17 / 08 / 2022

İstanbul Şehir Üniversitesi'nin hazin hikayesi!

İstanbul Şehir Üniversitesi'nin hazin hikayesi!

Köşe yazarı Burhanettin Duran, "İstanbul Şehir Üniversitesi meselesinin geldiği nokta hazin. Hazin diyorum, gerçekten bin bir emekle kurulan ve kaliteli bir kadroya sahip Şehir Üniversitesi bu aşamaya gelmemeliydi" diyor...



Sabah Gazetesi yazarlarından Burhanettin Duran bugün köşesinde "Erdoğan'ın Macros eleştirisi" başlıklı yazısında İstanbul Şehir Üniversitesi meselesini kaleme aldı. İşte yazının detayları;

Şehrin hazin hikayesi

İstanbul Şehir Üniversitesi meselesinin geldiği nokta hazin.

Hazin diyorum, gerçekten bin bir emekle kurulan ve kaliteli bir kadroya sahip Şehir Üniversitesi bu aşamaya gelmemeliydi.

Görünen o ki, Dragos kampüsü olgusunun yönetilememesi üniversiteyi mali iflas noktasına getirdi.

Bunu da üniversiteye en başında finansal destek veren Murat Ülker'in yaptığı açıklama gösterdi.

Aslında bir vakıf üniversitesi yatırımı bir dizi yönetsel hata ile içinden çıkılamayacak bir soruna dönüştü.

İlk hata, diğer üniversitelere de yapılan arazi tahsisinin Danıştay tarafından iptal edilmesinden sonra yapıldı.

Hiçbir üniversiteye yapılmadığı şekilde arazi bedelsiz olarak kurucu vakfa devredildi.

İkinci hata da davalı araziye harcanan paralardı.

Danıştay, 290 dönümlük arazi üzerinde binaların olduğu kısmın devrini iptal edince Halkbank'tan alınan kredi de ortada kaldı.

Öğrenci kotalarına ulaşamayan üniversitenin borçlarını ödeme noktasında bir çıkış yolu bulamaması mali iflası kesinleştirdi.

Bugün, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 417 milyona ulaştığını söylediği alacağı Halkbank'ın nasıl alacağı bile belli değil.

Üniversite yönetimi mali sorunlarını yönetemediği gibi üçüncü bir hatayı da süreç yönetiminde yaptı.

"Üniversiteme dokunma" kampanyasıyla süreci siyasallaştırdı.

Devrin iptalinde katkısı olan CHP çevrelerinin meseleyi iktidara muhalefet yapma alanına çevirmesini kabullendi.

Dahası, muhafazakar kesimlere mesele, Ahmet Davutoğlu'nun kuracağı yeni partiye "bedel ödetme" hamlesi olarak sunuldu.

Hatta kimileri olayı İslam dünyasının neden geri kaldığına örnek olarak verdi.

Bu son durum, kötü yönetim ve mali iflas gerçekliğini kapatacak bir yaklaşım değil.

En fazla, yükü iktidara atma çabası olarak görülür.

Erdoğan ise mali durumun detaylarını paylaşarak "siyasallaştırma" sürecine en üst düzeyde tepki koydu.

Hami üniversitenin devreye girmesiyle akademisyenlerin ve öğrencilerin mağdur olmaması sağlanacaktır.

Ancak bu hazin hikaye, siyasetin polemik konusu olarak bir süre daha konuşulacak.

5 vakıf üniversitesine 1 milyon 700 bin metrekare arazi tahsisi yapıldı!

Şehir Üniversitesi arsasında tartışma büyüyor!

Şehir Üniversitesi'ne daha fazla kötülük yapmayın!