Gaziantep'te Mülteci Kabul Merkezi'nin temel atma töreni yapıldı!

Gaziantep'te Mülteci Kabul Merkezi'nin temel atma töreni yapıldı! Gaziantep'te Mülteci Kabul Merkezi'nin temel atma töreni yapıldı!

Kristalina Georgieva Georgieva: Biz Avrupa olarak Türkiye ile böylesi bir işbirliğinde bulunmaktan gurur duyuyoruz

İnsani Yardımlardan Sorumlu AB Komiseri Kristalina Georgieva, AB fonlarıyla yapılacak ''Mülteci Kabul Merkezi''ne ilişkin ''Biz Avrupa olarak Türkiye ile böylesi bir işbirliğinde bulunmaktan gurur duyuyoruz'' dedi. 

Georgieva, Gaziantep'in Oğuzeli ilçesindeki ''Mülteci Kabul Merkezi''nin temel atma töreninde, Dünya Mülteciler Günü'nde böyle bir töreninin gerçekleştirilmesinin çok önemli olduğunu söyledi. 

Bugünün Avrupa'da kendileri için özel bir yeri olduğunu, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da mültecilerin sorunlarının çözülmesinin çok önemli bir konu olduğunu dile getiren Georgieva, şöyle konuştu: 

''Özellikle Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği bunun için ortaya çıkarıldı. Bunun ilk faydalarından bir tanesi, kendi ülkelerinden savaş dolayısıyla sürülmüş insanların evlerine, ülkelerine, geri dönmesini sağlamaktı. Ve bu süreci asla unutmayacağız. Avrupa Birliği bunun bir sonucu olarak adeta ortaya çıktı. İşte bu yüzden başkalarına yardım eli uzatmak, bizim için çok önemli, ihtiyaç duyulan yardım elini uzatmak çok önemli.'' 

Türkiye'de 32 bin kişinin (Suriyeli mülteciler) sığınma aradığını ve bu rakamın her gün arttığını dile getiren Georgieva, şöyle devam etti: 

''Biz Avrupa da bu yükü paylaşmak için onların acısını azaltmak için elimizden geleni yapacağız. Üye ülkelerimizin 7'si zaten hali hazırda Türkiye'nin çok cömert çabalarına katkısını sunmak zorunda. 100 milyon dolar, Suriye içerisinde ambulans ve ilaç sistemlerine ayrılmış durumda. Aynı zamanda mültecilerin yardımına ayrılmış durumda. Şunu da biliyoruz ki insanlar kendilerine verilen ekmek ve sağlanan barınma için müteşekkirler ama bundan fazlasını istiyorlar. Onlar barış ve özgürlük istiyorlar. Bu yüzden de onların acılarını azaltmak için bir yandan çabalarken ve kararlılığımızı sürdürürken bundan daha büyük bir kararlılığı bu acının durması için harcamamız gerekiyor.'' 

     

"Gurur duyuyoruz"

     

Georgieva, Türkiye'nin kabul merkezi olarak çok güzel bir yer seçtiğini ifade etti. Artan sığınmacı baskısına karşı Türkiye'nin çalışmalarını sürdürdüğünü, AB olarak Birleşmiş Milletler'in mültecilerin konumuna ilişkin sözleşmesine çok büyük bir önem verdiklerini dile getirdi. 

AB'de bir dizi mevzuat örnekleri başlattıklarını ve bu çerçeve dahilinde ortak bir sığınmacı ve mülteci uygulamaları yönetme yaklaşımı geliştirmeye çalıştıklarını aktaran Georgieva, şunları kaydetti: 

''Türkiye'de bu açıdan önemli bir ülke. Bu büyük miktarda sığınmacılarla başa çıkmak için çabalıyor. Bunlar savaştan ya da sivil rahatsızlıklardan, iç rahatsızlıklardan ya da ulusal felaketlerden kaçarak geliyorlar. Yeni kabul merkezleri kurulmakta, bir yandan sığınma başvuruları gözden geçirilirken bir yandan da insanlar barınacak bir yer bulmuş oluyor. Biz Avrupa olarak Türkiye ile böylesi bir işbirliğinde bulunmaktan gurur duyuyoruz. Ve 82 milyon avroyu bu projeye ayırmaktan gurur duyuyoruz. Kabul merkezi kurulacak bu proje dahilinde. Her biri 750 insanı barındıracak yapıda olacak. Merkezler iyi merkezler olmalı, insan haklarına saygı gösterilmeli. Bu insanların sadece maddi açıdan değil dinsel ve psikolojik ihtiyaçlarının da karşılanması gerekir.'' 

Georgieva, Türkiye'de kapsamlı bir ''Yabancılar ve Ulusal Koruma Yasası'' hazırlandığını ifade ederek, Türk yetkilileri yasadan dolayı kutladı. 

''Özellikle mülteciler, yabancılar ve göçmenlerin muamelesinin AB müktesebatıyla tam uyum içinde gerçekleşmesi için Türkiye sorumluluklarını, ulusal sorumluluklarını yerine getirmek üzere ciddiyetle çabalıyor, çalışıyor'' diyen Georgieva, AB üye ülkelerinin, göçmen akımını AB mülteci ve geri gönderme fonuyla desteklemeye çalıştıklarını kaydetti.

     

İçişleri Bakan Yardımcısı Güneş

     

İçişleri Bakan Yardımcısı Osman Güneş de Türkiye'nin bugüne kadar korunmaya ihtiyacı olan ve zulüm görmüş hiç kimseyi ülkesine geri göndermediğini söyledi. 

Dünyadaki mülteci rakamlarına değinen Güneş, bu rakamın 40 milyonu aştığını ve her geçen yıl arttığını belirtti. 

Mültecilerin yarıdan fazlasını kadınlar ve çocukların oluşturduğunu, mülteci meselesinin en önemli nedeninin yaşanan insan hakları ihlalleri olduğunu bildiren Güneş, ''Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği'nin verilerinden yola çıkıldığında genel kanaatin aksine en fazla mülteci barındıran ülkelerin gelişmiş ve refah seviyesi yüksek ülkeler değil, fakir olarak adlandırılabilecek veya gelişmekte olan ülkeler olduğu görülecektir'' dedi. 

Güneş, Türk milletinin tarih boyunca baskıdan zulümden kaçan insanlara, dini, dili, ırkı, düşüncesi ne olursa olsun hiçbir ayrım yapmadan kapılarını ardına kadar açtığını ve ekmeğini onlarla paylaştığını ifade ederek, konuya ilişkin tarihten örnekler verdi. 

Suriye'deki son gelişmeler nedeniyle ülkelerini terk ederek Türkiye'ye sığınan, sayıları 50 bini aşan ve kendilerine geçici koruma statüsü verilen Suriyeliler için tüm kurumların her türlü imkanlarını seferber ettiğini vurgulayan Güneş, ''Ülkemiz bahsetmiş olduğum toplu sığınma hareketleri dışında, münferit iltica sığınma talep eden yabancılara da senelerdir uluslararası koruma sağlamakta ve ev sahipliği yapmaktadır'' diye konuştu. 

''Türkiye bugüne kadar korunmaya ihtiyacı olan, hiç kimseyi ülkesine göndermeyerek başta insanlığın ve daha sonra uluslararası hukukun temel ilkesine yani geri göndermeme ilkesine titizlikle uymuş ve bundan sonra da uymaya devam edecektir'' diyen Güneş, ''Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'' tasarısının Bakanlar Kurulu'nda görüşüldükten sonra yasalaşması için 3 Mayıs 2012'de TBMM'ye gönderildiğini anımsattı. 

Türkiye İltica Göç Eylem Planı'nın 2005 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandığını hatırlatan Güneş, şunları anlattı: 

''Temelini atacağımız ve ülkemizin 7 ayrı noktasında daha inşasına başlanacak olan barınma ve kabul merkezleri de bu planın bir parçası olarak uygulanmaktadır. Bu proje Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Programı kapsamında yürütülmektedir. Projenin yüzde 75'i AB tarafından yüzde 25'lik bölümü ise Bakanlığımız bütçesinden yani ulusal bütçeden karşılanmaktadır. 6 ayrı şehrimizde daha benzer projenin temelleri atılmak üzeredir. Bütün bunların dışında iki adet de geri gönderme merkezi inşaatına kısa süre içerisinde başlanacaktır.'' 

Gaziantep Valisi Erdal Ata da törende bir konuşma yaptı. 

Konuşmaların ardından AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, İnsani yardımlardan sorumlu AB Komiseri Kristalina Georgieva ve Bakan Yardımcısı Güneş, mülteci kabul merkezinin temelini attı.


A.A.