Amacımız yalıtım bilincini artırarak ülkemize katkı sağlamak!

Amacımız yalıtım bilincini artırarak ülkemize katkı sağlamak! Amacımız yalıtım bilincini artırarak ülkemize katkı sağlamak!

İZODER, Ankara Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işbirliği ile düzenlenen seminerde İZODER Başkanı Levent Pelesen, “Amacımız, yurt genelinde yalıtım bilincini artırmak ve ülkemiz için stratejik öneme sahip bir konuda farkındalık yaratmaktır'' dedi. 


Ankara’da ‘Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri’ düzenledi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, “Artık dünya, enerjiyi verimli kullanmak için yalıtım yapıyor. Bunun için de önümüzdeki süreçte tüketilen enerji hesaplanacak. Bakanlığımızın binasında ne kadar enerji tüketildiğini inceledik ve metrekare başına 140 kw/saat enerji tüketildiğini ve sera gazı salınımını ortaya çıkardık. Gerekli yalıtım işlemlerini yapmaya başladık, şu anda yaklaşık 110 kw/saat civarındayız. Bu oranı daha aşağı, 80’e 70’e indireceğiz” dedi. 


İZODER Başkanı Levent Pelesen, “Amacımız, yurt genelinde yalıtım bilincini artırmak ve ülkemiz için stratejik öneme sahip bir konuda farkındalık yaratmaktır. Bugün kentsel dönüşüm fırsatını iyi değerlendirerek, tüm binaları doğru yalıtım uygulamalarıyla inşa edersek, ülke ekonomimize her yıl milyarlarca dolarlık katkıda bulunabiliriz” diye konuştu. 


TOBB Sosyal Tesisleri’nde, BONUS, BTM, Filli Boya, ForceChem, İZOCAM, TERRAWOOL, WEBER sponsorluğunda düzenlenen ‘Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri-Ankara’, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, İZODER (Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği) Başkanı Levent Pelesen,  Ankara  Çevre ve Şehircilik İl Müdürü İsmail Tuna Cebecioğlu, öğretim üyeleri, mimar, mühendis, kamu ve sektör temsilcilerinin yanı sıra STK temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti.  
 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, “Malzeme üretiminde kullandığımız hammadde ve tükettiğimiz enerji çok önemli. İnşa ettiğimiz binalar can ve mal güvenliğimizi sağlarken uzun yıllar hizmet verebilmeli. Artık ısı yalıtımı yerine ‘ısıtma ve soğutma’ diyoruz. Bizim en fazla enerji giderimiz ısıtma ve soğutma nedeniyle oluyor. O zaman binamızı yalıtmak için ısıtma ve soğutmayı hesap ederek projelerimizi yapmamız lazım. Çünkü öyle şehirlerimiz var ki, buralarda sadece 3 ay kış yaşanıyor, diğer aylarda sıcak bir iklime sahip. Demek ki, binamızı yalıtacağız ama sadece ısıtma amacı gütmeyeceğiz” diye konuştu.  

 

 

Hedef enerjiyi verimli kullanmak olmalı

“Binalarımızı bütüncül planlamamız, bütüncül çözümler üretmemiz, yani enerji verimli hale getirmemiz gerekiyor” diyen Prof. Dr. Mustafa Öztürk, şunları söyledi: “Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın binasında ne kadar enerji tüketildiğini incelerken, İstanbul’da uluslararası Yeşil Bina belgesi alan bir bina olduğunu söylediler. ‘Bu binayı inceleyelim, onu da örnek alalım’ dedik. Arkadaşlar gittiler incelediler, bu binanın metrekare başına yılda tükettiği enerji 240 kw/saat. Bu hainlik. Böyle belge verilmez. Bu binaya yeşil belgesi asılmaz. Artık dünya, enerjiyi verimli kullanmak için yalıtım yapıyor. ‘Ben binayı yalıtayım da ne olursa olsun’ değil, hedef enerjiyi verimli kullanmak. Bunun için de önümüzdeki süreçte tüketilen enerji hesaplanacak. Örneğin hedefin merkezine metrekarede 100 kw/saat koyarsan, o zaman binada bütün sisteme entegre bakarak yalıtım yaparsın. Bu yaklaşımla, uluslararası normlarda biz de binalarımızı yaşanabilir hale getireceğiz” diye konuştu.  


Mevcut binalarda neler yapılması gerektiğini değerlendirmeliyiz


‘Su Yalıtımı Yönetmeliği’ni hatırlatan Mustafa Öztürk, “İnsanı gam duvarı nem yıkar. Isıtma soğutmanın yanı sıra su, ses, yangın yalıtımına bütüncül bakılarak projelendirme yapılmalı. Yeni binalarımızda su yalıtımı yapılıyor ancak mevcut binalarda neler yapılması gerektiğini tartışmamız, değerlendirmemiz lazım.  Bakanlık olarak bütün şehirlerdeki binaların tamamının envanterini çıkaracağız. Bu binaları da dayanıklı hale getirmemiz lazım” dedi.  Ses yalıtımına da değinen Mustafa Öztürk, konuşmasını şöyle tamamladı: “İnsanlar günde sadece yaklaşık 2 saat dışarıda kalıyor. Ortalama 22 saat evinde, işyerinde veya ziyarete gittiği yerde kalıyor. Bu kadar süre bina içinde kalan insanın gürültü probleminin olmaması lazım. Gürültü insanı yorgun, asabi yapar. Ses yalıtımı da olmazsa olmaz yalıtım uygulamalarımızdan biri.” 


Ülkemizin toplam enerji tüketimini azaltmamız mümkün

 

İZODER Başkanı Levent Pelesen ülke genelinde yalıtım bilincini artırmak, kamu ile sektör temsilcilerini buluşturmak, vatandaşlara çözüm önerileri sunmak amacıyla Anadolu’ya yöneldiklerini belirterek,  “Isı, su, ses ve yangın yalıtımı, her şeyden önce Türkiye’nin geleceği için stratejik öneme sahip bir konulardır. Bu konuda vatandaşların doğru bilgilere sahip olması çok önemli çünkü tüm yalıtım uygulamalarıyla, güvenli, sağlıklı ve konforlu yaşam alanlarına sahip oluyoruz.  Türkiye’deki binaları ısı yalıtımlı hale getirerek, ülkemizin toplam enerji faturasını yaklaşık %15 azaltmamız mümkün. Su yalıtımı konusunda ise bugün ülke genelindeki 15 milyon konutta halen su yalıtımı yok. 6.5 milyon konut ise deprem açısından riskli bina statüsünde. Su Yalıtımı Yönetmeliği, Türkiye’de binaların kaderini değiştirecek” dedi.  

 
Alanında uzman konuşmacılar yalıtımı masaya yatırdı

‘Tüm Yönleriyle Yalıtım Semineri’, güncel bilgilerin paylaşıldığı oturum ve sunumlarla devam etti. ‘Su Yalıtımı Yönetmeliği Neler Getiriyor’ başlıklı oturumun konuşmacıları, ÇŞB Mesleki Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Atila Erenler ve İZODER Teknik İş Geliştirme Yöneticisi Timur Diz,  yönetmeliğin amacına ulaşması için neler yapılması gerektiğini, katılımcılarla paylaştı.