Laz müteahhit Orhan Aydoğan Princess Otel’in kumarhanesini müzik stüdyosuna çevirdi!

Laz müteahhit Orhan Aydoğan Princess Otel’in kumarhanesini müzik stüdyosuna çevirdi!



Maslak’taki eski Princess Otel’in kumarhanesini 500 bin Euro yatırımla dünyada bir benzeri daha olmayan müzik stüdyosuna çeviren ‘laz müteahhit’, yüksek teknoloji sistemleri yerli-yabancı işadamlarına ve sanatçılara satıyor...


Maslak’taki eski Princess Otel’in kumarhanesini 500 bin Euro yatırımla dünyada bir benzeri daha olmayan müzik stüdyosuna çeviren ‘laz müteahhit’, yüksek teknoloji sistemleri yerli-yabancı işadamlarına ve sanatçılara satıyor.


Orhan Aydoğan... Bir çok Karadenizli gibi baba mesleği müteahhitliği seçen Rizeli bir inşaatçı. Ancak çocuk yaşta dayısının dinlediği plakların da etkisiyle müzik sevgisi zamanla hobisini iş olarak seçmesine neden oldu. 60 farklı marka ve 1.300 metrekare alanda kurduğu müzik stüdyosunda bir çok pahalı yüksek teknoloji ürün satıyor. Yabancı müşterilerinin yanı sıra Kenan İmirzalıoğlu, Sezen Aksu, Roberto Carlos gibi birçok ünlünün de yer aldığı Extreme Audio,’da bir çok şarkıcı da albümlerini dolduruyor. Orhan Aydoğan “Cep telefonlarımızdan, mp3 player’larımızdan, televizyondan ya da bilgisayardan ne yazık ki gerçek müziği dinleyemiyoruz. O yüzden laz müteahhitin biri böyle bir yer açmış, cd’sini alan gelsin” dedi.


-Aileden müteahhitsiniz. Dünyadan eşi benzeri olmayan bir müzik stüdyosu kurup da 60 markanın Türkiye distribütörü olmak da nereden çıktı?


Rize’nin bir köyünde doğdum ben, evde amcamın radyo merakı vardı, sürekli ajans dinlerdi. Onu hatırlıyorum. Müzik filan bilmezdim. Anne tarafım Of’lu, bir konak vardı ben orada kalmaya giderdim. Dayımın bir pikabı vardı o konakta, onu hep pikap dinlerken hatırlıyorum. Belki de onun etkisiyle müziği çok sevdim. Kahvede saz çalan birini gördüğümde durup dinlerdim. Zonguldak’a bazen konserler gelirdi, kaçırmaz giderdim. Hatta bir gün saz çalan bir adam benim bu merakımı fark etti ve ‘bu çocuk günün birinde müzisyen olacak’ dedi. Gerçi müzisyen olamadım ama müziğin içindeyim.


-Bu müzik merakı nereden geliyor? Müzikle tanışmanız nasıl oldu?


Zonguldak’ta okul yolunda bir odunlukta tek telli bir gitar gördüm, o gitarı istedim verdiler. Marangoza tamir ettirdim, akord filan yok tabii. Ama ben böylece gitar çalmayı öğrendim. Mahalle orkestrasını idare edebilecek seviyeye geldim. Pikaplarda, müzik setlerindeydi hep gözüm. Sonra üniversite eğitimi için İstanbul’a geldim. Bir yandan gitar, kanun, bir yandan ud çalıyordum biraz biraz okul dönemlerinde. Üniversite sonrası dönmedim memlekete, babamlar buraya geldi gıda işinin yanında başladık inşaata.


-Hikaye nasıl başladı?


İstanbul’da aile işimiz olan inşaatla devam ediyorduk. 5-6 katlı binalar yapıyorduk. Deprem oldu, sektör durdu. 2002’de ikinci el ses cihazları alıp satmaya başladık amca oğlu İrfan Aydoğan’la beraber, bir dükkan açtık ardından. Birkaç markayla başladık. Sonra İrfan inşaata devam etti, o inşaatı seviyordu. Ben hiç sevmezdim, ben de müzik işleriyle uğraşmaya başladım. Hobimi işe çevirmiştim. Hızla büyümeye başladık. Kozyatağı’ndan Avrupa yakasında da olmak için Maslak’a da geçtik. Bir yerimiz de Etiler’de.


-Extreme Audio’da neler yapıyorsunuz?


2002’de Extreme Audio’yu kurduk. Müzik ve sinema sistemleri alanında dünyaca ünlü markaların Türkiye’ye getiriyoruz. 60 markamız var. Akıllı ev otomasyon sistemlerinden dünyanın en kaliteli ‘marine audio’ markalarına kadar geniş bir ürün yelpazesine sahibiz. Burada hoparlör, pikap, amplifikatör, aksesuarlar bulunuyor. Ayrıca klasik müzik, dünya müziği, caz ve alternatif müziklerin de bulunduğu dünyanın önde gelen kayıtlarından oluşan ‘müzik odası’ ile CD ve LP arşivini sunuyoruz. Maslak’taki showroom’u iki yıl önce açtık. Eşi olmayan bir yer yaptık herkes görsün. Eski Princess Otel’in kumarhanesiydi, 500 bin euro’luk yatırım yaptık.


-Yani siz ‘illa müşteri olmak gerekmiyor, isteyen istediği filmi ya da cd’sini alsın gelsin’ diyorsunuz?


Showroom’un kapıları herkese açık. CD’lerinizi, plaklarını alıp demo odalarına kapanıp, gerçek müziği dinleyebilir isteyen. Para, pul da istemiyoruz. Lazın bir müteahhit böyle bir yer açmış. Herkes gelip görsün.


-Pahalı ürünler satıyorsunuz...


Hoparlör, amfi ve diğer ses cihazlarının fiyatları 1.000-150 bin euro arasında diyebiliriz. Ama 250 bin euro’luk çok özel hoparlörler de var. İsterseniz 1 milyona da yaparsınız... Bu sistemleri daha çok doktorlar alıyor. Ünlü iş adamları ve sanatçılar var bir de.


-Sektör nasıl?


Rakamlar çok sağlıklı değil ama görüntülü sistemleri katmadığımızda sadece seste yıllık 50 milyon lirayı geçmeyen bir pazar var. Bizim işte çok alım yok, ticari bir iş değil kısacası. Bu yılı 11 milyon lira ciroyla kapatmayı planlıyoruz. 2015 hedefim 20 milyon lira.


Dünyanın en iyi showroom’u


Extreme Audio; Absolute Sound dergisi tarafından “Dünyanın En İyi Showroom’u seçildi. 1.300 metrekareye yayılan showroom’da, büyüklükleri 20-80 metrekare arasında değişen ikisi sinema, 12 demo odası ve kurulu 40 müzik sistemi bulunuyor. Showroom’daki 12 demo odasının her biri klasik bir bestecinin adını taşıyor. Beethoven, Mozart, Vivaldi gibi...  Bir insan boyunda 330 kilo ağırlığındaki hoperlörler var. Orhan Aydoğan profesyonel mekanlarla çalışmadıklarını ancak otel ve yatlara sistemlerini verdiklerini söylüyor.


Fulya Erdem/ Star Gazetesi