27 / 06 / 2022

Türkiye'de yeşil mutabakatta son durum ne?

Türkiye'de yeşil mutabakatta son durum ne?

Avrupa Birliği’nin, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olması; Türkiye'nin Yeşil Mutabakat'la daha dikkatli ilgilenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Peki Türkiye'de yeşil mutabakatta son durum ne?



İklim değişikliği birçok açıdan dünyayı tehdit ediyor. Aynı zamanda çevresel, sosyal ve ekonomik problemler de yaratıyor. İklin dğeişikliği sürdürülebilir kalkınmayı ve küresel ekosistemi de tehdit ediyor. 

Daha yeşil ve daha temiz bir dünya için çalışan Avrupa Birliği (AB), Avrupa Yeşil Mutabakat Çağrısı (European Green Deal) başlığında yeni bir ekonomik strateji tavsiyesi açıkladı. AB ekonomisini sürdürülebilir kılma planı ve iklim krizi ile çevresel sorunları dikkate alarak her ülkenin yararlanabileceği bir ekonomik plan hazırlığının bulunduğu mutabakat, 2030 yılına kadar karbon salımını yüzde 50 azaltmayı, 2050'ye kadar ise net-sıfır karbon salımını planlıyor. Bu şekilde, ekonomik büyüme şimdiye kadar olduğu gibi dünyanın kaynaklarını yok edemeyecek ve çevrenin kirlenmesine sebep olmayacak. 

Türkiye’de Yeşil Mutabakat konusunda önlem alınmalı

Avrupa Birliği’nin, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olması nedeniyle Yeşil Mutabakat’ın Türkiye’yi oldukça yakından alakadar ettiğine vurgu yapan elektrik tarifeleri karşılaştırma ve tedarikçi değiştirme sitesi encazipcom kurucusu Çağada Kırım, “Yeşil Mutabakatla ülkemiz açısından iki nokta var. İlki temiz ve sürdürülebilir bir ekonomiye geçiş yapılacak ve kaynaklar verimli kullanılacak. Biyolojik çeşitlilik korunarak eski haline getirilecek. Çevre kirliliğinin azaltılması amaçlanacak. Çevre bilinciyle hareket edilmesinin önemi anlaşılacak. İkincisi ise daha ticari bir nokta olacak.  Zira üretim ekonomisine dayalı ihracatımızda en büyük pazar Avrupa Birliği ülkeleri ve bu mutabakatın tedarik zincirlerine etkisi kaçınılmaz olacak. Artık müşteriler, tedarikçilerin yeşil mutabakat konusunda yaptıklarını görmeden sipariş dahi vermeyecek ve bu duruma uyum sağlamayan tedarikçiler oyun dışında kalabilecek. Türkiye’nin her iki noktada da gerekli önlemleri alması gerekiyor” açıklamasında bulundu. 

Türkiye de yeşil mutabakatta son durum ne?

TÜSİAD, “Avrupa Yeşil Mutabakatı Söyleşileri” düzenliyor

Avrupa’da sürdürülebilir bir büyüme stratejisi şeklinde ön plana çıkan Yeşil Mutabakat’ın yeni iş fırsatları sunması ve yaşam kalitesini yükseltmesi öngörülüyor. Peki, Yeşil Mutabakat konusunda Türkiye nerede?

AB Komisyonu Yeşil Mutabakat Çağrısı Türkiye’de TÜBİTAK tarafından sürdürülüyor. 22 Eylül 2020 tarihinden beri bu kapsamdaki projelere başvurular yapılıyor. Çağrı kapsamında enerji başlığında toplam 128 milyon avro, binalarda enerji verimliliği için 60 milyon avro, çevreci havalimanları ve limanlar için 10 milyon avro, tarladan sofraya stratejisine destekte bulunacak projeler için 74 milyon avro kaynağın ayrıldığı belirtildi. Ayrıca Avrupalı ortaklarla enerji alanında Afrika’da proje hayata geçirilmesi amacıyla 40 milyon avroluk kaynak da bulunuyor. TÜSİAD düzenli şekilde, “Avrupa Yeşil Mutabakatı Söyleşileri” gerçekleştiriyor. Bu söyleşilerde, dönüşüm ve uyum süresince sektörel dönemler değerlendiriliyor ve her sektörün birbiriyle iş birliği yapmasına dikkat çekiliyor. 

Türkiye’deki şirketlerden çok yakın zamanda AB’ye ihracat yaparken karbon nötralizasyon kriterini karşılamaları talep edilecek. Buradan anlaşılması gereken, AB ile iş yapan ülkelerin veya şirketlerin Yeşil Mutabakat konusuna oldukça fazla dikkat etmeleri gerektiği oluyor. Tüm dünya yeni tip ticaret engelleri diye sınıflandırılabilen, rekabet gücünü ve ticareti direkt etkisi altına alan yeni nesil kriterlerle karşılaştı. Bundan sonra finansman ihtiyacı bulunan ülke ve firmalara Yeşil Mutabakat kapsamında pek çok sorun teşkil edilebilir.

Hem akıllı hem yeşil bir dönüşümle dünyada sağlam bir yer edinmek mümkün

Türkiye’nin kendisine Yeşil Mutabakat'a ilişkin bir yol haritası hazırlaması, yalnızca AB ile ticarette bulunmak amacıyla  değil, sanayi, ulaşım ve inşaat gibi karbon-yoğun üretim yapan sektörlerini sürdürülebilir ve döngüsel bir platforma oturtabilmesinde de yarar sağlayacak. Örneğin, Türkiye’de karayolu taşımacılığı çok yaygın, deniz yolu ve raylı sistemlerin kullanılma oranı ise daha az. Bu minvalde hem masrafları azaltan hem de daha az emisyon üreten enerji kaynaklarına yönelmek ülkemizin yararına olacaktır. Bu konularda hızla harekete geçilmesi hem akıllı hem yeşil bir dönüşümün Türkiye’de de yapılması, geleceğin dünyasında sağlam bir yer edinmek ve rekabet ortamında yer almak için önem arz ediyor. Çünkü Yeşil Mutabakat ticaretin kurallarını yenidne yazdığında, bugüne kadar AB’ye ihracat gerçekleştiren firmaların fabrikada hangi tür enerjiden elektrik ürettiğini, üretim sırasında çıkarılan emisyon oranını ve şirketin karbon ayak izini belgelendirmesi gerekli olacak. Bir Avrupalı turisti ağırlamak isteyen Antalya’daki otelin de bu tip beklentileri karşılıyor olması ve karbon ayak izini belgelemesi gerekecek.

Ruhsar Pekcan: Avrupa’daki binaların yeşil dönüşümünde Türk firmaları yer almalı!