İstanbul'da 30-50 bin acilen dönüşüm gereken binalar var!

İstanbul'da 30-50 bin acilen dönüşüm gereken binalar var! İstanbul'da 30-50 bin acilen dönüşüm gereken binalar var!

AK Parti İstanbul Belediye Başkanı Binali Yıldırım Habertürk'te soruları yanıtladı.Yıldırım, "İstanbul'da ciddi anlamda depremsel dönüşüm ihtiyacı var. Acil olarak 30-50 bin arasında yapının dönüştürülmesi gerekiyor" dedi...


AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, Habertürk'te 'Türkiye'nin Nabzı' programında Didem Arslan Yılmaz'ın moderatörlüğünde gazeteci Nagehan Alçı, Sevilay Yılman ve Deniz Zeyrek'in sorularını yanıtladı.

"İSTANBUL'DA 30-50 BİN ACİLEN DÖNÜŞÜM GEREKEN BİNALAR VAR"

Yılmaz: Katılımı nasıl bekliyorsunuz?

Yıldırım: Katılımın çok fazla azalacağını tahmin etmiyorum. Katılımın yüksek olması yönünde hep çağrı yapıyorum. İstanbullular, biz İstanbul'un geleceği için projelerimiz, önerilerimiz var. 13 milyon oy kullanacak hemşehrilerimin sandığa gidip son sözlerini  söylemelerini bekliyorum. Vereceğiniz her oy 'İstanbul'un geleceğinde ben de varım' anlamına geliyor.

Alçı: Denizli'de üstüste depremler yaşandı. Nerede deprem olsa İstanbullular ayağa kalkar. Binali Bey bizi hangi mesajlarla rahatlatacak. Deprem konusunda önlemlerle ilgili ne gibi planlar var

Yılmaz: Toplama alanları kalmadı İstanbul'da.

Yıldırım: İstanbul'da deprem olmayacak dersem gülerler bana. Deprem İstanbul'un bir gerçeği. Tarihini bilmiyoruz. En kötü olan o. Depreme hazırlıksız yakalanmak kötü. İstanbul'da ciddi anlamda depremsel dönüşüm ihtiyacı var. Acil olarak 30-50 bin arasında yapının dönüştürülmesi gerekiyor. Buna hız vereceğiz. Öncelikli olarak ele alacağız. İstanbul'da deprem toplanma alanları bazı ilçelerde yok dersek yanlış olmaz. 2 bin hektar ilave alan açmamız lazım. Bunlar mümkün. Dönüşümle beraber bunlar olacak. Dönüşümü ada bazında, mahalle bazında yapacağız. Böyle olunca bütün fonksiyonları park alanları, sosyal alanları pekala planlayabilirsiniz. Belediye burada hakemlik yapacak. Şimdi müteahhitle bina sahipleri biraraya gelip anlaşıyorlar. O dönüşüm bizim işimizi görmüyor. Esenyurt'a gidiyorum, Fikirtepe'ye, Bayrampaşa'ya gidiyorum, mağdurlar önümü kesiyor. Siz bunu verirken kime sordunuz, cevap yok. Bunların takipçisi olacağız. Belediye hakem olacak, sözleşmede standart getirecek. Müteahhitlerin yetkinliği olacak. Her önüne gelen ben yaparım diyen bu işe girmeyecek. Finansal yeterliliği var mı, teknik yeterliliği var mı? Bizim bir DASK sigortamız var. Bu sigorta olay olup, can mal kaybı olduktan sonra devreye giriyor. Canım gittikten sonra DASK'ı ne yapayım? Bunu deprem dönüşümünde kullanalım. Önceden tedbir alalım, hem altından kalkılacak bir şey olmasın. Burada bir mevzuat değişikliği yapılır. Bu ciddi bir kaynak. Hemen hemen tamamını karşılar. Ciddi bir para ve yapılabilir.

"PLAN TADİLAT DOSYALARI BENİM MECLİSİME HİÇ GELEMEYECEK"

Zeyrek: Her müteahhit orada proje çizip yükselen binaları dikmeye başladığında, belediye burayı ada bazlı yapacağım demek yerine ona 3 emsal, 5 emsal verdiğinde...

Yıldırım: Onlara o emsali veren biziz. Orası ayrı bir mesele. Verilmeli mi, verilmemeli mi? Burada müteahhitin yetkinliği önemli. Bu işi yapmaya yeterli mi değil mi? Diyelim ki 10 bin konut var. İnsanların evini 3 katlı değiştireceğin zaman, 1 tane daire vereyim diyorsun, böyle iş olur mu diyor. Bunu aşmanın yolu dikey mimari. Fikirtepe'de tipik örnek. Düzgün yapan müteahhitler de var, işin içinden çıkamayan müteahhitler de var. Bu iş çözülecek. Hem Fikirtepe, hem Esenyurt mağdurlarının takipçisi olacağız.

Yılmaz: Dikey mimariyle ilgili ne yapacaksınız?

Yıldırım: Biz yatay mimariyi seçim beyannamemizde ortaya koyduk. Sıkı bir duruşumuz olacak. Mevcut yapılanları yıkacak mısınız, yok. Bundan sonra yeşil yapılaşma dengesinde ölçüyü kaçırmazsak bizim için başarı olur. Yapacağımız iş belli, plan tadilat dosyalarını Meclislere sokmamak. Benim Meclisimde plan tadilat dosyaları gündemin ilk maddesi olmayacak, mümkünse hiç gelmeyecek.

"BİZ İZMİR'DE AZİZ BEY'LE BİRLİKTE ÇALIŞTIK"

Yılmaz: Bunu kim yaptı?

Yıldırım: Meseleye o parti yaptı, bu parti yapmadı dersek yazık olur. Bunun sorumluluğu herkese ait. Siyaset yapabiliriz, yanlış işin hiç sahibi olmaz zaten. Doğru işin de sahibini kimse tanımaz, herkes sahip çıkar.

Yılman: Seçilirseniz CHP'li belediyelerle nasıl çalışacaksınız? Bir uyum olacak mı?

Yıldırım: Öyle şey olmaz.  İzmir  Belediyesi CHP'de. Ben İzmir'in en önemli projesini, İZBAN'ı belediye ile çalışarak yaptık. Aziz Bey'le oturduk çalıştık. İzmirliler için yaptık. Hükümet olarak yaptığımız yatırımlar belediyenin kat kat fazlası İzmir'de.

Alçı: Şayet apartmanda oturuyorsunuz. Bir yerden görünen planın üzerine ilk kat küçük yapılmış üstüne çıkılmış. İmar Barışı'na girmek istiyor diyelim o apartman sakinleri. İçinden bir daire sahibi girmiyorsa, apartmanın tamamı giremiyor.

Yıldırım: İmar Barışı Başbakanlık dönemimde çıkarılan bir yasadır. Türkiye'nin 40 yıllık kronik hale gelmiş sorununu bir ölçüde çözmeye yönelik atılan adımdır. 12 milyon müracat öngörülüyordu. Ne kadar doğru olduğu ortaya çıktı. İmar Barışı işin başlangıcı. İmara aykırılıklar, mülkiyet sorunu olanlar, imarsız yapılar, depreme dayanıksız yapılar, bütün bunlar kalkacak. İmar Barışı'na girdiniz, belgenizi aldınız. Siz yenilemek istiyorsunuz binayı. Oranın öngörülen imar hakkı neyse ona göre planları hazırlayacaksınız, belediye müracat edip yaptıracaksınız. O esnada müteahhitle hak sahipleri arasında o kavga oluyor.

Zeyrek: Kartal'da bina çöktü. Son 3 katı kaçaktı. İmar barışı bunun sisteme girmesine neden oldu.

Yıldırım: Asıl İmar Barışı'nın amacı da o. Bir durum tespiti yapıyorsunuz.

Alçı: E-devletten yapı kayıt belgesi almak yeterli mi?

Yıldırım: Yeterlidir. Deniz Zeyrek'in dediği tamamen denetimle ilgili bir şey. Adam aynı binanın üzerine 3 kat  daha fazla atmış. Aslında mezarını hazırlıyor. Bu aymazlık gözü perdeliyor.

"HEDEFİMİZ 5 YILDA RAYLI SİSTEMİ YÜZDE 487E ÇIKARMAK"

Yılman: Gerçekten korkunç bir trafikle yaşıyoruz maalesef. Gerçekten insanın psikolojini bozan bir İstanbul trafiğiyle karşı karşıyayız. Sizin açıklamalarınızı biliyorum ama vadettiğiniz trafik durmayacak ama akacak diyorsunuz. Bunu ne kadar zamanda sağlayacaksınız bize.

Yıldırım: Trafik ulaşım hep liste başı geliyor. Deprem daha sonra geliyor. İnsanlar günübirlik yaşadıklarını daha çok önemsiyor. İşe gidip geliyorsunuz, yaşadığınız stres, sıkıntı. Bu herkesin başında. Trafikle ilgili bir mucize beklemeyelim, ama çözüm var. İstanbul gibi şehirlerin trafik sorununu yüzde 100 çözerim diyen varsa inanmayın. Çünkü dünyada çözen şehir yok. Sürdürülebilir, eziyet olmaktan çıkarılabilir, akan bir trafiği İstanbullular'a vadediyorum. İstanbul'da şu anda 31,5 milyon günlük yolculuk var. Bunun 15 milyonu yaya, 16,5 milyon da özel aracıyla, metroyla, metrobüsle, otobüsle, minibüsle, taksiyle, deniz yoluyla gidiyor. Raylı sistem yüzde 18. Bizim kurtaracak olan raylı sistemin oranını arttırmak. Hedefimiz raylı sistemi 5 yıl içerisinde yüzde 48'e çıkarmaktır.

"HER İSTANBULLU 750 METRE GİTTİĞİNDE İSTASYONA VARACAK"

Yıldırım: Karayolunun yükünü yüzde 30 azaltacağız demektir. Bu bir rahatlama getirecek. Her yıl 57 kilometre demiryolu yapmamız, tünel yapmamız lazım. Yüzeysel veya monoray, kısacası raylı sistem yapmamız lazım. Bunların projeleri var. Toplam tutarı 70 milyar lira. Yaklaşık 20 proje. Otoparklar da trafiği sıkıştırıyor. Yolların yüzde 40'ı otopark olarak kullanılıyor. 1 milyon 750 bin araca otopark lazım. 700 binine ancak yer bulabiliyoruz. 243 bin kapasite yapacağız 5 yıl içinde. Daha önemlisi insanlar aracını almayacak. 4 milyon araç var. 2 milyonu trafiğe çıkacak. istanbullu her yöne 750 metre gittiğinde metro istasyonuna rastlayacak. Toplama merkezi yapacağız, aracını park et devam et. Bu 5 yılda hissedilecek. İstanbullu bir yetkiyi versin. Bunların hepsini yeni baştan elden geçireceğiz. Türkiye'de yaptım ben bunu. Türkiye'nin ulaşım sorununu çözen biriyim, İstanbul'da da hayli hayli çözerim.

Yılman: İstanbul'da 16 yıllık projelerde imzanız var. İyi ki de imzam var, gerçekten çok güzel oldu dediğiniz proje hangisi?

Yıldırım: Proje benim açımdan insanın hayatını kolaylaştıran insanları mutlu eden her hizmet beni iki kat mutlu yapıyor. Projenin büyüklüğü küçüklüğüyle ilgili değil. Bazen çok küçük bir proje o kadar makbule geçiyor ki, kocaman havalimanındaki heyecan o küçük dokunuştan daha büyük olmuyor.  Marmaray  asırlık bir rüya. Sultan Abdühlamit'in tasarlayıp da başlayamadığı projeyi yapmak nasip oldu bize. Avrasya Tüneli mesela tamamen bir özgün projedir, evveliyatı da yok. Diğer projelerin aşağı yukarı arşivde yeri var.

"YEŞİL ALANLARDA 7 BİN 600 FUTBOL SAHASI OLUŞACAK"

Yılmaz: Yeşile İstanbullular ne zaman kavuşacaklar?

Yıldırım: Benim belediye başkanlığımda kavuşacaklar. Dereleri tekrar hayata geçireceğiz. Güneyde mavi ile kuzey ormanlarını birleştireceğiz. Şehrin içerisinde dengeli bir yeşil alan haritasını oluşturmuş olacağız. Taşkınlara karşı buradaki yapılaşmaları emniyet altına alacağız. Bu heyecan verici bir proje. 55 milyon metrekare yeşil alanı insanların nefes alacağı kazandırmış oluyoruz. 7 bin 600 futbol sahası anlamına geliyor bu aynı zamanda.

Yılman: Atatürk Havalimanı

Yıldırım: Bir kısmı millet bahçesi bir kısmı fuar ve kongre alanı olacak. Kongre ve fuardan biz para kazanamıyoruz. Kongre ve fuara insanlar gidiyor ve para harcıyor. Burada herkes kazanacak. Otelci, taksici, mücevherci, kumaşçı aklınıza ne gelirse.

Yılmaz: Tamamı park olamaz mıydı?

Yıldırım: Yeterince bir alan var orada.

Alçı: Konut alanı yapılmayacak değil mi?

Yıldırım: Yok konut yok.

"İSTANBUL'A DEV BİR FİLM PLATOSU KURACAĞIZ"

Alçı: Siz İstanbul'a bir plato mu yapmayı vadediyorsunuz?

Yıldırım: İstanbul'un bir de deniz turizmi var. Hak ettiği payı almıyor. Daha çok deniz turizmi gelebilir. Yenikapı ve Salıpazarı'nda iki terminal yapılıyor. Yıllık 800 bin denizyoluyla gelen turizm. Bunlar yüksek gelir grupları. 2 bin dolar ile 5 bin dolar arasında para harcıyorlar. İstanbul'da diziler çekiliyor. Dünyada 140 ülkede Türk dizileri seyrediliyor. Amerika'dan sonra dünyada en fazla izleyici topluluğu olan Türk dizileri. Şu anda 300 milyon nüfus dünyanın çeşitli yerlerinde bizim dizilerle yatıp kalkıyorlar. Sanatçıların kıyafetleri, takıları, Türkiye'nin, İstanbul'un güzellikleri. Bunlar bizim milyarlar harcayarak yapacağımız işler değil. Avrupa yakasında büyük bir film platosu kuracağız. İlk etapta 500 milyon dolara buradaki yıllık getiriyi çıkarmayı hedefliyoruz. Yani İswood niye olmasın. Benim için Yeşilçam daha iyi tabii.

"EN AZ 500 BİN İSTANBULLU'YA İSTİHDAM SAĞLAYACAĞIZ"

Zeyrek: Ankara'dan İstanbul'a taşınmak için ne vadediyorsunuz?

Yıldırım: İstanbul'da bir kere deniz var. Hayat var iyot var. İstanbul'la Ankara'yı kıyaslamak doğru bir şey değil. Ben Ankara'yı olumsuz nitelendirmek için söylemedim, yaptığımız iş itibarıyla Ankara'yı tanıyamadık ki.  Devlet kurumlarını ancak tanıdık. Bir şehiri tanımak için o şehirde kendin araba kullanacaksın, yürüyeceksin, sıkıntılarını yaşayacaksın. Ben 40 yıl burada yaşadım. İstanbul'un her yerini bilirim. Şu anda benim genlerime işlemiş bir şehirden bahsediyorum.

Alçı:Hangi semtte yaşadınız?

Yıldırım: Bahçelievler, Şişli, Beyoğlu, Kadıköy'de, kısa bir sürede Ümraniye'de şimdi de Tuzla'da yaşıyorum.