Türkiye Varlık Fonu, farklı bir fon!

Türkiye Varlık Fonu, farklı bir fon! Türkiye Varlık Fonu, farklı bir fon!

Dünya Gazetesi Köşe Yazarı Güngör Uras bugünkü yazısında "Türkiye Varlık Fonu"nu ele aldı. İşte o yazı..

Bizde daha önceleri de (Turgut Özal döneminde) fon uygulamaları denenmişti. Ancak daha önceki uygulamalarda Hazine’nin belli gelirleri, belli amaçla kurulan fonlara devredilerek, harcama kolaylığı hedef alınıyordu.


Varlık Fonu uygulamasında, sadece gelir değil, varlık da fona devrediliyor. Hazine’nin (devletin) varlığı olmaktan çıkıyor.


Devletin, kamunun parasının, malının mülkünün bekçisi Hazine’dir. Paranın, malın, mülkün belgesi, tapusu, kaydı, kuydu Hazine’dedir. Hesabı Hazine’de tutulur.


Mal mülk satılırsa parası Hazine’ye gelir. Paranın, malın, mülkün geliri Hazine tarafından toplanır. Mal, mülk satıldığında, malın mülkün geliri toplandığında, gelir devlet bütçesine kaydedilir.


Örneğin devlet bankasının, sermeyesi Hazine tarafından temin edilmiştir. Banka Hazine’nindir. Yıllık geliri Hazine’nin geliridir. Örneğin Boğaz Köprüsü Hazine parası ile yapıldı. Hazine’nin malıdır. Geliri Hazine tarafından toplanır. Bütçeye gelir yazılır.


Varlık Fonu, özel hukuk hükümlerine tabi, bir özel şirket gibi faaliyet gösterecek şekilde oluşturuldu. Varlık Fonu, sahip olacağı her türlü parayı, malı mülkü, devletin tabi olduğu usul ve şartlara tabi olmadan, istediği gibi değerlendirecek. Alacak, satacak. Gelirlerini toplayacak. Uygun görülen şekilde harcayacak.


Hazinenin belli parası, malı, mülkü Varlık Fonu’na devredilince, devlet parası, malı mülkü olmak özelliğini kaybediyor. Özel hukuk hükümlerine tabi bir fonun parası, malı, mülkü oluyor.


Basit anlatımla Hazine’nin (devletin) varlığı ve geliri, Varlık Fonu’nun varlığı ve geliri haline geliyor.


Bütçe gelirlerinin bir bölümü devamlı olarak Varlık Fonu’nun geliri oluyor. Varlık Fonu’na devredilen paralar, mal, mülk ve bunların gelirleri, devlet kontrolü, denetimi dışına çıkıyor. 

Varlık Fonu sahip olacağı parayı, malı mülkü, devlet parası, malı ve mülkü gibi belli sınırlamalara tabi olmadan belli denetime tabi olmadan değerlendirecek.


Devletin varlıklarının ve gelirlerinin fona devri bütçe birliği ilkesinin yaralanması demektir. Devletin tüm varlıklarının sahibi Hazine’dir. Varlıkların satışı halinde satış geliri bütçeye gelir olur. Varlıkların geliri bütçe geliridir. Varlıkların fona devri ile bütçe önemli büyüklükte varlık gelirinden yoksun kalır.


Hafta sonu Bakanlar Kurulu kararıyla, (1) Devletin sahip olduğu, (2) Gelirleri Hazine tarafından tahsil edilerek bütçeye katılan bazı kamu sermayeli şirketler ile (3) Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla özelleştirme programında bulunan bazı şirketlere ait hisseler Türkiye Varlık Fonuna devredildi. Türkiye Cumhuriyet Ziraat Bankası AŞ, Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ), Türkiye Petrolleri AO (TPAO), Posta ve Telgraf Teşkilatı AŞ (PTT), Borsa İstanbul AŞ, Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme AŞ’nin (TÜRKSAT) sermayelerinde bulunan Hazine’ye ait hisselerin tamamı, Türk Telekomünikasyon AŞ’nin yüzde 6.68 oranındaki Hazineye ait hissesi ile Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (Çaykur) Türkiye Varlık Fonu’na aktarıldı.


Ayrıca mülkiyeti Hazineye ait Antalya, Aydın, İstanbul, Isparta, İzmir, Kayseri ve Muğla’da bulunan bazı taşınmazların tahsislerinin kaldırılarak Türkiye Varlık Fonu’na devredilmesi kararlaştırıldı. Şirketlerin mevcut yönetimleri ve işletme politikalarının, iş planları, yatırım ve büyüme stratejilerine uygun olarak devam edeceği belirtiliyor.


Türkiye Varlık Fonu, fona devredilen şirketleri Bakanlar Kurulu’nca onaylanacak Stratejik Yatırım Planı çerçevesinde yönetecek. Yurtiçinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek, stratejik, büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmek için farklı fonlar oluşturacak.


Dünya