08 / 08 / 2022

ODTÜ'den korkutan deprem açıklaması! 

ODTÜ'den korkutan deprem açıklaması! 

Geçtiğimiz günlerde yaşanan 5.7 şiddetindeki depremin ardından son dakika açıklamaları geliyor. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin ardından beklenen depreme ilişkin korkutan bir açıklama daha Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden geldi. 




İstanbul'da geçtiğimiz günlerde yaşanan Kandilli Rasathanesi verileriyle 5.7'lik depremin ardından köklü üniversitelerdeki akademisyenlerden son dakika deprem açıklamaları geliyor.  Sabah gazetesinde yer alan habere göre, son olarak Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden beklenen depreme ilişkin korkutan bir açıklama gelirken akademisyenler çok önemli bir detaya parmak bastı. İşte son dakika açıklamasına ilişkin merak edilen tüm detaylar…

ODTÜ İnşaat ve Jeoloji Mühendisliği bölümlerinin yaptığı ortak açıklamada, 26 Eylül tarihinde Marmara Denizi'nde meydana gelen deprem sonrası ortaya çıkan teknik verilerin değerlendirilmeye devam edildiği belirtildi.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından, 2 gün önce meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki depreme ilişkin, "Son deprem sonrası geometrisi daha net hale gelen bu fay bölümünün, boyutları göz önüne alındığında, 7'den büyük bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğu görülmektedir." değerlendirmeleri yapıldı.

Kamuoyuyla bir an önce paylaşmak üzere ilk görüşlerin sunulması için bir açıklama hazırlandığı belirtilen açıklamada, 26 Eylül tarihindeki depremin orta büyüklükte olduğu hatırlatıldı.

Kandilli Rasathanesi ve AFAD tarafından elde edilen ilk veriler doğrultusunda depremin Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun (KAFZ) Kumburgaz bölümünün batı ucunda meydana geldiğinin anlaşıldığı belirtilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Söz konusu depreme ve artçılarına ait ilksel çözümler, deprem sırasındaki hareketin yanal bileşenli olduğunu göstermiştir. KAFZ'ın Kumburgaz bölümünün uzun zamandır büyük bir depremle kırılmadığı ve güncel deprem aktivitesi açısından suskun olduğu bilinmektedir. Son deprem sonrası geometrisi daha net hale gelen bu fay bölümünün, boyutları göz önüne alındığında, 7'den büyük bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğu görülmektedir...

Mevcut teknik bilgi birikimiyle depremlerin oluş zamanının yönetilebilir bir hassasiyette ve güvenilir şekilde belirlenmesi bugün için mümkün değildir. Bu hususlara yönelik yapılan değerlendirmeler toplumu yanlış yönlendirebilmektedir."...

"ÖNLEMLERİN İVEDİLİKLE ALINMASI ÖNCELİĞİMİZ..."

Yapısal tasarım ve zemin koşullarının deprem sonrası hasarda belirleyici rol üstlendiğine dikkat çekilen açıklamada, "Yapıların ve temel sistemlerinin, olası bir depremde hasar riskinin disiplinler arası bir yaklaşımla hassas olarak belirlenmesi ve iyileştirici önlemlerin ivedilikle alınması önceliğimiz olmalıdır." ifadeleri yer aldı.

ODTÜ akademisyenlerinin açıklamasında, deprem sonrasında 500'e yakın binada hasar oluşmasına ilişkin de bazı değerlendirmeler yapıldı.

Betonarme yapılarda taşıyıcı özelliğe sahip kolon, kiriş, perde duvardaki ve bağlantılardaki hasarların yapısal açıdan öncelikli olarak önem taşıdığı ve uzmanlarca değerlendirilmesi gerektiği bildirilen açıklamada, yapısal olmayan tuğla gibi bölme duvarların, sıvaların hasarlarının ikincil öneme sahip olduğu ve katlar arası ötelenme ve kalıcı deformasyon seviyesi hakkında fikir verebileceği belirtildi.

"ÖNCEKİLERE GÖRE YENİLİKLER VE ÜSTÜNLÜKLER.."

Özellikle 1998, 2007 ve 2019 yıllarında yürürlüğe giren Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik'in, önceki yönetmeliklere göre yenilikler ve üstünlükler getirdiği bildirilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Türkiye Deprem Tehlike Haritası, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği, yapı denetim firmaları ve hazır beton kullanımının yaygınlaşması ile özellikle son 20 yıldır daha kaliteli ve dayanıklı inşaatların yapılması sağlandı. Bunların dışında kalan ve mühendislik hizmeti almamış yapıların kentsel dönüşüm kapsamında güçlendirilmesi ya da yıkılarak yenisinin yapılması memnuniyet verici...

"YAPILARIN GÜVENİLİRLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ..."

Yapıların güvenliğinin değerlendirilmesi ve güçlendirme tasarım çalışmaları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından akredite firmalar ve üniversitelerimizce yapılmaktadır. İnşaat Mühendisliği bölümümüzde 'burkulması önlenmiş çelik çaprazlar', karbon fiber, çelik ve betonarme manto, perde duvar, modüler panelle güçlendirme gibi uygulamalar geliştirilmekte ve uluslararası işbirlikleri kurulmaktadır.

Sürekli Yapısal Sağlık İzleme ile depremden hemen sonra dakikalar içinde hasar tespiti, akıllı ikaz sistemleri, köprü baraj ve tünel yapılarının deprem güvenlikleri gibi araştırmalarımız bulunmaktadır. Tecrübeli akademisyen kadromuzla geçmiş deprem tecrübelerimizi İstanbul da dahil olmak üzere ülkemizde farklı şehirlerde ve Pakistan, Mısır, Nepal, Nikaragua gibi ülkelerde yapılar, tarihi binalar, okullarda değerlendirmek ve güçlendirmek için kullanıyoruz. Betonarme yapıların yanı sıra, yığma, ahşap yapılar ve tarihi yapılarla ilgili de tecrübe birikimimize dayanarak yardıma açık olduğumuzu vurgulamak isteriz."

Yapılan açıklamada, ayrıca "Yaşanan son deprem, daha büyük bir afete hazırlıklı olmamız için önemli bir uyarıcı ve hatırlatıcı olmuştur. Vatandaşlarımızı, AFAD tarafından sunulan bilgiler dahilinde (örneğin https://afadem.afad.gov.tr/tr/2350/Afete- Hazir-Aile) hazırlık ve farkındalıklarını arttırmaya davet ediyor, bilim ve mühendislik ışığında uygulamalarla felaket kayıplarının minimize edilmesini diliyoruz." uyarısı da yapıldı.

 

Marmara'nın en son deprem haritası!