Nihat Zeybekci: İzmir'in imar yönetmeliğine ihtiyacı var!

Nihat Zeybekci: İzmir'in imar yönetmeliğine ihtiyacı var! Nihat Zeybekci: İzmir'in imar yönetmeliğine ihtiyacı var!

Katıldığı canlı yayın programında önemli açıklamalarda bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Nihat Zeybekci, İzmir için imar yönetmeliği çıkarılması gerektiğini söyledi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Nihat Zeybekci, katıldığı canlı yayın programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Hürriyet'te yer alan habere göre;  Zeybekci,  İzmir  projeleriyle ilgili bilgiler verdi. İşte Zeybekci'nin açıklamalarından öne çıkanlar:

"BELEDİYELERDE AYRIMCILIK OLMAYACAK"

Bizim ilk yola çıkarkenki sloganımız oydu. "Gönüller yapmaya geldik" Bizim o sloganımızdan sonra partimizin de genel sloganı "gönül belediyeciliği" oldu. İzmir'i almaya değil, kendimizi vermeye geldik. Ben şunu taahhüt ediyorum, ayrımcılık yaptığınızda insanların karşısına çıkamazsınız. Belediyelerde kesinlikle ayrımcılık olmayacak. Az oy verdi, çok oy verdi... Allah da şahit olsun, milletimiz de şahit olsun,. Asla ayrıma gitmeyeceğiz.

Biz Kürt kardeşlerimizle, Boşnağıyla, Arnavutuyla, Yörüğüyle hep beraber bir şey yakaladık. Falancanın kalesi gibi bir noktada olmadıklarını görüyoruz. Blok oy olmayacak. Biz orada HDP'ye giden oy kadar, doğu ve güneydoğudan gelen vatandaşlarımızdan oy alacağız.

Halkın en çok şikayeti altyapı sorunları için. Varlık içinde yokluk çekiyor İzmir. Coğrafi avantajları, turizm avantajları, sanayi avantajları... Her anlamda avatajlı bir şehir...

İZMİR'DE ALTYAPI SORUNU

Hayvanların bile mutasyona uğradığı bir yer... Her yağmurda sel baskınları, kanalizasyon baskınları. Çünkü teknik bir problem var. Yağmur suları kanalizasyona verildiği için...

Karaburun, Çeşme, Alaçatı... Orada kanalizasyon yok. Direkt denize veriliyor. Çeşme'de Karaburun'da Mordoğan'da. Bunları dile getiriyorum. Bırakın orayı İzmir'in merkezinde göbeğinde doğrudan denize verilen kanalizasyonlar var. İzmir'de bir koku meselesi var ya. 

Toprağı ve denizi bir kere kirletirsiniz. Geri kazanması zordur. Bir kere kirletmeyi bırakmak lazım. Bunları ortaya çıkardığınızda dile getirdiğimizde şu andaki mevcut yerel yönetimlerin omuz silktiğini görüyorsunuz. "Bu sorunu ortadan kaldırmasak da İzmir bizi seçiyor" Bunların gözünde normal hale gelmiş.

İZMİR'DE TURİZM HEDEFİ

Turizmden Antalya'dan daha fazla kazanabiliriz. Antalya'da sadece deniz turizmi var. Ama İzmir'de deniz, kültür turizmi, spor turizmi, sağlık turizmi. Bizim 5 sene sonundaki hedefimiz İzmir'deki 4-5 yıldızlı otel kapasitesini üç katına çıkartmak. Antalya'nın 22'de 1'iyiz. Bunları yaptığınızda gerek sanayide, gerek turizm planlarını belirleyip bunu turizm yatırımcılarının önüne koyup 'gel' demek... 

Siz Karaburun'da Çeşme'de Seferihisar'daki altyapı sorunları ortada dururken orada bir turizm yatırımcısının gelmesini bekleyemezsiniz. Dünyanın en pahalı markalarından birisine ürün yapıyorsanız, o marka sizi öyle bir denetler ki, rakipleri onun işçi hakları, tabiat, çevre, koruma hassasiyetleri dışında üretildiğini bulursa dünya haritasından siler o markayı. 

Dünya markalarının İzmir'e geldiğinde, çöplerin derelerin denize akıtıldığının görüntülerini bir paylaşsa birisi o otel yerle bir olur. Bir şehir topyekün marka olur.
İzmirli kardeşlerimizin en büyük sıkıntılarından birisi otopark. Şu anda 14 bin otopark var. Biz 5 yıl içinde 80 bin yapacağız onu. 

PROJELERİN KAYNAĞI NE?

İşi bilmek lazım. Biz o şehrin katı atık problemini belediye bütçesinden para harcamadan yapacağız. Otoparklarla ilgili, kent merkezindeki değerli yerlerde, camilerin, okulların, kamu kurumlarının altları... Yer altına gireceğiz. Ulaşımla ilgili köprülü kavşakları biz yapacağız, yeşil alanları biz yapacağız. Çevre yolu ve tüm raylı sistemleri de alıp hükümete götüreceğiz. Yeter ki götürüp İzmir'in problemlerini taşımak lazım. 

Bugüne kadar belki bana bazı şeyleri birileri söyleyebilir ama bu adam çalışmıyor, verdiği sözün arkasında durmadı diyemez. Verdiğimiz sözler tutmayacağımız olmayacaktır.

DEPREME HAZIRLIK

Biz coğrafya olarak Ege; zaten Anadolu'nun en riskli deprem bölgesi. Maalesef şöyle bir şeyimiz var; kimseyi şikayet etmiyorum, siyaset yaparken de şu beceriksizdir, yapmadı yapamadı o beni ilgilendirmiyor. Seçileni hoş gördük seçenden ötürü. Diyelim ki benim halkım seçti, beş yıllık ruhsat verdi. O ruhsat süresinde benim ona saygı göstermek vazifemdir.

İzmir'de bizim deprem faylarımız hatlarımızla ilgili imar planlarına bunlar işlenmiş durumda değil. Çok ciddi risk altında olan yerlerimiz var. Mühendislik bunu çözüyor zaten. İlla fay hattı olmak zorunda değil, alüvyon hattı var. Orada toprak tabaka oluşmuş ama altı balçık. Altında çok sıkıntılı bir şey var.

"İZMİR'İN İMAR YÖNETMELİĞİ YOK"

Maalesef şöyle söyleyeyim, bunu bilenler bilir. Belediyecilik, şehir plancıları ve mimarlar bunu bilirler. İzmir'in imar yönetmeliği yok. Belki Türkiye'de böyle bir şehir kalmadı. Muhtemelen 81 ilin 78-79'unda; etrafındaki şehirleri sayayım. Muğlası'ndan Antalyası, Denizlisi Aydını Manisa Balıkesir Çanakkale'de tamamında imar yönetmelikleri var. İzmir'in yok. Neden dediğimiz zaten "ceketimi koysam bile İzmirli..." Umursamazlık var. İzmir halkı sorguluyor. İzmirli mazeretten de bıkmış. Anormal olan her şey normal hale gelmiş.''