Sinop Cezaevi'nin otel olmasına karşı çıkılıyor

Sinop Cezaevi'nin otel olmasına karşı çıkılıyor Sinop Cezaevi'nin otel olmasına karşı çıkılıyor

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün tarihi Sinop Cezaevi'nin otel-müzeye dönüştürülme önerisine karşı çıkıldı


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün tarihi Sinop Cezaevi'nin otel-müzeye dönüştürülme önerisine, hem cezaevinde kalanlar hem de yakınlarından sert tepki geldi. Türkiye'nin geçmişiyle hesaplaşabilmesi için cezaevi binasının tarihine, aslına uygun korunarak müze yapılması gerektiğini savunan cezaevinde kalanların yakınları, otel önerisine şiddetle karşı çıktı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eşi Hayrünissa Gül ile birlikte 22 Şubat günü tarihi Sinop Cezaevi'nde incelemelerde bulunmuş, yaptığı açıklamada Sinop Cezaevi'nin bir kısmının otel diğer bir kısmının ise müze olmasının uygun olacağını ifade etmişti. Gül'ün bu açıklamalarına cezaevinde mahkum olarak kalmış olan kişiler ve yakınlarından tepkiler geldi. 

O duvarların arkasında çok acı var
Filiz Ali (Sabahattin Ali'nin kızı) : Filiz Ali, hapishanenin otel olması fikrine, ' O duvarların arkasında çok ıstırap ve acı var' diyerek karşı çıkıyor. Hapishanenin, anıları olduğuna da dikkat çeken Filiz Ali, Babası Sabahattin Ali'nin arkadaşı tarih öğretmeni Ayşe Sıtkı'ya yazdığı mektupların 'İki Gözüm Ayşe' başlığıyla yayınlandığını da hatırlatıyor. Ali, 'Bu mektuplarda kişiler ve hapishane koşulları ile ilgili sayısız hikaye ve anlatı var. Bunlardan yararlanılarak o günler adaletin nasıl tecelli ettiği üzerine bir sergileme sistemi oluşturulabilir.'diye konuştu.

NE TEPKİ VERDİLER
Eşber Yağmurdereli: 'Bu tür yapılar tarihiyle, geçmişiyle korunur. Buralara bir çivi bile çakılmaz. Bu yerler, bu toplumun hafızası, tarihidir. Böyle yerleri aslına uygun olarak ayakta tutmak gerekir. Mesele insanların tarihe nasıl baktıklarıyla ilgili. Turizmci gözüyle, para kazanma amacı ve kar edilebilecek bir mekan olarak tarihe, topluma bakamazsınız. Otel olduğu zaman tarihi izler kapatılacağı için yaşanmışlıklardan iz olacak mı? Hollanda Lahey'de, İnsan Hakları Müzesi var. Ben orada konferans da verdim. Müzede, engizisyon dönemindeki işkence aletleriyle, işkence gören insanların kan izleri duruyor. İnsanlar bunlara bakıp, ülkesinin nereden nereye geldiğini kıyaslayabiliyor. O yüzden Cumhurbaşkanı'nın otel önerisini şiddetle kınıyorum.'

Otel ya da müze olması fark etmez
Okşan Atasoy ( Burhan Felek'in yeğeni) : 'Anladığım kadarıyla oranın hali perişan. Bir kısmının müze yapılması ileriye, gelecek nesillere ışık yakacaktır. Aslının korunarak söz konusu yapıyı ileriki kuşaklara hasarsız aktarabilmek önemli. Cezaevinin geçmiş tarihi ve mozaiğinin korunarak, gelecek nesillere aktarılmasından yanayım. Bunun için ne olacağı, yani otel ya da müze olması fark etmez'

ALDIRMA GÖNÜL
1932 ve 1933 yılları arasında önce Konya sonra Sinop cezaevinde kalan Sabahattin Ali, tarihi cezaevinde 'Aldırma Gönül' şiirini yazdı. Ali'nin bu şiiri, Edip Akbayram tarafından seslendirildi.

ÜNLÜLERİ AĞIRLADI
Tarihi cezaevi, ünlü isimleri, edebiyatları da ağırladı. Refik Halit Karay, Mustafa Suphi, Ahmet Bedevi Kuran, Hüseyin Hilmi, Burhan Felek, Osman Cemal Kaygılı, Cevat Şakir Kabaağaç Kerim Korcan, Zekeriya Sertel, Sabahattin Ali, Orhan Kemal. Necip Fazıl ve Nazım Hikmet cezaevinde kalan isimlerden bazıları.

1997 YILINDA BOŞALTILDI
Selçuklular zamanında tersane olarak kullanılan iç kale, Osmanlılar zamanında da kullanılmış, zamanın en mükemmel harp gemileri yapıldığı alandaki cezaevi, 6 Aralık 1997 yılında boşaltılarak, 1999 yılında Kültür Bakanlığı'na tahsis edildi.

SİNOP CEZAEVİ'NİN TARİHİ
Tarihi Sinop Cezaevi, Sinop Kalesi'nin güneybatı ucunda kalan iç kale kısmında yer alıyor. Sinop Kaleleri, M.Ö 2000'de yaşayan yerli kavim Gaşkalılar döneminde kuruldu. Grek, Pontus, Roma, Bizans, Selçuklular ve Osmanlılar devrinde büyütülerek onarıldı. İç Kale adı verilen hapishanenin bulunduğu alan 1214 yılında Sinop'u zapt eden Selçuklu Sultanı İzzeddin Keykavus tarafından, ana kalenin kuzeyden güneye inen dik bir surla kesilmesi ile meydana getirilmiştir. Enine ikinci bir duvar ile iki bölüme ayrılan iç kalenin güneyde kalan kısmında cezaevi kuruldu. Surlar ve kalenin yapım şekli buranın hapishane, zindan olarak kullanıldığına ilişkin kanıt olarak görülüyor.
Akşam