kuzey yakasından Egenin derinliklerinden Atina'ya doğru gidiyor. Kırılma Kuşadası’na aşağı yukarı 4-5 kilometre kadar yaklaştı. Merkez Sisam, ama kırığın başladığı yer bizim teknelerin açıldığı yerler. Kuşadası büyük bir depremi atlattı. Kuşadası'nı etkileyecek deprem Sisam'ın kuzeyinde olacaktır” diye konuştu. 

“BÜYÜK ARTÇILAR UZAKLAŞIYOR” 

Ercan bundan sonra artçı depremler kırılmanın uçlarında olacağına vurgu yaparak, “Şu anda kırılmanın uçlarında gerginlik toplandı. Artçı depremlere baktığımızda bu gerginliğin daha çok Ege Denizi'nin bulunduğu tarafta, yani batıda toplandığını görüyoruz. Olasılıkla büyük artçı depremlerini Türkiye kıyılarına yakın değil de, Yunanistan kıyılarına doğru yapması beklenir. Yani çok uzakta değil, o düşüğün batı uçlarında yapması beklenir” dedi.

“NÜFUS YOĞUNLUĞU FAZLA OLAN YERDE ÖLÜM DE FAZLA OLUR”

Depremin merkezi olan Sisam'da birçoğu Osmanlı döneminden kalan iki katlı evlerin korunduğunu ifade eden Ercan, “Sisam'da evler korunmuş, nüfus yoğunluğu az. İzmir'de ise nüfus yoğunluğu kilometrekare başına bin 750, İstanbul'da iki bin 586 kişi. Dolaysıyla birim alanına düşen insan sayısı birinci derece deprem bölgeleri olan İstanbul ve İzmir'de çok fazla. Haliyle nüfus yoğunluğunun fazla olduğu yerlerde ölüm oranları da fazla olur. İzmir nüfusa doymuştur. Nüfus yoğunluğunun azaltılması en azından durdurulması gerekiyor” diye konuştu.

“İZMİR KIRIĞI GERGİNLİK YÜKLÜYOR”

İzmir'de büyük depremlerin yaklaşık 111 yılda bir yaşandığını belirten Ercan, olası İzmir depremiyle ilgili şunları kaydetti:

“İzmir bundan daha büyük depremler gördü. 17'inci yüz yılda İzmir 7.5 büyüklüğünde depremi yaşadı. O zaman yaşayan nüfusun 20 bin kişisini öldürmüştü. Bugün o büyüklükteki bir deprem İzmir kırığında olsaydı, özellikle Bornova ovası, Bayraklı, Mersinli,  Alaylı, Karşıyaka, Bostanlı, Mavişehir Çiğli, Menemen ilçelerinde  göçen yapılar altından kurtarma yapılacak, belki on binlerce kişi  ölecekti. Şu anda İzmir kırığı durgun bekliyor, gerginliği yüklüyor. Gelecekte İzmir'i etkileyecek deprem Tepecik, Kadife kale önünden, Kemeraltı'ndan Konak varyantın olduğu kesimden Güzelyalı, Göztepe, Gülülbahçe'ye doğru uzanan İzmir kırığında olacaktır.”

“YIKILAN BİNALARIN ORTAK YANLARI ÇOK”

Ercan yıkılan binaların ortak yanlarının çok olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: 

”İzmir'in yapılarının yüzde 73'ü güvensiz yapılardır. Yaklaşık 7.5 büyüklüğe dayanacak yapı sayısı yüzde 3 dolayındadır. İzmir genelinde en büyük sorun temellerin sığlığı, ıslaklık alması, bohçalama yapılmaması, yapı gereçlerin doğru seçilmemesi, dikme ve kiriş bağlantılarının iyi olmamasından kaynaklanıyor. Bamya tarlalarına yapılmış yıkılan binaların hepsinde gördüğümüz ortak yanlar bunlar. Çoğunda deprem perdesi yok. Bunlara bir de beton niteliğinin düşük olması ekleniyor. Her ne kadar bölgedeki gökdelenleri onaylamasam da, Bayraklı kesiminde, aynı bamya tarlarında uygun mühendislik hizmeti alarak yapılan  gökdelenlerin yıkılmadığını da gördük.”

Oğuz Gündoğdu :Yıkımın sebebi eski binalar!