İstanbul'da binalar çatırdıyor!

İstanbul'da binalar çatırdıyor! İstanbul'da binalar çatırdıyor!

Beklenen büyük Marmara depremi, İstanbul'un kalitesiz yapı stoku verilerine dikkat çekiyor. İstanbul’da 20 yaş üstü 3 milyon 270 bin konut bulunuyor, 3 milyon 270 bin konuttan sadece 1 milyon 11 bini sigortalı.



Bilim insanlarının ‘Deprem her gün daha da hızlı yaklaşıyor’ uyarıları artıyor. 16 milyonluk İstanbul’la ilgili korkutan veriler, Türkiye’nin önündeki en acil gündemin deprem olduğunu çarpıcı şekilde anımsattı: 20 yaş üstü 817 bin, 40 yaş üstü 262 bin bina bulunuyor. Gölcük felaketinden sonra geçen 20 yılda binalarda sigorta oranı 3’te 1’lere bile yükselmedi. Yapıların yalnızca yüzde 5’inde güçlendirme yapıldı. 

Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, “30 yıl denilen süre 10 yıla düştü. İstanbul için zaman geçtikçe daralıyor” uyarısıyla depremin kapıda olduğunu bir kez daha anlaşıldı. Karar'da yer alan habere; 16 milyon kişinin yaşadığı metropoldeki yapıların durumu ise tehlikenin boyutunu artırıyor. Deprem Güçlendirme Derneği Başkanı Sinan Türkkan, İstanbul’da 2000 ve öncesi yapılan bina sayısının 817 bin 339 olduğuna dikkat çekti. 

ÇÜRÜK YAPILARDAKİ 3.5 MİLYON KİŞİ RİSK ALTINDA

Türkkan “Bunlardan 3 milyon 270 bini konut. 1980 ve öncesi olan binalarda 3.5 milyon insan yaşıyor” dedi. DASK verilerini işaret eden Türkkan, 1999 depreminden sonraki 20 yılda Türkiye’deki sigortalı konut sayısının ancak yüzde 50’yi bulduğunu belirtti. İstanbul’da 20 yaş üstü 3 milyon 270 bin konutun sadece 1 milyonunun sigortalı olduğunu vurgulayarak “Vahim olan bu binaların yalnızca yüzde 5’lik kısmına güçlendirme desteği yapılması” iye konuştu.

Türkiye’nin kalbi İstanbul’da yaklaşan büyük depreme rağmen istenilen adımlar atılmadı. Şehirde 20 yaş üstü 817 bin, 40 yaş üstü ise 262 bin bina bulunuyor. Binalarda sigorta oranı 3’te 1’lere bile ulaşmamışken güçlendirme oranı ise sadece yüzde 5’lerde oldu.

Deprem Güçlendirme Derneği (DEGÜDER) Başkanı Sinan Türkkan, İstanbul’da 2000 ve öncesi yıllarda yapılan bina sayısının 817 bin 339 olduğunu belirterek, bu binalarda 3 milyon 270 bin adet konut olduğunu dile getirdi. Türkkan, son zamanlarda artan depremlerin yaşlı ve riskli konut stokunu ise yeniden akıllara getirdiğini kaydetti. 

Türkkan, 1999’daki Marmara Depremi’nden sonra Eylül 2000’de Zorunlu Deprem Sigortası uygulamasının başlatıldığınıdile getirerek, “Uygulama başladığı dönemden bu yana geçen 20 yılda ülkedeki deprem sigortalı konut sayısı ancak yüzde 50’yi bulabildi. Hala diğer yarıya yakınlık kısmında ise sigorta yok. Bu çok üzücü bir durum” ifadelerini kullandı. Türkkan, DASK verilerine göre, İstanbul’da 20 yaş üstü 3 milyon 270 bin konutun ise sadece yüzde 31’ine denk gelen 1 milyon 11 bininin deprem sigortasının bulunduğunun özellikle altını çizdi. Türkkan, “Bir diğer deyişle; kentteki 20 yaş ve üstü konutların 3’te 2’sinden fazlasının depreme ve neden olduğu afetlere karşı sigortası bulunmuyor. İstanbul gibi her an deprem olma ihtimali bulunan, deprem gerçeğiyle yaşamak zorunda olduğumuz bir kentte hele hele yaşlı tabir edilebilecek konutlarda söz konusu oran çok ama çok düşük kalıyor” şeklinde konuştu.

Türkkan, Türkiye’nin dünyadaki ilk 10 deprem ülkesinden biri olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: 

"Çalışmalarımıza göre; İstanbul’da 40 yaş üstü, yani yapım yılı 1980 ve öncesi olan bina sayısı 262 bin 665. Yapım yılı 1980 ve öncesi olan binalarda 3.5 milyon insan yaşıyor. Vahim olan bu binaların yalnızda yüzde 5’lik kısmına güçlendirme desteği yapılmış olması. Bu yapılarda deprem güçlendirmesi dışında sigorta yaptırılmasıyla ilgili dahi yeterli bilinç oluşmamış durumda. Türkiye’de hem zorunlu deprem sigortası yapılması hem de riskli konutların güçlendirilmesi konusunda faaliyetlere hız verilmeli ve daha fazla aksiyon alınmalı."

YANLIŞ DÖNÜŞÜM İSTANBULLUYU KORKUTTU

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’un en büyük sorununun şu an deprem olduğuna dikkat çekti. Hükümetin yanlış kentsel dönüşüm politikaları sebebiyle sağlıklı bir dönüşüm sürecinin yapılamadığına vurgu yapan Ekrem İmamoğlu, “Kentsel dönüşüm kavramının toplumda itibarı ne yazık ki çok düşük. Biz, bir mahalleye gidelim; buraya kentsel dönüşüm getireceğiz diyelim, o gece milletin uykuları kaçıyor. Çünkü, bir yerlerde büyük yanlışlar yapılmış. Depremin olduğu bir yerde ve buna çaresi olduğu düşünülen ‘kentsel dönüşüm gelecek’, dendiğinde sevineceğine, ‘eyvah n’olacağız’ diye dert edinen yüz binlerce insan var İstanbul’da” diye konuştu. 

ISI YALITIMI YAPILAN KONUTLAR SATIŞ ESNASINDA SAHİBİNE EN AZ YÜZDE 15 DAHA FAZLA GETİRİ SAĞLIYOR

Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği (VERİMDER) İcra Kurulu Başkanı Emre Alkin, Isı yalıtımının tüketicilere özellikle konut satışlarında büyük avantaj sağladığına işaret etti. 

Alkin, “Binaların uzun ömürlü olmasını sağlayan ısı yalıtımı, kısa vadede konutun satış değerini de artırıyor. Dış cephe ısı yalıtımı yapılan konut, yaklaşık yüzde 15 değer kazanıyor. Tüketicinin satın aldığı 500 bin liralık konuta ortalama 7 bin 500 liralık ısı yalıtım uygulaması yapıldığında konutun değeri 75 bin lira artıyor. Tüketici, ısı yalıtımı için harcadığının 10 katını konut değer artışı olarak geri kazanıyor” değerlendirmesinde bulundu. Alkin, 1 Ocak’ta zorunlu hale gelen Enerji Kimlik Belgesi’nde (EKB) yüksek derece almanın da önemli bir adımı olduğunu söyledi. Söz konusu belgenin alım, satım ve kiralama işlemlerinde binaların değerini artırdığını vurgulayan Alkin, “Enerji Kimlik Belgesi, binalar için referans oluşturuyor. Konut satışının yanı sıra oturulan evin EKB sınıflandırmasında düşük çıkması durumunda tüketicinin daha fazla vergi ödemesine neden oluyor. Bu belgeye sahip olmayan binalara yapı ruhsatı verilemiyor ya da kiralama işlemi yapılamıyor. Türkiye’de ise ne yazık ki konut stoğunun yalnızca yüzde 10’luk kısmında standartlara uygun ısı yalıtımı yapılmış durumda” ifadelerini kullandı.  

Büyük İstanbul depreminde 48 bin bina ağır hasar görecek!

Prof. Dr. Naci Görür: İstanbul depremi için son zaman dilimindeyiz!

İstanbul depremi pusuda bekliyor!