Ömer Faruk Çelik, Sinpaş GYO'nun finansal değerlerini açıklıyor! Tıklayın ve izleyin!

Ömer Faruk Çelik, Sinpaş GYO'nun finansal değerlerini açıklıyor! Tıklayın ve izleyin!


Sinpaş GYO İcra Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik, Sinpaş GYO'nun finansal değerlendirme toplantısında kameraların karşısına geçti. Çelik'in açıklamalarını www.havadanemlakvideo.com ekibi izledi ve kaydetti...


Sinpaş GYO İcra Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik'in açıklamalarını izlemek için tıklayın!

SİNPAŞ GYO, SEVEN GAYRİMENKUL'LE ORTA KESİME YILDA 1000 KONUT ÜRETECEK

Dört yılda yüzde 90 oranında büyüyen Sinpaş GYO, önümüzdeki beş yılda kamuoyu nezdindeki pahalı ve lüks konut üreten algısına orta gelir seviyesini içinde konut üretimi algısını ekleyecek. Kurumun Sinpaş çatısı altındaki hedefi 5 yılda 15 bin konut üretmek

2011 yılının dokuz aylık bilançosunun kamuoyu ile paylaşıldığı toplantıda konuşan Sinpaş GYO İcra Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik, mütekabiliyetten şirketin yeni vizyonlarnına kadar bir dizi açıklamada bulundu.

Gelecek 5 yıl için oluşturulan Sinpaş GYOnun farklı stratejisi hakkında bilgi veren Çelik, Yılda 1200-1500 konut yapan lüks ve pahalı konut üreticisi bir algımız var. Buna rağmen insanlar Sinpaş GYO dendiğinde bu konutları pahalı algılıyor. Oysa Bosphorus City projesinde herkesin oturabileceği konutlar ve ödeme yapabileceği sistemler var. Bu doğru yada yanlış, o başka bir konu. Bizde dedik ki Sinpaş GYOyu aynen koruyalım. Yılda yapacağımız konut sayısını 1500den 2000e çıkarılım. Beş senede 10 bin konut yapalım ve bu algıyı koruyalım diye konuştu.

ORGE GELİRLİYE DE KONUT ÜRETECEK

Sinpaş GYOya gelmeyen orta gelirlileri de çekmek için farklı yaklaşımlar sergilediklerini belirten Çelik, Bu kesim için Sinpaş kalitesinde konut üretmeli ve bu insanları da Sinpaş konutlarıyla buluşturmalıyız. Bunun için şirket organizasyon şemamızda bir değişikliğe gittik. Sinpaş GYO Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Seba Gacameri ve üst yönetimdeki bir kaç arkadaşımızı görevden alarak yeni bir sistem kurduk.  Seba Gacameri yeni kurduğumuz Seven Gayrimenkulün başına genel müdür olarak atadık.Yine bir takım değişiklikler yaparak yeni staratejie ile yola çıkmaya hazır hale geldik dedi.

Orta kesim için yapılan değişiklikleri aktarmaya devam eden Çelik, Seven Gayrimenkulün üzerinde Sancaktepede bir arazi var. Bu araziyi şirketin hisseleri ile satın almıştık. Dedik ki elimizde böyle bir şirket var. Bu şirket ile orta kesime ev üretelim, yeni bir marka oluşturalım, bu markayı senede bir konut ürecetecek bir alt yapıya ulaştıralım. Bir kaç yıl o organizasyon yapısı ile gidelim. Şirketin ikinci beş yılını da 5 yıl sonra konuşalım kararı aldık şeklinde konuştu.

5 YILDA 15 BIN KONUT PLANLAMASI

Yeni gayrimenkul şirketini alt yapısını tamamlandığını ve 2012 yılında hızlı bir şekilde devreye gereceğini belirten Çelik, Bayramdan sonra sanıyorum bir lansman yapılacak. Sinpaş GYO orta ve orta üst kesime konut üretirken Seven Gayrimenkulde orta kesime konut üretecek. Böylece 2 bini Sinpaş GYOdan, 1000i de Seven Gayrimenkulden olmak üzere yılda 3 bin konut üreteceğiz. Eğer becerebilirsek önümüzdeki 5 yılı da 15 bin konutla kapatmayı düşünüyoruz şeklinde konuştu.

İstanbuldaki konut arzının fazlalağı konusuna da cevap veren Çelik, İstanbulda yüzde 90 oranında konut fazlası yok. Belli bölgelerde arz fazlasından doğan stoklar olabilir ama bu çok az. Çünkü İstanbulda Anadolu yakısındaki fazlalağın Avrupa yakasına, Küçükçekmecedeki projenin Zeytinburnundaki konut projesine etkisi yok. Buralarda yatırımcılardan bahsedebiliriz, oturanlardan bahsedemeyiz. Onun için lokasyon olarak bakmak lazım konut stokuna dedi.

ORTA KESİME KONUTU YABANCILAR TAVSİYE ETTİ

Orta gelirli konut konusuna neden yöneldiklerine de açıklayan Çelik, Yabancı yatırımcılar Türkiyedeki konut sektörünü inceleyip yıllık 600 bin konut üretiminden 500 bininin satılması üzerine kimlerin bu konutları aldığını sordular. Bizde orta kesim alıyor dedik. O zaman neden onlara dönük konut üretmediğimizi sordular. Çünkü üretilen konutların yüzde 10u üst gelir grubuna olmak üzere yıllık 50 bin, yüzde 60ı da orta sınıf ve sosyal konutlar olarak olmak üzere 300 bin konut demek. Yıllık 500 bin konutun satıldığını düşünürsek bizim orta-üst segment dediğimiz kesimin 150 bin konut alıcısı var. Biz her yıl 1200 konut satıyoruz. Birde bizde konut almak istemesine rağmen alamayan, aile yapısı uyumlu olmayan bir kesimin date basesi birikti elimizde O zaman bu pazardan (350 bin konutluk pazardan) yıllık 1000 konutluk bir dilim almak için yola çıktık diye konuştu.

Türkiye ekonomisi ve diğer konularda da bilgi aktaran Çelik, şöyle konuştu:

2009a halen ulaşılamadı

2009 yılında dünya ekonomisinde bir türbülans  olduğu ve ekonomiyi canlandırmak, konut ve inşaat sektörü teşvik edildi. Devletin yaptığı tapu harcındaki bir puanlık bir indirimin bile konut satışlarına etkisi çok büyük oldu. Biz konut fiyatında yüzde 10 indirim yapsak bile bu kadar etkili olmuyor. Devletin bir puanlık indiriminde herkes ev almaya gidiyor. Türkiyede 2009 yılında satılan konut sayısına ekonominin bu kadar iyi olmasına rağmen 2011 yılında halen gelemedik.

Türkiye ekonomisinin büyütülmesi için 1934 yılında yapılan tabu kanunu ile ekonomi yönetilemez. Yeni bir şeyler yapmak gerek. Bir sürü harç ödeniyor sektörde. Sadece bunlar sadeleştirilse bile sektör 2009 yılındaki seviyesine gelir.

Sinpaş borçla çalışan bir kurum  değil. Bize biraz borçlanmamız tavsiye edildi. Bizde kısmi bir risk aldık ve döviz kuru durağan olduğu bir için bir miktar dövizle borçlandık. Fakat Türkiye ekonomisi 4-5 yılda bir duvara çarpıyor. Son 2008 krizinde Avrupa bankaları da dökülmeye başlayınca yüzde 80 borçla çalışmanın o kadarda iyi bir şey olmadığı anlaşıldı.

1934 YAPIMI TAPU KANUNU BUGÜNÜN IHTIYAÇLARINA CEVAP VEREMIYOR

Mütekabiliyeti kanununu inşaat sektörü 2009 yılından beri söylüyor. Tapu kadastro kanunu yapılırken Türkiye Cumhuriyeti yeni kurulduğu için dik durmaya ihtiyacı vardı. Onun için kendi vatandaşının gidip gayrimenkul alabileceği ülkeler ile mütekabiliyet oluşturuldu. 2009 yılına kadar sistem sorunsuz işledi. Zaten o zamana kadar  sektörün ürettiği konut sayısı çok azdı ve tükiticisi de türk vatandaşları idi. Fakat devir değişti. 2009 yılı krizi ile Avrupalı ülkelerin vatandaşları kendi ülkelerinde gayrimenkul fiyatları düştüğü ve kendilerini geçindiremedikleri için Türkiyedeki konutlarını da sattılar.

Oysa şimdi para yeni gelişmekte olan demirperde ülkelerinde ya da krallıkla yönetilen demokrasisi gelişmemiş körfez ülkelerinde. Bu ülktelerde Türkiyeye karşı teveccüh de var. Birde bu ülkelerde toprak devletin yada kralın. Türkler orada gidip ev yapabiliyor ya da üst kullanım hakkı elde edebiliyorlar. Ama satın alamadıkları için onların vatandaşları da Türkiyeden konut alamıyor. Bizde bunun 1934te doğru olduğunu, 2011de geçerliliğini kaybettiğini ve yeni düzenleme yapılması gerektiğini dile getiriyoruz. Özgüvenli ve dik duruşumuzu bozmayarak onların Türkiyeden konut edinmelerine izin vermeliyiz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu konuda harekete geçti. Sonucunu bekliyoruz.

NAKİT AKIŞI SAĞLANMALI

İnşaat firmaları olarak kriz zamanlarında müşterinin bankaya gitmek istememesi üzerine bizde vadelendirmeye gidiyoruz. Bu, yeni ve çok olumsuz değil. Fakat nakit akışı ve finansman sağlanmasında sorun çıkmamalı.

Hüseyin Belibağlı / Emlakkulisi.com