İnşaat sektörü yeniden ivme kazanacak! 

İnşaat sektörü yeniden ivme kazanacak!  İnşaat sektörü yeniden ivme kazanacak! 

Büyük patronlar ve CEO'lar ekonomide hızlı bir yükselme havası var diyor. Ötelenen konut taleplerini satışa dönecek. Yılın ikin yarısının daha verimli geçmesi bekleniyor. 

Yöneticiler ve CEO'lara göre ekonomide hızlı bir yükselme havası var. Canlanma öncesi fırsatları yakalayanlar avantaj kazanacak. 2019 yılının ikinci yarısının konut sektörü için daha verimli verimli geçmesi bekleniyor. Para Dergisi'nde yer alan haberde, iş dünyası ekonominin gelecek yıllardaki durumunu değerlendi. 

 


"Hedefimiz kurumsal bir gayrimenkul sektörü"

Doç. Dr. Feyzullah YETGİN / GYODER Başkanı

"Türkiye'de gayrimenkul piyasasının talep yönü konjonktüre! olarak düşük olsa da önümüzdeki bir yılda sektör canlılık kazanacaktır. Yıllık 900 bin adet konut satışına ulaşılmasıyla, bitmiş konut stoku bir yılda, inşa halindeki konut stoku da iki yılda eritilebilir. Yeni düzenlemelerin katkısıyla birinci el konut satışının toplam satış içinde yüzde 65'e çıkarılması gerekiyor. Önümüzdeki süreçte sektörün sürdürülebilir bir yapıya kavuşması, şeffaflaşması, kurumsallaşması, etik kodların belirlenmesi, standardizasyon, mevzuat düzenlemeleri, işbirlikleri, gayrimenkul finansmanında çeşitlilik ve Anadolu'ya açılma faaliyetlerine önem verilecek. Yeni dönemde daha kurumsal bir gayrimenkul sektörü hedefliyoruz. Kamu kurumlan ve yerel yönetimlerle işbirliğini daha da geliştireeğiz. Gayrimenkul sektöründe sağlıklı büyüme için, ürün ve finansman çeşitliliği gerekiyor. Sektörün ihtiyaç duyduğu yabancı fonların Türkiye'ye gelmesinin yolunu açmalıyız. 2050’de ülkemizde daha sağlıklı, daha verimli, çevre dostu projelerin ve akıllı şehirlerin hayata geçirileceğine inanıyorum."

"Yılın ikinci yarısı daha verimli olacak"


Ziya YILMAZ / Dap Holding Yönetim Kurulu Başkanı

"Türkiye, onca konjonktürel gelişmeye rağmen potansiyelini yitirmeyen bir ülke. Son açıklanan enflasyon rakamının da son bir yılın en düşüğü olarak gelmesi ülke adına pozitif beklentileri artırdı. Gelişmiş ülkelerde de faiz indirim sinyalleri, gözleri tekrar gelişen ekonomilere çevirdi. Dolayısıyla ikinci yarının ekonomik açıdan ülkemiz adına daha verimli olacağını düşünüyorum. Dap olarak, geçtiğimiz yıl iki dev ihale aldık. Önce 1 milyar 763 milyon TL bedelle Nişantaşı ihalesini almış, akabinde 1 milyar 111 milyon 100 bin TL bedelle Çekmeköy ihalesini kazanmıştık. Bu sayede arsa stoğumuzu 700 bin metrekarenin üzerine çıkardık. Bu projelerimizi beş yıl içerisinde gerçekleştirip Avrupa’da da büyüme hikayemizi perçinlemek istiyoruz. Nitekim bizdeki know-how birçok ülke için halen aranan formül. Tarihi ve coğrafi güzellikleri ile asla unutulamayan bir konumdayız. Bunu genç nüfusumuz ve çalışkanlığımızla besliyoruz. Eğer dünyanın gittiği yönü de iyi kavrar ve dünyada bu anlamda markalaşır isek en güçlü yeni ekonomiler arasında adımızı yazdıracağımızdan eminim."

“2050'ye kadar en hızlı büyüyen ekonomi"


Ahmet Çelik/ Sinpaş GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili

"Yılın ikinci çeyreğinin daha hareketli geçeceğini umuyoruz. 2019, 2018'e göre daha iyi bir sene olacak. Araştırmalar, 2050'de 9.7 milyarlık dünya nüfusunun üçte ikisinin kentlerde yaşayacağını, İstanbul'un 11 yıl sonra 43 dünya mega kentinden biri olarak 17 milyon nüfusa ulaşacağını gösteriyor. Konut, ulaşım, enerji ve diğer altyapı sorunlarına bağlı olarak artan kentsel nüfuslarla birlikte istihdam, eğitim ve sağlık gibi temel hizmetlerin karşılanmasında güçlük çekileceğini öngörüyoruz. Ayrıca Amazon, Alphabet ve Facebook gibi teknoloji devlerinin de sektöre girmesiyle muazzam değişimler olacağını tahmin etmek zor değil. Araştırmalar Türkiye>nin 2050’ye kadar yüzde 3’lük oranla Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi olacağına işaret ediyor. Ülke olarak özel sektör veya kamu olsun, büyük sorumluluklar üstlenmek gerekiyor. Sinpaş olarak, çağdaş ve kalıcı olabilmenin yolunun doğa ve insan odaklı üretimden geçtiğine inanıyoruz. Projelerimizde yeşil bir dönemi başlatmak ve var olan çevreci projelerimizi daha da geliştirmek için çalışmalar yapıyoruz."


“Anadolu açılımımızı sürdüreceğiz"

Umut DURBAKAYIM / Teknik Yapı Yönetim Krl. Başkan Yardımcısı

"Her seçimde olduğu gibi konut alıcıları ve yatırımcıların seçim döneminde 'bekle-gör' şeklinde tavır sergilemesi, konut satışlarını olumsuz etkiledi. Seçimlerin bitmesiyle birlikte piyasaların daha da netleşmesi, konut talebini canlandıracaktır. Ancak ulusal makro ekonomik göstergelerin de düzelmesi gerektiğine inanıyoruz. Eğer faizler konusunda olumlu bir adım atılırsa, konut satışları geçen sene kadar olmazsa bile sektörü ayakta tutacak kadar artış gösterir. Ekonomik konjonktüre bağlı olarak konut üretimine ara vermeden
devam edeceğiz. İstanbul'da yapacağımız toplu yapılardaki ana hedefimiz kentsel dönüşüm kapsamında riskli yapılaşmanın yenilenmesi olacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı himayesinde, Emlak Konut GYO ve  TOKİ  öncülüğündeki projeleri yakından takip edeceğiz. Devam eden yıllarda ise yine Anadolu açılımımızı sürdüreceğiz. Başta  İzmir  olmak üzere Eğe ve Akdeniz bölgelerini yakından inceliyoruz. 2050 yılına vardığımızda, bugün inşa ettiğimiz projelerin karşısına geçip "iyi ki, yapmışım" diyerek gurur yaşamak istiyorum."


"Dinamizmimizle birçok ülkeden ayrışıyoruz"

Erden TİMUR/ Nef Yönetim Kurulu Başkanı

Türkiye’nin de içinde yer aldığı gelişmekte olan ülkelerde, 2003-2004 yılında başlayan parasal genişleme sektörümüzde de pozitif etki uyandırmıştı. Fed ve ECB'nin bugünlerde faiz indirimine gitme sinyali vermesiyle benzer bir eğilimin olabileceği ihtimali bile gelişmekte olan ülkelerin para birimlerini şimdiden etkilemeye başladı. Haziran ayı rakamlarına göre yıllık rakamlar bazında baktığımızda son bir yılın en düşük enflasyon rakamlarıyla karşı karşıyayız. Hem iç ve dış konjonktürel gelişmelere hem de parasal genişleme ihtimaline piyasa reaksiyonu olumlu olurken, dolar/TL kuru 200 günlük ortalama seviyelerine geriledi. Bu nedenle de TCMB faiz indirim ihtimali iyice artmış oldu. Dolayısıyla kurun düşmesi tüketici güven endeksine olumlu yansırken, faiz oranlarının aşağı çekilmesi de alım gücünün artması etkisiyle gayrimenkul sektörünü olumlu etkiler. Nüfusu genç ve dinamik bir ülke olarak birçok ülkeden ayrışıyoruz. Bu güçlü bir veri ancak bunu eğitim sistemimizi dönüştürerek, demokrasimizi ve hukukumuzu geliştirerek, teknoloji ve girişimciliğe önem vererek bunu başarabiliriz.

"Yeni yatırım fırsatlarıyla büyümeye devam"

H. İnanç KABADAYI / Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkanı

"Yerel seçimlerin sona ermesi ve kurdaki dalgalanmaların azalmasıyla yılın ikinci yarısında özellikle üçüncü çeyrek itibarıyla sektör oldukça hareket kazanacaktır. Sonbahar itibarıyla enflasyonda yaşanacak düşüş ile beraber konut kredi faizlerinde de düşüş olacağını ve özellikle iç pazarda talebin artacağını öngörüyorum.
Ege Yapı olarak, bu sene ve önümüzdeki sene inşaatı ve satışı devam eden projelerimize odaklandık. Tüm yatırımlarımıza iş planımız doğrultusunda hızla devam ediyoruz. Marka olarak artık konsept ve ünite sayısı bakımından daha butik, tasarım ve konforun öne çıktığı yaşam alanları tasarlıyoruz. Bizler önümüzdeki beş senelik dönemde proje teslimlerimiz, lansman planlamalarımız ve yeni yatırım fırsatlarını değerlendirerek büyümeyi hedefliyoruz. PWC’nin raporlarına göre, Türkiye 2050 yılına kadar Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomisi olacak. Türkiye 2050 yılında dünyanın en büyük ll’inci ekonomisi olabilir. Bunu sadece bizler değil, uluslararası araştırma ve denetim şirketleri de raporlarında belirtiyor."

"Hedefimiz yüzde 13 ihracat artışı"

Erdem ÇENESİZ / Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı

Sektörümüz 87 büyük sanayi işletmesi, binden fazla KOBİ, TÜİK verilerine göre 60 bin direkt çalışanı ve 300 binden fazla dolaylı istihdam yaratan büyük bir yapıdır. Sektörümüzün en büyük özelliği, her bölgede yaygın olması, şehirlerimize katkı sağlamaya devam etmekte. 2018 yılında 2017’ye kıyasla yüzde 12 ihracat büyümesi ile 1.2 milyar dolar ihracat seviyesine ulaştık. Bu yılın ilk beş ayında da doğalgaz maliyetlerindeki olağanüstü artışa rağmen ihracatımızı yüzde 6 artırdık, hedefimiz yüzde 13 artışla yılı tamamlamak. Önümüzdeki dönemde yoğun çabalarla bu artışı gerçekleştirmek için çalışıyoruz. Karo seramik ve vitrifiye seramik sektörünün iki ana koludur. Bu sektörlerde her 100 dolarlık ihracatın 83 doları ülkemizde kalmakta, bu başlı başına bir rekor. Sektörümüz, ülkemizin en temel sorunu olan cari açığın kapatılmasına çözüm üreten sektörlerden biri. Son 10 yılda ülkemize 6 milyar dolar net nakit döviz kazandırılmıştır.

"İhracat atağına kalktık"

Ferdi ERDOĞAN / Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı

İnşaat malzemesi sanayisi bu yıl ihracatta atağa kalktı. Otomotiv de dahil olmak üzere, ülkemize en yüksek katma değeri biz sağlıyoruz. Küresel Rekabet Endeksi'nde yer alan 140 ülkenin 115'ine ihracat gerçekleştiriyoruz. 2019 yılında sektörün ihracatının 23-24 milyar dolar bandında gerçekleşmesini bekliyoruz. Sektörde talebin daha istikrarlı ve kalıcı olması için ise yapı finansman sistemi tüm piyasa ve kurumlan ile kurulmalı.Dünyada 2050 yılında toplam nüfusun yüzde 70’inin kentlerde yaşayacağı ve 2 milyar insanın kentlere göç edeceği varsayılıyor. Ülkemizin 2023 hedefinde ise yüzde 85 kentleşme öngörülüyor. Altyapı, üstyapı, sosyal yapı yatırımları dünyadaki gibi ülkemizde de sürecek. Türkiye İMSAD sektöre yol gösterici olma vizyonu doğrultusunda, 2030'a kadar herkesin yeterli, güvenli ve uygun fiyatlı konutlara ve temel hizmetlere erişiminin sağlanması ve gecekondu mahallelerinin iyileştirilmesi yönündeki küresel sürdürülebilirlik hedefinin gerçekleşmesi adına üzerimize düşen görevleri yerine getireceğiz.

“Dört yeni projeye başladık”

Haluk HASANOĞLU / Hasanoğlu Şrkt. Grb. Yön. Krl. Bşk. Yardımcısı

Yerel seçim sürecinin tamamlanması ile yılın ikinci yarısının hükümetimizin yürüttüğü çalışmaların neticesini alacağımız bir dönem olacağına inanıyoruz. 2019’un ilk yarısına baktığımızda Hasanoğlu Şirketler Grubu olarak ekonomik anlamda planlarımızın doğrultusunda ilerlediğimizi söyleyebiliriz. Şirket olarak yabancı yatırımcılara yönelik kampanyalar düzenledik, etkinlikler de yer aldık. Bu çalışmalarımız sonucunda yurtiçinde durgun olan dönemi yabancıya yönelik satışlarımızla oldukça hareketli geçirdik. İnşaat sektöründeki 25 yıllık deneyimimiz ile pek çok projeye imza attık. Bu yıl Ispartakule'de iki, Bahçekent'te iki olmak üzere toplamda dört yeni projeye başlamaya hazırlanıyoruz. 2023 için 500 milyon TL, 10 yıl içinde ise 1 milyar TL'lik yatırım hedefliyoruz. 2050'de stratejik öneme sahip sektörlere sahip olan ülkemizin gelecek nesiller için daha sağlıklı, güvenli ve çevre dostu projeler geliştirerek, üreten, ihracat yapan bununla birlikte dünyanın en güçlü ekonomileri arasında yer alacağını düşünüyoruz.

"Ötelenen talepler satışa dönecek" 

Mert KUTLU / Lens Yapı Yönetim Kurulu Üyesi

İlk altı aylık ortalamaya baktığımız zaman aylık 100 bin konut satış bandının aşağısında kaldık. Yaz tatilinin bitmesiyle birlikte konut satışlarında ötelenen talebin satışa döneceği kanaatindeyim. Özellikle kamu bankalarının enflasyona endeksli konut kredisi sunmasıyla birlikte satışların bir nebze daha hareketlenebileceğini söyleyebiliriz. Enflasyonun beklenen rakamlara inmesi ve yapısal reformlarla birlikte piyasalardaki karamsar havanın dağılması konut satışı için önemli bir faktör. Özellikle ilk konut yatırımcısı için düşük faiz oranları, firma bünyesinde finansman ve uzun vadeli ödeme seçenekleri, konut satın alimim etkileyen en önemli faktör. Gelecekte finansman maliyetlerinin düşmesiyle konut satışları da doğru orantılı olarak artacaktır. Geliştirdiğimiz projelerle yaklaşık .,5 milyar TL ciro hedefliyoruz. Projelerimiz karma projeler olup konut ve ticari alanlardan oluşuyor. Türkiye'nin en büyük açık alışveriş merkezi olan Lens İstanbul projemizdeki ticari alanlar tamamıyla açık semt çarşısı ve cadde mağazaları olarak dizayn ettik.

“Avrupa'da en fazla konut Türkiye'de satılıyor"

Gökhan TAŞ / Coldwell Banker Türkiye Ülke Başkanı

Türkiye'nin de içinde yer aldığı gelişmekte olan ülkelerde ivme yukarı yönlü olmaya başladı. Haziran ayı rakamlarına göre yıllık rakamlar bazında baktığımızda son bir yılın en düşük enflasyon rakamları ile karşı karşıyayız. Bu nedenle de TCMB faiz indirim ihtimali arttı. Coldvvell Banker Türkiye olarak 2013’ten bu yana Türkiye’de faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Aradan geçen altı yılda, franchise ofisleri, ofis sahipleri ve gayrimenkul danışmanları ile birlikte büyük bir başarı hikayesi yazdık. Söz konusu dönemde şube sayısını 111'e yükselterek dünyanın en hızlı büyüyen master franchiseları arasında yer almayı başardık. Geçtiğimiz yıl Era Türkiye'yi satın alarak büyümemizi sürdürdük. Emlak sektörünün kurumsallaşacağına inanıyorum; bu sektörümüz açısından önemli bir potansiyel demek. Türkiye coğrafi konumu ve popülasyonu ile özellikle Avrupa kıtasından ayrışıyor. Avrupa kıtasında en fazla konut İngiltere’de satılıyor: 800 bin. Türkiye’de ise bu rakam 1.4 milyon. Ekonominin evrildiği yönü kaçırmaz isek güçlü ekonomiler arasında olacağımız bir gerçek.

"Kaliteli emlakçilik daha iyi yerlere gelecek"

Ulvi ÖZCAN / İstanbul Emlak Bro. Klb. [İSTEB] Yön. Krl. Başkanı

2019’un geçen altı aylık dönemi, ilk yarıya göre daha da durgun geçiyor. Konut sektöründe birinci ve ikinci el satışların 2019’un geçtiğimiz yılın aynı dönemleriyle kıyaslandığında çok daha azalmış durumda. Bununla birlikte yabancıya satışta bir artış olduğunu, bu konuda döviz artışı ve Türkiye'de 250 bin dolar üzerinde konut alımı yapanlara vatandaşlık verilmesinin etkisi olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde son 10-15 yılda yaşadığımız büyümenin inşaat ve perakende ağırlıklı olduğunu düşünürsek, son yıllarda yaşadığımız fınansal sıkıntıların kaynağının da bu sektörlerin büyümesinin sürdürülebilir olmamasından kaynaklandığını görebiliriz. Çünkü biz inşaat sektörüne üretimi arz, ihtiyacı talep gibi bir yanılgıya düştük.
Oysa arz üretim, talep satın alma gücüdür. Mesleğe başladığım 1995’den bu yana olan değişme ve gelişmeleri gözden geçirdiğimizde rekabet ve dünyayla entegrasyon artıkça ve dünya standartlarında bir düzenlemeyle kaliteli emlakçiliğin 2050'lere kalmadan daha iyi yerlere geleceğini düşünüyorum.

"İşyeri ve ofis ihtiyaçları azalacak"

Mustafa Hakan ÖZELMACIKLI / Altın Emlak Genel Müdürü

Gayrimenkul sektörü Türkiye'nin lokomotifi ve sektördeki birçok sektördeki iş hacmini etkiliyor. Faizler ve döviz yüzde 10 seviyesinde değer kazancı sağlarken, özellikle altında yatırımcı yüzde 20 seviyesinde gelirler elde etti. Riski az olan yatırım araçlarının bu seviyede değer kazanması, yatırımcıyı gayrimenkul piyasalarından uzaklaştırdı. Bunun yanı sıra inşaat sektörü güven endeksi 50 seviyelerine kadar düştü. Hatta alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi son endekste yüzde 2.8 azalarak 37.3 oldu. Fiyatların geriye gelmesi ile düşen amortisman süreleri, bazı yatırımcıları orta vadede yüksek değer artışı sağlayabilecek alımlara yönlendirdi. Yeni dönemde gayrimenkul sektörü dijital dönüşüm içinde. Emlak pazarlama tarafında gayrimenkule ilişkin araştırmalar artık internet üzerinden başlıyor ve bu aramaların yüzde 77’si mobil üzerinden gerçekleşiyor. Önümüzdeki yıllarda bu işlemlerin tamamen djjitalleşeceğini, hatta GABORAS (Gayrimenkul Borsası) ile gayrimenkullerin tamamen menkul kıymete dönüşeceği bir değişim bizi bekliyor.

“Teknoloji atılımına önem verilmeli"

Görkem ÖĞÜT / Endeksa CEO'su

Yılın ikinci yarısında sektörün daha iyiye gideceğini düşünüyoruz. Otomatik gayrimenkul değerleme ve gayrimenkul teknolojilerindeki değişim, tüm dünyanın gündeminde. Endeksa olarak ürettiğimiz teknoloji ve değerleme altyapısının dünyadaki örnekleri ile karşılaştırıldığında oldukça gelişmiş olduğunu görüyoruz ve önümüzdeki yılarda başta Avrupa olmak üzere diğer ülkelerde de hizmet veren bir platform olmayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz dönemde teknolojinin nasıl bir sermaye akışı yarattığını hep beraber gözlemledik. Bu anlamda, yüksek teknoloji üretimine yönelik atılımların artması gerektiğini hepimiz biliyoruz. Bu adımların da temelini nitelikli kaynak oluşturuyor. Teknoloji atılımına önem vererek, nitelikli kaynak için eğitim sistemimizi geliştirerek gelecek ekonomik kalkınma döneminden en yüksek kazanç sağlayarak çıkmamız gerekiyor. Güney Kore gibi bunu başarmış ülkeleri de iyi analiz edip, bu yönde adımları tamamlarsak, 2050'de bizden sonraki nesil çok daha farklı konuları konuşuyor olacak. Türkiye'nin bunu başaracağına inancımız tam.

“2050'de Türkiye'yi kimse tutamaz"

Cansel Turgut YAZICI / Eva Gayrimenkul Değerleme Gnl. Müdürü

Konut kredi faiz oranlarının yüksek olduğu bir dönemden geçiyoruz. Faiz oranının yüzde 2'nin altına inmesiyle sektörde hafif bir canlanma yaşasak da eski günleri yakalamaktan çok uzağız. Türkiye’de gayrimenkul piyasasının talep yönü konjonktürel olarak düşük olsa dahi, önümüzdeki bu süreci tahmin etmek kolay değil, sektörün tekrar canlılık kazanacağı şüphesiz. Üstelik kentsel dönüşüm, nüfus artışı ve temel ihtiyaçlar nedeniyle Türkiye'deki konut talebi daha uzun yıllar devam edecek. Bu geçici bir durum, ama ne kadar sürede geçeceğini bilmiyoruz. Değerleme sektöründe çalışan bir firma olarak daha teknolojiye dayalı değerleme yapma hedeflerimiz var. Verilerin analizi konusunda çalışmalar yapsak da, bu dönemde bu tür yatırımlara kaynak ayırmak kolay değil. Genç nesil doğru kanalize edilirse 2050'de Türkiye'yi kimse tutamaz. Dinamik, yeniliğe açık ve esnek çalışabilen birjenerasyonumuz var. Onları bilim ve eğitimle geliştirmeli, enerjilerini doğru yönlendirmeliyiz. 0 zaman bu işgücünü ve zekayı kimsenin geçemeyeceğini ve Türkiye’nin çok aydınlık günleri olacağını düşünüyorum.

“Sektör yeniden ivme kazanacaktır"

Nusret Kayhan APAYDIN / Ortadoğu Holding İcra Krl. Üyesi

İnşaat sektöründe 2017'den bu yana gözlemlenen daralma, 2019’un ilk ayında da devam etti. Bu gayrimenkuldeki satışları zayıflattı. Yeni konut satışları, 2018’e göre yüzde 30 geriledi. Konut kredili satışlar ise toplam içerisinde yüzde 10'un altında. Aylar itibarıyla alınan yapı ruhsatları, yapı kullanma izin belgeleri ve tapular, bu gelişmeyi gözler önüne sermekte. Ortadoğu Holding İnşaat Grubu olarak yakın dönemde tamamladığımız Resim İstanbul, Resim Eyüp ve Resim Kağıthane projelerimizde kalan son konutlarımızın satışı devam ediyor. Her yıl "Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitleri" listesine Türkiye 46 firması ile Çin'in ardından ikinci olarak giriyor. ABD'nin üçüncü sırada olduğu bu tablo, ülkemiz için olağanüstü bir başarı. Ekonomik daralma ve büyüme oranlarındaki düşüş inşaat sektörünü de fazlasıyla etkilemiş durumda. Önümüzdeki süreçte bir dengelenmenin ardından arz karşısında talebin tekrar güçlenerek sektöre yeni bir ivme kazandıracağını söylemek hiç de zor olmayacaktır.