İstanbul'un merkezinde diri fay bulunmuyor!

 İstanbul'un merkezinde diri fay bulunmuyor! İstanbul'un merkezinde diri fay bulunmuyor!

Türkiye’nin deprem üretecek canlı fayları son teknolojiyle tespit edildi. 150 olarak bilinen diri fayın 326 olduğunu ortaya çıkaran araştırmaya göre İstanbul’un merkezinde ise diri fay bulunmuyor


Enerji Bakanlığı, Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü kanalıyla yaptırdığı ‘fay’ araştırmasıyla Türkiye’nin deprem üretecek diri faylarının röntgenini çekti. Bugüne kadar 150 diri fayın olduğu bilinen Türkiye’de, aslında 326 fayın olduğunu ortaya çıkaran ‘Türkiye Diri Fay Haritası’ tehlikenin büyük olduğunu ortaya koyarken, İstanbul’un merkezinde ise ‘diri fayın’ olmadığını tespit etti. Araştırmayla ilgili verileri açıklayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, MTA Genel Müdürlüğü’ndeki toplantıda, Türkiye’nin jeolojik konumu nedeniyle dünyada deprem tehlikesi en yüksek olan ülkelerden biri olduğunu söyledi.


MTA’nın en son 1992 yılında hazırlamış olduğu Türkiye Diri Fay Haritası’nın son teknolojik ve bilimsel yenilikler kullanılarak 8 yılda tamamlandığını kaydeden Yıldız, 780 bin kilometrekarelik bütün kara parçasının tamamının incelendiğini ve yeni haritanın oluşturulduğunu söyledi. Yıldız, söz konusu haritanın da web sayfası üzerinden herkesle paylaşılacağını vurguladı. Bakan Yıldız, fay sayısının 326’ya çıkmasının aradan geçen 20 yılda yeni fayların oluştuğu anlamına gelmeyeceğini belirterek, sayının artmasındaki nedenin yeni teknolojilerle durgun görünen fayların gerçek halinin tespit edilmesinden kaynaklandığını belirtti. Bilimadamlarının büyük deprem beklediği İstanbul’la ilgili geniş bilgi veren Bakan Yıldız, yeni haritaya göre İstanbul’un merkezi olan Beyoğlu ve Bakırköy’de diri fay hattının olmadığını söyledi. Taner Yıldız “Diri fay ne şimdi ne de önceden vardı. Tekrar söylüyorum, diri fay hatlarını biz yeni ortaya çıkarmış değiliz. Bunlar önceden beri ortaya çıkan hatlar, biz bilimsel olarak görünürlüğünü ortaya çıkarmış oluyoruz. İstanbul’un merkezinde herhangi bir diri fay hattı bulunmamaktadır” diye konuştu.


Marmara Denizi’nde olabilecek deprem de ise tsunaminin gerçekleşmeyeceğini belirten Yıldız, 3’üncü boğaz köprüsünün yerinin de diri fay üzerinde olmadığı için deprem riski görülmediğini söyledi. Yıldız, İTÜ öğretim görevlisi Prof. Dr. Naci Görür’ün, İstanbul’da depremin 250 yılda bir tekrarlandığını ve bu sürenin 2016’da dolacağını belirttiği açıklamasına da atıfta bulundu. Marmara Bölgesi’nde 1766, 1894 yıllarında depremlerle aktif hale gelmiş faylar bulunduğunu kaydederek şöyle konuştu: “Üniversitelerde bile tarihi belli olmamakla beraber ‘1754 yılında önceden oldu, 1999 yılındaki depremlerle yenilendi’ denilebiliyor... Matematiksel olarak, çarpma, bölme yaparak ‘bugün de şurada şu deprem olur’ diye tahminde bulunmak bilimsel değil. Yani (3 yıl sonra deprem olacak, 2.5 yıl sonra şöyle olacak) demek yanlış. Bunların zaman eğrileri farklıdır. Altını kalın çizgilerle çizerek söylüyorum, deprem konusunda herhangi bir tarih vermemiz söz konusu değildir.”


Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü Koordinatörü Tamer Duman da Türkiye anakarasının tamamı ile Marmara Denizi ve Saroz Körfezi’nde yer alan diri fayların gösterildiğini belirtti. Tamer Duman, yaptığı açıklamada diğer deniz alanlarına yer verilmediğini belirterek, harita ile Türkiye anakarasında büyüklüğü 5.5 ve üzeri deprem üretebilecek 326 fay hattındaki 485 segmentin belirlendiğini vurguladı.


Akkuyu'da yapılacak olan nükleer santralin bulunduğu bölgede diri fayın tespit edilmediğini söyleyen Yıldız “Nükleer santraller açısından nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?’’ sorusu üzerine de, nükleer santral tesisinin yapılacağı alanın yüzeyinde deformasyon oluşturacak, depremden etkilenecek bir yerde olmaması gerektiğini ve Türkiye’de gerek Mersin’de gerekse Akkuyu’da yapılacak santrallerin de bu hususa dikkat edilerek dizayn edileceğini vurguladı. Akkuyu’da kurulacak santralin fay üzerinde bulunmadığını ifade eden Yıldız “İkincisi de, uzakta olabilecek depremin merkezi nerede olursa olsun, o santral merkezinde oluşturacağı yer hareketleri önceden tespit edilerek, dizayn edilmektedir. Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Türkiye’de 9 büyüklüğünde bir deprem olmamıştır ama 9 büyüklüğünde bir deprem olacakmış gibi dizayn edilecektir ve hiç tereddütsüz Türkiye’nin en sağlam yapısı olma iddiasında olacaktır” dedi.

AA