Diyarbakır Sur'daki tarihi yapılar zarar mı gördü?

Diyarbakır Sur'daki tarihi yapılar zarar mı gördü?

UNESCO Dünya Miras Listesi'ne kaydedilen Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri'nin yer aldığı Sur ilçesinde terör örgütü PKK mensuplarınca gerçekleştirilen eylemler tarihi yapılara da zarar verdi.


NESCO Dünya Miras Listesi'ne kaydedilen Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri'nin yer aldığı Sur ilçesinde terör örgütü PKK mensuplarınca gerçekleştirilen eylemler tarihi yapılara da zarar verdi.


Restorasyonu için daha önce yaklaşık 5 milyon lira harcanan 5 cami ve 2 kiliseye terör örgütü mensuplarınca verilen zararın tespit edilmesi amacıyla çalışma başlatıldı.


Hasar tahmin edilenden daha büyük


Vakıflar Bölge Müdürlüğünce yapılan çalışmada, bazı yerlerde tahmin edilenden çok daha büyük çapta hasar oluştuğunu belirlendi.


Tarihi Kurşunlu, Hazreti Süleyman, Arap Şeyh ve Hasırlı Camisi, Dört Ayaklı Minare ile Ermeni Katolik ve Ermeni Protestan Kilisesi'ndeki küçük çaptaki tahribatlar hemen giderilirken büyük hasarlar için yeniden restorasyon çalışması yapılacak.


Teröristlerin eylemleri nedeniyle hasar meydana gelen Hazreti Süleyman Camisi ve Dört Ayaklı Minare'deki çalışmalar kısa sürede tamamlandı ancak Kurşunlu Camisi'ndeki hasarın büyük olmasından dolayı proje hazırlanacak.


Teröristlerce üs gibi kullanılan, kentin ilk Osmanlı eseri Kurşunlu Camisi'nin avlu çevre kuzey duvarının bir bölümü yıkıldı, demir korkuluklar da isabet eden kurşunlar nedeniyle zarar gördü.


Son cemaat bölümündeki taş sütunların duvar ve pencerelerinde kurşun delikleri bulunan camide işlemeli kalker yüzeylerde de isabet eden kurşunlar nedeniyle hasar oluştu. Cami ana girişi, imam odası ve türbe giriş kapıları teröristlerce tahrip edildi. İmam odası olarak kullanılan, caminin kuzey doğusunda bulunan oda ve kapısı kurşunlandı. 


Caminin iç kısmının bazı noktaları ve klimalar ile avizeler kurşunlara hedef oldu. Ayrıca, güvenlik kameraları da terör örgütü üyelerince söküldü. 


Ermeni Katolik Kilisesi de teröristlerin saldırılarından nasibini aldı. Kilisenin dış kapısını kırıp içine giren terör örgütü PKK mensupları, avize, duvar ve camlara zarar verdi. Kilisenin iç kısmı da büyük hasar gördü.


AA





Bu haber Diyarbakır Söz Gazetesi'nde şöyle yer aldı:


Sur'daki tarihi yapıların bir bir kurşunlanıp yakılmasına ilişkin konuşan UNESCO Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı Alan Yönetimi Başkanı Nevin Soylukaya, Suriçi'nde 124 adet anıtsal, 410 adet de tescilli sivil mimari yapının olduğunu ve bunların büyük bölümünün tehlike altında olduğu uyarısında bulundu. 

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde sokağa çıkma yasağıyla başlayan yoğun saldırılar 6'ncı gününde devam ederken, şiddet ve terör ile operasyonlar nedeniyle birçok tarihi yapı yakılıp, kurşunladı. Birçok tarihi yapı da kullanılamaz hale gelirken, Sur'daki çatışmalar nedeniyle itfaiyenin can güvenliği yüzünden giremiyor. Kurşunlu Camii, Dört Ayaklı Minare, Paşa Hamamı, Hasırlı Halk Meclisi, Yoğurtlu Pazarı, Özgür Gazeteciler Cemiyeti, Sırp Gragos Ermeni Kilisesi ve birçok yapı zarar gördü.


'Suriçi'nde 7 bin yıldır aralıksız yaşam sürüyor'


UNESCO Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı Alan Yönetimi Başkanı ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültürel Mirası ve Turizm Daire Başkanı Nevin Soylukaya, Suriçi'nde yapılan araştırmalarla birlikte 7 bin yıldır aynı noktada yaşamın gelişip büyüdüğünü belirtti. Soylukaya, "Bu yüzden UNESCO miras kültürü seçildi. Buradan bakarak konuşmak gerekir. Neyi kaybettiğimizi geriyi, tarihsel gelişmemizi düşünerek yorulmamamız gerekir. Suriçi 1988 yılında kentsel sit oldu. Sonrasında anıtsal yapı ölçeğinde tek yapı ölçeğinde tescillendi. Suriçi'nde 124 adet anıtsal yapı var. 410 adet de sivil mimari tescilli yapı var. Toplamda 534 adet Suriçi'nde tek yapı ölçeğinde tescilli alan var" dedi.


'Bir çıkmaz içindeyiz'


Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri'nin 15 Temmuz 2015'ten beri Dünya Mirası olduğunu dile getiren Soylukaya, buraların sadece kendilerinin değil tüm dünyaya ve insanlığa ait olduğunu söyledi. Soylukaya, "Sur'da ne yazık ki bir buçuk aydır aralıksız olarak sokağa çıkma yasakları ilanları ve hemen ardından abluka altına alınıyor. Sonrasında tarihi mekanlarda yoğun çatışmalar yaşanıyor ve bir bir tarihi yapıları kaybediyoruz. Bir şey çok net kaybeden biz oluyoruz, insanlık oluyor. Çünkü burada hem insan kaybını yaşıyoruz. Ama aynı zaman tarihi geçmişimizi ve geleceğimizi kaybediyoruz. Alana da yapıya da itinayla yaklaşmamız gerekiyor. İnanılmaz bir şekilde üzüntü içindeyiz. Ve bir çıkmazdayız" diye konuştu.


'Minareyle birlikte Elçi de katledildi'


Soylukaya, daha önceki ablukalarda iki sivil yapı evin yakıldığını, kiliselerde ufak tefek tahribatların olduğunu belirtti. Kurşunlu Camii'nin kurşunlandığını tahribatın 3'üncü ablukada da devem ettiğini dile getiren Soylukaya, 5 ablukada ise yandığı haberini aldıklarını söyledi. 4'üncü ablukada ise Dört Ayaklı Minare'nin tahrip edildiğine işaret eden Soylukaya, "Balıkçılarbaşı'ndan ağır silahlarla Dört Ayaklı Minare'nin direk öndeki ayakları yoğun kurşunlama vardı. Sanki yapının minarenin statik yapısını bozup aşağıya boca etmek, yıkmaya dönük bir girişimdi. Tahir Elçi'nin buna dikkat çekmek için yaptığı basın açıklamasında yüreğimizi dağlayan bir diğer şey de Tahir Elçi'nin katledilmesiydi. Minareyle birlikte Tahir Elçi de katledildi" dedi.


'İtfaiyenin müdahale etmesine izin verilmiyor'


Soylukaya, "Dün (önceki gün) Paşa Hamamı yandı. Ve itfaiyenin müdahale edememesinin sonucu Paşa Hamamı yana yana kendiliğinden söndü. Yine  Yoğurtçular Pazarı'nda yangın olduğu haberlerini aldık. Sivil alanların olduğu yerlerde yangınların olduğunu duyuyoruz. Bugün(dün) çok önemli birinci derecede anıtsal bir yapımız olan Kurşunlu Camii'nin yandığı haberini aldık. İtfaiye yine kapıda bekliyor, içeriye giremiyor" dedi.


'Sur'da tarihi bir cinayet işleniyor'


Soylukaya, Sur'da tarihi bir cinayet işlendiğine dikkat çekti. Alan yönetimi olarak her abluka sonrası alana gidip o tahribatları belgeleyip teknik raporlar düzenlediklerini söyleyen Soylukaya, hazırladıkları raporları UNESCO'ya ve Kültür Bakanlığı'na bildirdiklerini kaydetti. Tahribatların yaşandığı yerlere girmek istediklerinde "Can güvenliği yok" denilmesi üzerine müdahale edemediklerini etti.


Kültür Bakanlığı sorumlu


Sur'daki tarihi yapılardan devlet adına Kültür Bakanlığı'nın sorumlu olduğunu söyleyen Soylukaya, hazırlayıp gönderdikleri raporların da bakanlıkça yerel birimlere sevk edildiği bilgilerini aldıklarını ifade etti. Kültür Bakanlığı'nın müdahalesizliğinin bu duruma getirdiğini dile getiren Soylukaya, Kültür Bakanlığı aktif olması ve buradaki kültürel mirasın koruması için çalışma yürütmesi gerektiğini belirtti.