28 / 05 / 2022

Erdoğan Bayraktar: Belediye, bize evrak vermedi

Erdoğan Bayraktar: Belediye, bize evrak vermedi

Erdoğan Bayraktar "Bu araziler 28 yıldır işgal altındaydı. Hiçbir zaman halkın kullanımına açık olmadı. Orada kimlerin ne yaptığını uçan kuş bile biliyor. Biz o arazileri temizlerken, Bakırköy Belediyesi bize evrak vermedi."



Onların işgali varken sesi çıkmayan Bakırköy Belediyesi, şimdi biz İstanbul'a, Ataköy'e, turizme katkı sağlayacak bir proje uygulamak isterken, bunu engellemeye çalışıyor" dedi. Bayraktar, Sulukule projesiyle ilgili eleştirilere değinirken de "Sulukule kültürü konusunda gerçekten yaşatacak imkan olursa yaşatırız. Konut projesi konusunda bir değişiklik yapamayız. Ancak Romanların bölgede istihdamı için, bedesten ve kervansaray otel projesini ihale kapsamından çıkardık" açıklamasında bulundu.

TOKİ Başkanı Bayraktar, Ataköy'ün 1991 ve 1997 yıllarında yapılan imar planlarında "turizm ve rekreasyon alanı" olarak belirlendiğini hatırlatırken, şu bilgiyi verdi: "Ataköy'ün en değerli arsalarından olan bu arsa, 28 yıl önce, 1981'de, iki ayrı bölüm halinde, Yap-İşlet-Devret (YİD) sözleşmeleri ile Emlak Bankası tarafından özel şahıslara kiralanmıştır. 1991 ve 1997 yıllarında da Turizm Bakanlığınca turizm ve rekreasyon alanı olarak imar planı yapılmıştır. Kiracılar sözleşmedeki yatırımları yapmamışlar ve bankanın sözleşmenin feshi için 1992'de açtığı davalar 16 yıl sürmüştür. Devlet, bu arsadan sağlayabileceği yüksek gelirden 28 yıl mahrum kalmış, kiracılar arsayı cüzi bir bedelle kullanmaya devam etmiştir. 28 yıldır genel olarak yıkık metruk binalar bulunan ve mezbelelik görünümünde olan arsa, hiç bir zaman halkın serbest kullanımına açık olmamış ve kiracı özel şahıslar tarafından arsa üzerindeki otel ve tatil köyü işletilmiştir. Ayrıca bu yerlerde bazı yasa dışı işlerin yapıldığı Emniyet Müdürlüğü kayıtlarında da yer almıştır."

"TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMİN ORADA HAKKI VAR"
Arsanın bakanlar kurulu kararıyla Emlak Bankasından TOKİ'ye devrinden sonra, kararlı hukuki takip sonucunda 16 yıldır devam eden davaların sonuçlandırılarak kiracıların tahliye edildiğini anlatan Bayraktar, şöyle devam etti: "Yaklaşık 16 yıldır süren davaların sonuçlandırılmasıyla devletin bölge üzerinde tasarrufta bulunma imkanı doğdu. Ataköy'de şimdi olan, belediyenin kamu malına zarar vermesidir. Oranın imar planları 1991 ve 1997'de yapıldı. TOKİ, bu planlarda hiç bir değişiklik yapmadı. Orası beton yığını idi, biz betonları yıktık, sahili halka açmak için 3 tane yol yaptık ve sahil bandını olduğu gibi halka açıyoruz. Oradaki imar, rekreasyon ve turizm amaçlıdır. Çalışmalar sonucunda çevre bütünlüğüne, tarihi niteliğine ve imar planına uygun, hem devletin mahrum kaldığı geliri en üst düzeyde sağlayacak hem de halkın ihtiyaçlarını en üst düzeyde karşılayacak, rekreasyon ve benzeri serbest kullanım alanları içerecek bir değerlendirme yöntemi geliştirildi." O arazide, Ataköylüler, İstanbullular kadar tüm Türkiyelilerin, 72 milyonun hakkı olduğunu vurgulayan Bayraktar, "Tüyü bitmemiş yetimin de hakkı var orada. Orası Ataköylülerin olduğu kadar 71-72 milyonun da malı... Bizim orada bir sürü parsellerimiz vardı. Ataköylüler tarafından ağaçlandırılmış yeşillendirilmiş. Hiç birini satmadık. Ataköylülere park olarak bahşettik. Zaten parkta da (Bakırköy Belediyesi bu parkın arazisini TOKİ'den almıştır) diye yazar. Orada park olarak bulunan arazilerin tapusunun hepsi TOKİ'nin üzerinde ama yeşil alan olarak kullanılıyor. İhaleye çıkarılan yerleri de düzenleyeceğiz. Yeşil alan olacak. Yıkılan yerleri temizleyip sahili halka açacağız. Burada yapılacak olan budur" dedi.

"BELEDİYE, BİZE EVRAK VERMEDİ"
Diğer taraftan da devletin zarara uğramasını göze alamayacaklarını ifade eden Bayraktar, gösterilen tepkilerin haksız olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Burası 28 yıl işgal altında idi. Kimse bir şey demiyordu. Halkın kullanımına da açık değildi. Burada kimin ne yaptığını herkes, uçan kuşlar bile biliyor. Biz burayı temizlerken Bakırköy Belediyesi bize evrak vermedi. Onlarla işbirliği yaptı. Biz oradaki kaçak binaları, ruhsatsız binaları tespit ederken, belediyeden evrak alamadık. Onların işgali varken sesi çıkmayan Bakırköy Belediyesi, şimdi biz buraya, İstanbul'a, Ataköy'e, turizme katkı sağlayacak bir proje uygulamak isterken, bunu engellemeye çalışıyor. Üstelik bu proje halka da yarayacak. Devlete, hükümete zarar vermek adına bu yapılıyor. Önceden halk oradan geçemiyordu. Halk etrafından bile geçemiyordu." Bayraktar'ın verdiği bilgiye göre, proje kapsamında bölgedeki tarihi yapılar ve 76 adet anıt ağaç, İstanbul Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluna (İKTVKK) tescil ettirilerek koruma altına alındı. Bölgenin görünümü ve ekolojisini bozan fiziksel yapılar temizlendi. İskender Bahçesi, Baruthane Binası, kule gibi tarihi yapıların bulunduğu bölümler satış kapsamından çıkarıldı ve tarihi kimliği korunarak kullanılmak üzere İKTVKK'nın denetiminde kiralanması kararlaştırıldı. Arsanın bir bölümü, yarıdan fazlasında halkın kullanımına açık rekreasyon alanı geliştirilmesi, kalan alanda ise imar planına uygun biçimde turizm amaçlı modern yapılar inşası koşuluyla satıldı. Arsanın diğer bölümleri de bu ilkeler gözetilerek satılacak.

SULUKULE PROJESİ
Sulukule projesiyle ilgili eleştirilere de yanıt veren  TOKİ  Başkanı Erdoğan Bayraktar, "Roman kültürünü yaşatmaya yönelik arayış içindeyiz" dedi. Projede inşaat aşamasına gelindiğini, konutların 1, 2 ve 3 katlı olarak planlandığını hatırlatan Bayraktar, "Zaten çok düşük katlı konutlar yapıyoruz. Yaşam tarzının korunması açısından konut projelerinde bir değişiklik yapmak mümkün değil, ancak Romanların orada istihdamına imkan sağlamak açısından bedesten ve kervansaray otel projesini ihale dışına çıkardık" diye konuştu.

TOKİ'nin bölgede yapılan 620 konutun tamamını hak sahiplerine verdiğini, TOKİ olarak konut almadıklarını belirten Bayraktar, şunları söyledi: "Konut projelerinde değişiklik yapacak bir şey yok. Orada az katlı, 1-2-3 katlı binalar yapıyoruz. Kültüre aykırı bir şey yok ki... Onların derdi konut değil. Kiracı olan Romanlar para ödemeden daire sahibi olmak istiyor. Orası kıymetli. Orada yaptığımız daireleri, tamamen hak sahiplerine verdik. Bizim dairemiz yok. Tapusu olanlara daire verdik. Ayrıca Taşoluk'ta da yaptığımız konutları 15 yıl vadeli, ayda 150-200 lira taksitle kiracılara verdik. Bir kısmı para alıp dairesini devretmiş. Oturan var mı bilmiyorum. Orada oturan 30-40 tane Roman vardı. Onları da bir şekilde yaşatacağız. Gündüz çalışacaklar. Roman kültürünü yaşatmak için onlar kervansaray otelde, bedestende istihdam edilecek.

Roman kültürünü yaşatacak bir özellik katarsa, projede değişiklik yaparız. Sulukule kültürü konusunda gerçekten yaşatacak imkan olursa yaşatırız." Konuyla ilgili olarak TOKİ'den verilen bilgiye göre, Fatih Belediye Başkanlığı ile 13 Temmuz 2006'da, Fatih'te Neslişah ve Hatice Sultan mahallelerini kapsayan Kentsel Yenileme Projesine ilişkin protokol imzalandı. Toplam 9,5 hektarlık alanı kapsayan alanda, mülkiyet tespiti, maliyet analizi yapılarak oturan vatandaşlarla görüşüldü. Yenileme avan projesinde, 7 tipte 577 konut düzenlendi. Toplamda 620 hak sahibi sayısı kadar konut üretilmesi planlandı. Ayrıca alandaki ticaret (dükkan) sahiplerine verilmek üzere 1 adet bedesten, 1 adet kervansaray otel ve konutların ihtiyacına yönelik kapalı otoparklar yapılacak Alanda yıkım işlemlerinin 2/3'ü hak sahipleri ile uzlaşılarak tamamlandı.

Neslişah ve Hatice Sultan mahallelerindeki yenileme çalışmalarının 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun kapsamında yürütüldüğü, proje kapsamında birinci etapta 577 konut, 24 derslikli lise, spor salonu, kütüphane, cami ve şadırvan, ikinci etapta 43 konut, 24 derslikli ilköğretim okulu, kreş, kütüphane, cami, şadırvan ve ticaret merkezi inşa edilecek. İlk aşamada hak sahiplerine verilecek 577 konutla ilgili ihale çalışmaları sürüyor. Yapılacak bedestenin içinde "müzikholler" bulunmasıöngörülüyor. Buralarda müzik aletlerinin satışı yapılacak veya müzik icra edilecek. Bazı vatandaşların bölgede "paytoncu" olarak istihdam edilebileceği, açılacak meslek kurslarına katılmasının sağlanacağı kaydedildi. Bölgede halen 45 tane tescilli sivil mimari örneği bulunuyor. Bunlar da ya sahipleri tarafından ya da TOKİ tarafından restore edilecek. Sokaklar da tescilli kültür varlığı olduğu için projede sokak dokusunun korunduğu vurgulandı.

RAMİ KIŞLASI, KÜTÜPHANE OLACAK
TOKİ Başkanı Bayraktar, halen toptancı hal olarak kullanılan Rami Kışlası'nda yürütülen çalışmalar konusunda da bölgedeki ticaret hanelerin boşaltılarak, yapıların tarihi değeri korunarak kütüphane olarak düzenlenmesi konusunda proje geliştirildiğini bildirdi. Bölgedeki esnaf için bedeli alınarak yeni işyerleri yapılacağını açıklayan Bayraktar, "Rami Kışlası, Türkiye'nin en büyük kütüphanesi olacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu konuda çalışıyor" dedi.
AA