Kırşehir depremleri üzerine çalışma yapılmalı!

Kırşehir depremleri üzerine çalışma yapılmalı! Kırşehir depremleri üzerine çalışma yapılmalı!

Ahi Evran Üniversitesi Jeoloji Bölüm Başkanı Yrd.DoçDr. Zeynel Başıbüyük, Kırşehir ve çevresinde aktif fay hatlarının olduğunu belirterek, bu bölgede detaylı çalışma yapılması gerektiğini söyledi.

Ahi Evran Üniversitesi (AEÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Jeoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç Dr. Zeynel Başıbüyük, Kırşehir ve çevresinde aktif fay hatlarının olduğunu belirterek, bu bölgede detaylı çalışma yapılması gerektiğini söyledi.


Başıbüyük yaptığı açıklamada, geçen hafta Kırşehir'in Çiçekdağı ilçesinde 5,0 ve yaklaşık 3 yıl önce de Kaman ilçesinde 4,5 büyüklüğündeki depremlerin dikkatlice izlendiğini belirtti.


Kırşehir'in büyük bölümünün 1. derece deprem bölgesinde yer aldığını anımsatan Başıbüyük, ancak bunların bilinen Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay zonlarından bağımsız olduğuna dikkati çekti.


Geçmişte Kırşehir'de orta ve küçük şiddette depremlerin yaşandığını belirten Başıbüyük, bunların en büyüğünün 1938 yılında meydana gelen ve yaklaşık 150 kişinin öldüğü 6,6 büyüklüğündeki Akpınar depremi olduğunu anımsattı.


İl genelinde Akpınar-Kırıkkale arasında diri bir fayın olduğunun bilindiğine işaret eden Başıbüyük, "2012'de Kaman'daki 4,5 ve Akpınar'daki 5 şiddetindeki depremler bu bölgelerde de aktif fayların olduğuna işaret etmektedir. Bu nedenle bu bölgelerde detaylı çalışmaların yapılması önem arz etmektedir. Akpınar ve Çiçekdağı'ndaki faylar büyük bir fay zonunun parçaları değil, bunlar bağımsız ve küçük fay hatları" diye konuştu.


Arap Yarımadası'nın Türkiye'yi Avrasya'ya doğru sıkıştırmasından dolayı Anadolu'nun batıya doğru hareketin söz konusu olduğuna dikkati çeken Başıbüyük, bunun depremlerle hissedildiğini dile getirerek, şunları kaydetti:


"Batıya doğru bir hareket var. Bunu sağlayan kuzeyde Kuzey Anadolu fay zonu, güneyde de Doğu Anadolu fay zonu. Bu hareketlenmeler basınç ve stresten kaynaklanan enerjinin deprem olarak açığa çıkması. Depremin şiddetini bu açığa çıkan enerjinin miktarı oluşturuyor. Yüksek miktarda birikip büyük parçalı bir kırığın hareket halinde olmasıyla şiddet artıyor. Yüzeye yaklaştıkça hissettiğimiz şiddet daha fazla artıyor."


"Küçük depremler büyük fay kırılmalarını engelliyor "


Orta Anadolu'daki faylarda büyük kırılmalar beklenmediğinin altını çizen Başıbüyük, "Küçük depremler enerjiyi boşalttığı için daha büyük bir depremi engelliyor. Küçük fay kırılmaları da enerjinin boşalmasına neden oluyor. Küçük depremler büyük fay kırılmalarını engelliyor"dedi.


Kırşehir genelindeki yapısal jeoloji çalışmaları ve geçmiş yıllarda meydana gelen depremler birlikte değerlendirildiğinde özellikle batı ve kuzeyindeki bölgelerde küçük ve orta şiddetli depremlerin daha sonra da meydana gelebileceğini vurgulayan Başıbüyük, bölgedeki depremler üzerinde ciddi çalışmalar yapılması gerektiğini belirterek, ilgili kuruluşların işbirliğinde analizlerin yapılabileceğini kaydetti.


Başıbüyük, büyük can ve mal kaybına neden olabilecek bir deprem beklemediklerini ifade ederek, "Depremin olmasını engelleyebilme veya oluşacağı zamanı çok öncesinden belirleyebilme şansımız ne yazık ki yok. Bu nedenle depremle yaşamaya alışmak, depreme dayanıklı yapılar inşa etmek, gerekli önlem ve tedbirleri almak zorundayız" ifadelerini kullandı.


AA