Harem-i Hümayun'un 3 bölümünde restorasyon çalışmaları tamamlandı! 

Harem-i Hümayun'un 3 bölümünde restorasyon çalışmaları tamamlandı!  Harem-i Hümayun'un 3 bölümünde restorasyon çalışmaları tamamlandı! 

Topkapı Sarayı'nın Harem-i Hümayun bölümünde bulunan Valide Taşlığı, Ocaklı Sofa ve Çeşmeli Sofa, 6 yıldır süren restorasyon çalışmalarının ardından yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine tekrar açıldı. 



Topkapı Sarayı'nın Harem-i Hümayun bölümünde bulunan Valide Taşlığı, Ocaklı Sofa ve Çeşmeli Sofa, 6 yıldır süren restorasyon çalışmalarının ardından yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine tekrar açıldı. 

Topkapı Sarayı'nın Cumhurbaşkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Milli Saraylar İdaresi'ne devriyle hızlanan restorasyon çalışmaları sonuç vermeye başladı. Anadolu Ajansı'nda yer alan habere göre; sarayın Harem-i Hümayun bölümünde aşama aşama planlanan restorasyon faaliyetlerinin birinde daha sona gelindi. 2014'ten bu yana restorasyonda olan Valide Taşlığı, Ocaklı Sofa ve Çeşmeli Sofa'da çalışmalar tamamlandı. 

Böylece, bu mekanlar, Topkapı Sarayı'nın Milli  Saraylar'a devrinden bir yıl kadar kısa bir sürede yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açıldı.

- Sarayın en çok merak edilen bölümü

Üzerinden asırlar geçse de Topkapı Sarayı'nın en çok merak edilen bölümü olan Harem'in en çok ilgi gören mekanları arasında bulunan Valide Taşlığı, Ocaklı ve Çeşmeli Sofa, Topkapı Sarayı'nın kapalı olduğu salı dışında her gün ziyaret edilebilecek. 

Restorasyon sonrası yeni açılan mekanlar da Osmanlı Harem yönetiminin şekillendiği yapıları barındırması açısından önem arzediyor. 

Bu alanlardan ilki Valide Taşlığı. Taşlık, Harem'i oluşturan binaların saray hiyerarşisine uygun olarak toplandığı merkez avlu konumunda bulunuyor. Klasik Anadolu ev mimarisine benzeyen bir avlu ve etrafında iki katlı yapılardan meydana geliyor. 

Haliç tarafında Valide Sultan Dairesi ve Hünkar Hamamı yer alıyor. Taşlığın iki tarafında bulunan sütunlar, Osmanlı mimarlık sanatının ilk örneklerini teşkil etmesi açısından oldukça önemli. Sütunların araları kemerli ve kemerlerin üzerlerinde ise pencereleri Valide Taşlığı'na bakan odalar bulunuyor. Taşlığın duvarları, çeşitli dönemlere ait çinilerle kaplanmış. Restorasyon kapsamında söz konusu alanlarda öncelikle kubbe ve tonoz konservasyonu yapıldı. Duvar çinileri restore edildi.

- Haremin kalbi Ocaklı Sofa

Harem'de ziyarete açılan bir diğer önemli mekan, Kadınefendiler dairesi ile Çeşmeli Sofa arasında bulunan Ocaklı Sofa. Valide Taşlığı'ndan Taht Kapısı ile girilen Sofa, ismini Harem'deki en büyük ocağa ev sahipliği yapmasından alıyor.

17. yüzyılın başlarında yapıldığı tahmin edilen Sofa, 1665 yangınından sonra Sultan 4. Mehmet'in emriyle yenileniyor.

Sofa, dikdörtgen planlı kubbe ile örtülü, kalem işlemeleri ve renkli çinilerle kaplı. Sofa'ya açılan Taht Kapısı'nın kanatları sedef ve fildişi kakmalı yapılmış. Kapının karşısında, Sofa'ya adını veren bronzdan mamul büyük bir ocak bulunuyor. 

Tarihi kayıtlara göre ocağın önündeki demir parmaklıkla çevrili bölüm, Harem'deki odaların ocaklarına bu ocaktan ateş alınıp mangallarla dağıtıldıktan sonra kilitleniyor.

Duvarları baştan başa 17. yüzyıl çinileriyle kaplı Sofa'nın üst kısımlarında Besmele ile Sultan 4. Mehmet'i öven mavi-beyaz bir yazı şeridi yer alıyor. Sofa'dan padişah dairesine giriş olduğu gibi başhaseki ve şehzadegan dairelerini de Çeşmeli Sofa yoluyla Hünkar Sofası'na bağlıyor. Valide Taşlığı'na geçişi de düşünüldüğünde Ocaklı Sofa, Harem'in kalbi denilebilecek bir işleve sahip. 

- Haremin geçiş holü "Çeşmeli Sofa" 

Harem-i Hümayun'da yeni açılan mekanlardan biri de Çeşmeli Sofa. Ocaklı Sofa'nın içinden Çeşmeli Sofa'ya geçiş sağlanıyor. 

Çeşmeli Sofa, Ocaklı Sofa ile Hünkar Sofası arasında yer alıyor. İsmini, Osmanlı saray çeşmelerinin en güzellerinden birine sahip olmasından alıyor. Çeşmeli Sofa, şehzade ve kadınefendilerin padişah dairesine ve Hürkar Sofası'na girmek için bekledikleri alan. Bu konumuyla geçiş holü görevi bulunuyor. 

Sofadaki kitabeler bu yapının Ocaklı Sofa ile birlikte 4. Mehmed tarafından yaptırıldığını ortaya koyuyor. "Kiler Sofası" da denilen bu mekanda bulunan gömme dolaplar, bir zamanlar bu alanın kiler olarak kullanıldığı bilgisini güçlendiriyor. Ocaklı Sofa'dan Çeşmeli Sofa'ya geçişi sağlayan kapı kanatlarının dış yüzünde yazılı Farsça beyitte günümüz Türkçesiyle "Ey padişah kıyamete değin devletin uzun ömürlü olsun, dostların sevinçli gönül açıcı, düşmanların ise mahzun ve kederli olsun" ifadeleri bulunuyor. 

- "Önemli mekanları ziyaretçiyle buluşturuyoruz"

Milli Saraylar İdaresi Başkanı Dr. Yasin Yıldız, Valide Taşlığı, Ocaklı Sofa ve Çeşmeli Sofa'nın yeniden ziyarete açılmasına ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Topkapı Sarayı'nın Harem bölümü yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından ilgiyle takip edilen bir bölüm olduğunu vurguladı. 

Haremin, 2014 yılında beri kapalı durumda olduğunu ve yaklaşık 6 yıldır restorasyon sürecinin sürdüğünü dile getiren Yıldız, şunları kaydetti: 

"Biz burayı 2019 yılında devraldık. Daha evvelden restorasyon çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sürdürülüyordu. Restorasyonlar geçtiğimiz aylarda tamamlandı ve bu bölgenin ziyarete açılması mümkün hale geldi. İçinde bulunduğumuz bölge tarihi açıdan çok önemli bir bölge. Topkapı Sarayı'nın Harem diye bahsettiğimiz, padişahın ailesine ait olan bölüm. Bu nedenle ziyaretçinin çok ilgi gösterdiği bir mekan. Bu nedenle kapalı olması, burada sunduğumuz müzecilik hizmetleri açısından bir aksamaya yol açıyordu. Ancak şimdi açılmış olmasıyla beraber bu önemli mekanları ziyaretçiyle buluşturuyoruz.

Bu mekanın en önemli özelliği Valide Taşlığı ismini alan avlu padişahın annesine, kadınefendilere ait bölümler ile onların hizmetinde bulunan cariyelere ait dairelerle çevrelenmiş olması. Bu nedenle özellikle valide ve kadınefendilere ait bölümler fevkalade tezyinatlı durumda. Burada 16 ve 17. yüzyıla ait çiniler görüyoruz. Bütün kapıların üzerinde yer alan kitabelerden hem tarihini takip edebiliyoruz hem geçirdiği tarihi onarımları izleyebiliyoruz. Bununla birlikte Topkapı Sarayı'nın bu bölgesini ana olarak şekillendiren dönem 4. Mehmet dönemi. Çünkü bu dönemde Topkapı Sarayı'nda bir yangın meydana geliyor ve ardından yeniden inşa çalışmasıyla Harem bugünkü halini edinmiş oluyor." 

Ocaklı Sofa'nın önemine değinen Yıldız, şu bilgileri paylaştı: 

"Ocaklı Sofa, Harem'deki büyük bir bronz ocaktan dolayı bu ismi alıyor. 4. Mehmet döneminde bugünkü halini aldı ve son restorasyonlara kadar yaklaşık 6 yıldır kapalıydı. Ancak şimdi ziyaret edilebiliyor. Ocaklı Sofa'nın yanındaki Çeşmeli Sofa da ilk defa ziyarete açıldı. Çeşmeli Sofa da benzer şekilde bekleme ve geçiş koridoru aslında. Ama fevkalade tezyinatlı bir çeşmesi bulunduğu için yine 4. Mehmet dönemine ait ismini buradan alıyor. Bu mekanların tarihteki önemi, padişah ve ailesi tarafından kullanılmış olması nedeniyle bir defa tarihi hatırası açısından, ikincisi de Topkapı Sarayı'nın diğer yerlerinde de gördüğümüz gibi padişahın kullanımına ait olan mekanların gerek çini gerek diğer süslemeler ile dönemin sanatlarıyla tezyin edilmiş olmasından geliyor."

- Topkapı Sarayı'nda devam eden restorasyonlar...

Yıldız, Topkapı Sarayı'nda yoğun bir restorasyon çalışmasının yürütüldüğüne dikkat çekerek, şu an itibarıyla Topkapı Sarayı'nın kısıtlı bir bölümünün ziyaret edilebildiğini ifade etti. 

Şu an Enderun Avlusu olarak bilinen 3. avluda çok ciddi restorasyon çalışmalarının tamamlanma aşamasına geldiğini de açıklayan Yıldız, "Bunların içindeki Hazine Koğuşu ve Seferli Koğuşu önümüzdeki yıl ziyaretçiyle buluşacak. Buralarda saraya ait çok müstesna koleksiyonları sergileme şansımız olacak. Yine Topkapı Sarayı'nın en eski yapılarından olan Fatih Köşkü de kamuoyunun gündemine gelmişti. Özellikle Cumhuriyet döneminde kubbelerine eklenmiş olan betonlarının kaldırılmasıyla ilgili çok hassas bir restorasyon çalışması yürütülüyor. O da önümüzdeki yıl içinde tamamlandıktan sonra ziyaretçiyle buluşacak.

Topkapı Sarayı'nın 2. avlusunda bulunan Divan ve Adalet Kulesi'nde rutin bakım ve onarımlar  devam ediyor. Çünkü sürekli ziyaretçinin sirküle olduğu bir alan. Bunun yanında Harem'de padişah dairelerinin bulunduğu yerlerdeki restorasyonların da önümüzdeki yıl içinde tamamlanmasını bekliyoruz" diye konuştu. 

- Sarayın tarihi bahçeleri de ziyarete açılacak

Topkapı Sarayı'nın Türkiye'deki tarihi kültürel mirasın en önemli örneklerinden olduğuna, bu yönüyle dünyada da çok seçkin bir yeri bulunduğuna dikkat çeken Yıldız, "Bu restorasyon çalışmalarından dolayı bugüne kadar çok fazla bölümü ziyaretçiyle buluşamamış durumdaydı. Bu, taşınabilir tarihi kültürel envanter için de geçerli. Şu an 1200-1300 civarında bir eseri ziyaretçiyle buluşturabiliyoruz. Ancak envanterimizdeki eser sayısı 200 bine yakın. Bu 200 bin eserin içinde hazine koleksiyonundan kütüphaneye, hüsn-ü hat koleksiyonundan, padişah kıyafetlerine kadar 35'in üzerinden koleksiyon başlığı var. Burada gerçek anlamda bir hazineden söz ediyoruz. Bunların her birinin nadide örneklerini ziyaretçiyle buluşturmak için bir çabamız var. Bu çalışmalar, Enderun Avlusu'ndaki sergileme mekanlarının ilk etapta ziyaretçiyle buluşmasıyla başlayacak" açıklamasında bulundu. 

4. avluda bulunan yapıların da ziyaretçiyle buluşmasını planladıklarını belirten Yıldız, "Bu, saray kısmı ile ilgili olan. Sarayın binalarının bulunduğu kabaca 75 dönüm bir arazi var. Bunun dışında kalan 200 dönüm bahçemiz var. Bu bahçelerimiz Sarayburnu tarafındaki tarihi bahçeler. Daha evvelden de İncili Köşk, Gülhane Kasrı gibi belli tarihi yapıları bünyesinde bulundurmuş ama bugüne izi kalmamış. Bu bahçeler bugünkü haliyle bile çok önemli. Buralarda padişahlara ait çok önemli nişan taşları var. Tarihi nitelik taşıyan mimari ögeler var. Restorasyonları yapıldıktan sonra bu bahçeleri tarihinde ilk defa yerli ve yabancı ziyaretçiyle buluşturacağız" dedi. 

TMMOB'dan Topkapı Sarayı restorasyonu açıklaması: Bu kadar hız risk taşır!