Depreme karşı bina güçlendirmesi ilk sıraya alınmalı!

Depreme karşı bina güçlendirmesi ilk sıraya alınmalı! Depreme karşı bina güçlendirmesi ilk sıraya alınmalı!

Geçtiğimiz gün Manisa ve Elazığ'da meydana glen depremler sonrası en çok söylenen cümle "Depreme hazırlık için başta İstanbul olmak üzere binaların güçlendirilmesi gündemin ilk sırasında yer almalı" şeklinde...



Dünya gazetesi köşe yazarlarından Osman Arolat bugün köşesinde "Depremlerin hatırlattığı gerçek…" başlıklı yazısına yer verdi. İşte yazının detayları;

Manisa ve Elazığ depremleri sonrası en çok duyduğum cümle “Depreme hazırlık için başta İstanbul olmak üzere binaların güçlendirilmesi gündemin ilk sırasında yer almalı” şeklinde.

Manisa ve Elazığ depremleri ülkemizin bir dayanışma içine girmesi sonucunu getirdi. Konuştuğum bütün iş insanları, dostlarım halkımızın yek vücut olarak dayanışma içine girmelerini, yurdun her yanından belediyelerin, siyasi parti farklılığı olmadan el ele Elazığ ve Malatya’daki deprem bölgelerine yardıma koşmalarını “İşte özlenen Türkiye bu” açıklamaları ile değerlendirdiler…

Ama bu konudaki değerlendirmelerde en çok ortaya konulan, “Bu depremler kendilerini hatırlattı. Artık kentlerde, özellikle İstanbul’da yapıların gözden geçirilip güçlendirilmesi gündemin ilk sırasında yer almalı” şeklinde oldu.

Bir iş insanı dostum bu konuda şunları söyledi: “Depremler kendilerini hatırlatıp gündemin ilk sırasında yer almasının gerekliliğini ortaya koydu. Siyasiler Kanal İstanbul tartışmasını terk edip, deprem İstanbul tartışmasını başlatmalılar. Boğaz’daki bir gemi kazası önemlidir. Ama bunu önlemek için bir İstanbul kanalı açmadan önce, birçok seçenek üzerinde tartışılmalıdır. Bilim insanlarının önerileri arasında Karadeniz ve Akdeniz arasında kurulacak boru hattı ile büyük tankerlerin boğazdan dolu geçmesinin önünün alınabileceği yer alıyor. Ayrıca önemli jeofizikçiler Kanal İstanbul hattının Marmara girişinde hem zemin sorunu hem de fay sorunu olduğunu güçlendirme yapılmadan kanala için kazma vurulmamasını öneriyorlar. Su havzaları ile ilgili de uyarıları var. Ben bu konunun iktidar muhalefet çekişmesi olarak tartışılmasına son verilmesi ve bilimsel araştırmaların/tartışmaların sürdürülmesini doğru buluyorum. Fakat bundan önce İstanbul’da binaların depreme karşı güçlendirilmesinin şart olduğunu görüyorum. Eylül’de Silivri açıklarındaki 5.8’lik depremde Avcılar’da minare yıkıldı, kentte 172 bina hasar gördü. 12 Ocak’ta da Silivri’de 4.7’lik bir deprem oldu. Bunlar bize ‘Kanal tartışmalarını kenara bırak. Depreme karşı bina güçlendirmesine başla’ dedirtiyor. Herkes bunu anlayıp buna göre davranmalı.”

Bu sadece o dostum tarafından dile getirilmiyor. Son günlerde benzer söylemleri birçok kişiden, vatandaşlardan da duyuyorum.

Ve şimdi tek duymak istediğim siyasilerin, “Kanal İstanbul konusunu askıya aldık. Bilimsel tartışmalarını sürdüreceğiz ama var gücümüzle bütün imkanlarımızı İstanbul başta olmak üzere deprem bölgelerinde bina güçlendirmesine yöneltiyoruz” demeleri. Depremlerin hatırlattığı iş dünyasının ve vatandaşların söylediği özetle “Kanal İstanbul tartışmalarını bırak, depreme karşı bina güçlendirme çalışmalarına hız ver…” şeklinde.

Günün notu: Son günlerde, en çok duyduğum cümle, “Deprem Siyasilere Kanal İstanbul’u askıya al. Bina güçlendirmesini ilk sıraya oturt. Depreme hazırlan” dedirtiyor.

Elazığ depremi milat olmalı!

Deprem uzmanları uyardı, gözler Ege’de!

Fay kaşifleri uyarıyor: Batıya dikkat!