İstanbul'a projeler yapılırken tarih iyi muhafaza edilmeli!

İstanbul'a projeler yapılırken tarih iyi muhafaza edilmeli!

Akşam Gazetesi yazarlarından Funda Özkan bugünkü yazısında İstanbul'a yapılacak yeni şehir parkından ve hayata geçirilen inşaat projelerinden bahsetti. Özkan, projeler hayata geçirilirken tarihin iyi muhafaza edilmesi gerektiğini söyledi...


İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş, Central Park gibi parkımız olacağının müjdesini verdi. Başbakan Erdoğan benzetmeye kızsa da park, İstanbul'un büyük ihtiyacı. Turizmcilere soruyorum: Turist İstanbul'a niye geliyor? Diyorlar ki, "İstanbul, Avrupa'nın medeniyetini sunarken, Ortadoğu'nun da egzotikliğini sunuyor." Avrupalı, Amerikalı, Uzakdoğulu, Ortadoğulu istisnasız her kültürden turisti cezbeden özelliklerini sıralıyorlar: "Kapalıçarşı, Sultanahmet, Boğaz, yiyeceğimiz, içeceğimiz, gece hayatı." Sıralananlar arasında AV M yok, dev gökdelenler yok.

 

İnsanlar Paris'e niye gidiyor? Lafayette'te alışveriş için değil. Venedik'te alışveriş merkezi bile yok. 

Gökdelenler olmayacak mı? Elbette olacak. İstanbul'un nüfusu 13 milyon, 15 milyon, 17 milyon her ne ise insanların barındırılması için inşaat şart. Geçenlerde açıklandı, İstanbul'un yarısı Milli Emlak'ın. Gayrimenkul sektörü de yeterli arazi bulamadığından dikine bina yapmak zorunda.


İstanbullu için modern konutlar yaparken, tarihi de en iyi şekilde muhafaza etmek gerekiyor. Çünkü İstanbul'un değerini artıracak projeler gökdelenler değil, Paris ve Venedik'teki gibi tarihi miras. Kentsel dönüşüm ne kadar sürer?  Depremden depreme hatırladığımız can ve mal güvenliğimizin teminatı konutlar için gayrimenkul sektörünün ileri gelenleri diyor ki, İstanbul'un yüzde 70'i riskli konutlar. 4 milyon konuttan söz ediliyor. Bu rakama göre 2.8 milyonu riskli demektir. 


Kamu, kentsel dönüşüm ile tabut evleri yıkıp, sağlamını yapmaya çalışıyor.  Bir anda dönüşümü beklemek mümkün mü? Riskli konutların tamamının dönüşmesi 10-15 seneyi bulur herhalde. Ama mutlaka ve mutlaka yapılması gerekiyor. Deprem fay hattında bir ülke olarak demek ki bir 10-15 sene daha "Allah, depremden korusun" demeye devam edeceğiz. 


Funda Özkan/Akşam Gazetesi