Fiyatlar artacak konuta yatırımın tam zamanı! 

Fiyatlar artacak konuta yatırımın tam zamanı!  Fiyatlar artacak konuta yatırımın tam zamanı! 

DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, Türkiye ekonomisi ve DAP Yapı açısından 2019 yılında gayrimenkul sektöründe yaşananları değerlendirdi ve 2020 yılından beklentilerini açıkladı...



DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada gayrimenkul sektörünün 2019 yılını değerlendirdi ve 2020 yılı beklentilerini açıkladı. Sadece gayrimenkul sektöründe değil, ekonominin bütün alanlarında teşvik mekanizmalarının önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bence Türkiye, teşvik çeşitliliği ve kapsamı konusunda dünyanın en önde gelen ekonomilerinden biri." dedi.

Türkiye'nin son 4-5 yıllık süreçte çok büyük hadiseler atlattığını, çoğu ülkenin 50 senede yaşayacağı olaylarla karşı karşıya kaldığını belirten Ziya Yılmaz, gelinen noktada bunların hepsinden alnı ak bir şekilde çıkıldığını aktardı.

Yılmaz, 2019'un ilk yarısında gayrimenkul başta olmak üzere çok sayıda iş alanında zorlukların yaşandığını belirterek, "İkinci yarıdan itibaren Türkiye ekonomisi ciddi bir toparlanma sürecine girdi. Sadece gayrimenkul için değil tüm sektörler için ciddi bir kıpırdanma söz konusu oldu." şeklinde konuştu. Faaliyet ortamında özellikle son birkaç aydır ciddi bir iyileşme olduğunu ve tüketici güveninin arttığına dikkat çeken Ziya Yılmaz, şunları aktardı:

"Aslında son birkaç yılda yaşanan bütün gelişmeler biraz da psikolojik kaynaklıydı. Şimdi bu döngünün kırıldığını, ekonomideki hareketliliğin hızla yükseldiğini görüyoruz. Tüm bunlar ekonomide en kötünün geride kaldığını, son birkaç yılı birlikte değerlendirdiğimizde ekonomi yönetiminin aldığı kararların ne kadar doğru ve yerinde olduğunu kanıtlar nitelikte. Türkiye ekonomisi, 2000'li yıllarla birlikte adeta kabuk değiştirdi. 20-25 yıl öncesiyle karşılaştırdığımızda, hane halkının geliri, harcama alışkanlıkları baştan aşağı değişti. Türkiye adeta, 2000’li yıllarında başından itibaren duraklama döneminden yükseliş dönemine geçti. Şimdi önümüzde çok kritik bir eşik var. Eğer burada ülke olarak istediğimiz sıçramayı gerçekleştirebilirsek bence yükseliş döneminden şahlanma dönemine geçişi sağlayabiliriz."

-"Büyümek, üretmek, istihdam yaratmak hayati öneme sahip"

Ziya Yılmaz, Türkiye'nin kendi sorunlarını gerçekten iyi bildiğini, bunun büyük bir avantaj olduğunu söyledi. 

Türkiye'nin çok genç ve dinamik bir ülke olduğunu kaydeden Yılmaz, "Bizim için hayati öneme sahip konulardan biri büyümek, üretmek, istihdam yaratmak. Bugün dünyada çok sayıda ülke yüzde 1-2'lik büyümeyi başarı olarak görse de bizim yapmamız gereken bu oranları yüzde 5-6 seviyesine çıkarmak ve bunu sürdürülebilir kılmak. Bunun için de özellikle yüksek faizle etkin mücadelenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Son 20 yıldır, ülkesine yatırımdan asla geri durmayan bir iş insanı olarak, son aylarda ekonomi yönetimimiz tarafından bu noktada gösterilen kararlı tutumu da alkışlıyorum." şeklinde konuştu.

Yılmaz, enflasyonla etkin mücadelenin önemine de dikkat çekerek, burada bazı yapısal reformların ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini ve yakın geçmişte alınan tedbirlerin sorunun çözümüne orta vadede ciddi katkı sağlayacağını kaydetti. Cari açığın ise Türkiye'nin kronikleşen sorunlarından olduğunu belirten Yılmaz, şöyle konuştu:

"Son yıllarda DAP Yapı olarak, özellikle gayrimenkul sektöründe yabancıya satış üzerinde bu kadar ısrarla durmamızın sebebi, aslında bu cari açığı kapatabilecek gücümüz olduğunu göstermek, burada bir farkındalık yaratmak. Ne mutlu ki son yıllarda bu konuda ciddi bir başarı hikayesi yazıyoruz. Buna devam etmeliyiz. Yürekten inanıyorum ki, yabancıya konut satışı Türkiye'nin cari açıktan cari fazlaya geçişinde en önemli unsur olabilir. Yeter ki bunu üzerine gidelim, hep birlikte bu konunun takipçisi olalım. Ekonomi yönetimimizin bu alandaki müthiş çabası da bizim en büyük cesaret kaynaklarımızdan birisi."

Ziya Yılmaz, ,gayrimenkul sektöründe teşviklerin kapsamının çok daha geniş olabildiğinden bahsetti ve "İşin üretim boyutunun yanı sıra satışı artıracak, tüketici güvenini olumlu anlamda etkileyecek çok farklı yöntemler gündeme gelebiliyor. Bunu da 2019'un özellikle ikinci yarısında oldukça yakından hissettik ve bundan dolayı çok memnunuz. Ben bu teşviklerin bir süre daha devam etmesinin oldukça önemli olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

Türkiye'de yatırım ortamının zorluğundan bahsedildiğini, ancak yurt dışı piyasalardaki havanın kimi yerlerde çok daha olumsuz olduğunu belirtti.

Özellikle gelişmiş ülkelerde bir türlü istenilen sayılara ulaşılamadığını vurgulayan Ziya Yılmaz, buna son yıllarda siyasi istikrarsızlığın da eklendiğini, birçok ülkenin ciddi politika değişiklikleri yaşadığını kaydetti.

Yılmaz, ABD ve Çin’in ön ayak olduğu ticaret savaşlarının da dünya piyasalarında bir belirsizliği beraberinde getirdiğini belirtti ve sözlerine şu şekilde devam etti: 

"Tüm bu gelişmeler aslında bize gösteriyor ki; dünyada artık ekonomik düzen tamamen değişti. Bu özellikle gelişen ekonomiler için hem büyük bir tehdit hem de büyük bir fırsat. Ben burada Türkiye'nin büyük bir avantajı olduğunu düşünüyorum. Kendi ekonomik büyüklüğümüzdeki ülkeler içinde belki de değişen şartlara en kolay adapte olabilen ülke biziz. Bunu geçmiş yıllarda sayısız defa gösterdik. Yine göstereceğimizi düşünüyorum. Kısacası, bu yeni düzende göbek bağımızı yine kendimiz keseceğiz. Önümüzde siyasi istikrarı işaret eden uzun bir dönem var. Burada gerekli hazırlıklarımızı yapar, yerinde adımlarla ekonomimizi güçlendirirsek bence yeni düzende oyun kurucu ülkelerden biri olabiliriz."

 

 "2020 psikolojilerin rahatladığı bir geçiş yılı olacak"

Ziya Yılmaz, 2019'un başlarının gayrimenkul sektörü açısından çok olumsuz geçtiğini, fakat faaliyet ortamının Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) stratejik hamleleriyle rahatladığını belirtti. TCMB'nin hamleleriyle 2014 faiz oranlarının altına inildiğini söyleyen Yılmaz, şu anda tüketicinin bankaya gittiği zaman rahatlıkla 180 ay vade alabildiğini, bunun da Cumhuriyet tarihinde bir ilk olduğunu vurguladı.

Yılmaz, Avrupa'da konut satışlarının 30-35 sene vadelerle, yüzde 0,75 ve yüzde 0,60 gibi faiz oranlarıyla yapılabildiği söyleyerek, "Biz de bunları görürüz umarım. Bu adım sektörümüzü farklı bir yere taşır. Tüm bu gelişmelerin ışığında, gayrimenkul sektöründe son birkaç aydır müthiş bir toparlanma görüyoruz. Alınan yerinde önlemlerin etkisiyle konut satışları hızla artarken, faizlerdeki düşüşle ipotekli satışlarda da ciddi bir iyileşme yaşanıyor." dedi.

"Önümüzdeki dönemde maliyetlerin fiyata yansıtılması kaçınılmaz"

Ziya Yılmaz, kurun seviyesinin gayrimenkul sektörü açısından oldukça kritik olduğunu ve bu durumdan maliyetlerin birebir etkilendiğini belirtti. 

Son 4 senede konut üretim maliyetlerinin yüzde 100'e yakın arttığını, bunda kurun da etkisinin olduğunu aktaran Yılmaz, bunu tüketici fiyatlarına neredeyse hiç yansıtmadıklarını vurguladı.

Ziya Yılmaz, bu açıdan bakıldığında söz konusu sürecin tüketicilere bir fırsat sunduğuna dikkat çekerek, sözlerine şu şekilde devam etti: 

"Önümüzdeki dönemde bu maliyetlerin fiyata yansıtılması kaçınılmaz. Bunun için tüketiciler bu dönemi çok iyi değerlendirmeli. Cumhuriyet tarihine baktığımız zaman hiçbir dönemde konut fiyatları bu kadar baskılanmamıştı. Bu baskılanan bir dönem. Bundan sonra üretilen projelerde ve stoklarda bu rakamları göremeyeceğiz. Faizler bu kadar düşmüşken, vadeler uzamışken tüketicilerin kendi bütçelerine göre konut almalarının tam zamanı. Türkiye'deki gayrimenkul sektöründe hiçbir zaman bir talep sorunu olmadı. Bizim sektörde satın alma kararını belirleyen en önemli unsur güven. Tüketici güveni arttıkça bunun çok hızlı biçimde satışlara yansıdığını görüyoruz. Son 1-1,5 yıldır talep tarafında ciddi bir erteleme vardı. Bu da sektörde bir düzeltmeyi beraberinde getirdi. Şimdi bu ertelenmiş talebin satışa dönüştüğünüz görüyoruz. Satışlarda diğer belirleyici unsur da faizler. Faizlerin daha da düşmesi ve vadelerin uzamasıyla birlikte gayrimenkulde yeni rekorların kırılması; mevcut seviyelerin katlanması mümkün."

DAP’ın en büyük güçlerinden birisinin de farklı sektörlerde faaliyet göstermesi olduğunu söyleyen Ziya Yılmaz, bu kapsamda, gayrimenkul, turizm ve perakendeden oluşan üçlü bir yapı kurduklarını, bunun hem tüketiciye farklı alanlarda dokunmalarını sağladığını, hem de finansal güçlerini pekiştirebilecekleri bir sistem sunduğunu aktardı.

DAP Yapı'nın gelecek hedeflerine ulaşmasında, kurdukları bu üçlü yapının büyük bir avantaj sağlayacağını belirten Yılmaz, "DAP olarak, 2020 ve 2021 yılları bizim için en önemli yatırım yılları. 2020 ve ötesinde çok büyük yeniliklerimiz olacak. İstanbul ve İzmir'e kazandıracağımız özel yapılarla, şehirlerimizin dünyadaki rakipleriyle rekabetine de büyük katkı sunmayı hedefliyoruz." şeklinde ifade etti.

DAP Yapı Nişantaşı ve Çekmeköy projeleri çok yakında başlayacak!