İmar barışı mağdurlarının sorunları çözüm bekliyor!

İmar barışı mağdurlarının sorunları çözüm bekliyor! İmar barışı mağdurlarının sorunları çözüm bekliyor!

Hakimiyet gazetesi yazarı Ahmet Özer bugünkü yazısında imar barışını kaleme aldı. İşte Özer'in o yazısı...



Hakimiyet gazetesi yazarı Ahmet Özer bugünkü yazısında imar barışını kaleme aldı. İşte Özer'in o yazısı...


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 6 Haziran 2018 tarihinde resmi gazetede yayınlanan 3194 sayılı Kanunun geçici 16’ncı maddesi imar mevzuatına aykırı yapılan yapıların kayıt altına alınması için ‘Yapı Kayıt Belgesi’ verilmesi uygulaması başlatılmıştı.

Bu uygulamadan binlerce kişi yararlandı. Fakat 2020’ye girildiği zaman Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ücretini ödeyip belgesini alan binlerce belgeyi iptal ettiği duyurdu.

Dünya’nın ve ülkemizin içinde bulunduğu koronavirüs sebebi ile gündemden düşmüş olsa da aslında mağduriyetler sürüyor.

Yapı Kayıt Belgesi iptal edilenlere yıkım için evraklar gittiği insanlar yapılan evlerinin yıkılma endişesi yaşıyor.

17 Şubat tarihli yazımıza istinaden mağdur olan çok sayıda vatandaştan mektup geldi.İşte o mektuplardan biri:

“Sayın Ahmet Özer, 17 Subat 2020 tarihli, Hâkimiyet gazetesindeki İmar Barışı ile ilgili yazınızı okuduk.

Bizler İmar Barışı’ndan etkilenmiş yüzlerce insandan sadece birkaçıyız. Çoğu vatandaş sosyal medyayı kullanmayı bilemeyebilir fakat bu onların var olmadığını göstermez.

İmar barışı özünde bir çözüm gibi gözükse de pratikte boşluklarla dolu bir torba idi. Seçim öncesi, hem yılsonu açık veren bütçeyi desteklemek ve hem de oy kaygısı için zamanından önce ortaya çıkartılmış İmar Barışının eksikliklerini şu anda Yapı Kayıt belgelerini kaybetmiş ve yıkım kararlarıyla yüz yüze bırakılmış vatandaş ödemektedir.

Çıkartılan yasayla başvuru süresi defalarca uzatılmış ve değiştirilmiştir. Toplanan milyarlarca Lira’nın risk altındaki yapıların iyileştirilmesi için kullanılması işiyle meşgul olunması gerekir, vatandaşın kendi tarlasına  ve arazisine yaptığı 2 göz evi yıkmakla uğraşmaktansa belediyelerin ard arda yaptığı yıkımlar da başladı.

Bu yıkımlardan kim mutlu olur? Belediyeler bundan ne kazanır? Çevre ve Şehircilik il müdürlükleri bundan tatmin olur mu?

Ya evi yıkılan, maddî ve manevî zarar görmüş vatandaş, o neler yasar?

TOKİ’ler ardarda yükseliyorken, tarlasında evini yapmış vatandaş nasıl çevre kirliliği yapıyor olabilir?

Ayrıca yasada obsesif bir şekilde neden 2017 yılı tekrar edilmekte? Oysa yasayı 2018’de çıkarmadılar mı?

Su anda binlerce insan Yapı Kayıt Belgesini kaybetmiş ve yıkım ile karşı karşıya, çoğu davalarını açmış hukuksal olarak hakkini aramakta fakat orda bile herkes sanki bir ağız olmuş, tarafsız olmaları gerekirken, ayni şeyleri söylüyor.  Yazıktır! Bütün vatandaşlar imar barışı ile kandırıldığını düşünüyor açıkçası.

Her başvurana nerdeyse ertesi gün verilen Yapı Kayıt Belgeleri aylar sonra iptal edilebiliyor?

Siz bu arada yasada belirtildiği üzere inşaatınızı bitirmeye devam edebilir, Yapı Kayıt Belgeniz var diye paranızı inşaat için harcamaya devam edebilirsiniz; kapılar, yer döşemesi, boya-badana vs vs.

Fakat aylar sonra Yapı Kayıt Belgesi iptal olup maddi ve manevi olağanüstü zararda olabilirsiniz ve bunun tek sorumlusu hem yatırdığı parayı ve hem de yuvasını  kaybeden vatandaş oluyor.

Takdir edersiniz ki çevre ve şehir planlaması YIKIM yaparak olamaz.

Eğer binlerce yıkım yapmak durumunda kalıyorsanız bu sizin Çevre ve Şehircilik yapamadığınızın göstergesidir.

Biz İmar Barışı mağdurları olarak diyoruz ki, Yapı dayanıklılık ve deprem kontrollerimizi yaptırmak ön koşulu ile İmar barışı tekrar güncellenmeli ve 2017 değil 2018 yılını olarak değiştirilmelidir.

Aksi halde sadece Konya değil Türkiye’nin her yerinden binlerce insan evini, yuvasını kaybedecektir.

Emeği, hayalleri hiçbir ise yaramayan molozlara dönüşecek arkada küskün ve acılı aileler bırakacaktır.

Siz bir basın mensubu olarak bizlerin sesi olabilirseniz, bizi çok mutlu etmiş olacaksınız.

Hepimiz her sabah müjdeli bir haberle uyanmayı hayal ediyoruz...

Saygılarımızla,İmar Barışı Mağdurları adına

Osman Fermanlı”

Haftaya başka mektuplarla devam ederiz inşallah. Bayramımız bereket ve kurtuluşa vesile olmasını niyaz ederiz.