Kat malikleri kurulu kararının iptali davası nasıl açılır?

Kat malikleri kurulu kararının iptali davası nasıl açılır?

Aparman yönetim toplantısında alınan kararların iptal edilmesi için Sulh Hukuk Mahkemesine bir dilekçe ile müracaat edilmesi gerekiyor. Peki, kat malikleri kurulu kararının iptali davası nasıl açılır?


Kat malikleri kurulu kararının iptali davası nasıl açılır?

Kat malikleri kurulu kararının iptali için dava açılabiliyor. Yönetim toplantısında alınan kararların iptal edilmesi için Sulh Hukuk Mahkemesine bir dilekçe ile müracaat edilmesi gerekiyor.


Bilindiği üzere, yönetim planı yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini yönetici ve denetçilerin alacakları ücreti ve yönetime ait diğer hususları düzenliyor. Yönetim planı, bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmü taşıyor.


Yönetim planında alınan kararın iptali istemli bir davanın ana taşınmazdaki tüm kat maliklerine yöneltilmesi gerekiyor.


Dava örneği:


YARGITAY 

18. HUKUK DAİRESİ 

E. 2005/6384 

K. 2005/8774 

T. 10.10.2005


• HAKİMİN MÜDAHALESİ TALEBİ ( Kat Malikleri Kurulu Kararlarına Karşı Dava Hakkının Kullanılmasında Süre Sınırlaması Olmadığı )


• KAT MALİKLERİ KURULU KARARLARI ( Karşı Dava Hakkının Kullanılmasında Süre Sınırlaması Olmadığı )


• DAVA AÇMA SÜRESİ ( Kat Malikleri Kurulu Kararlarına Karşı Dava Hakkının Kullanılmasında Süre Sınırlaması Olmadığı )


634/m. 33


ÖZET : Kat malikleri kurulu kararına razı olmayan kat maliki mahkemeye başvurarak hakimin müdahalesini isteyebilir. Kat Mülkiyeti Kanunu'nda söz konusu hakkın kullanımını süreye bağlayan bir hüküm bulunmamaktadır. Hukuki yararın bulunması koşuluyla her zaman dava açılabilir. Yerel mahkemece aksi kanaat ile kat malikleri kurulu kararının iptali davasının süresinde açılmadığı gerekçesiyle redde karar verilmesi isabetsizdir.


DAVA : Dava dilekçesinde itirazın iptali, karşı davada kat malikleri kurulu kararlarının iptali istenilmiştir. Mahkemece itirazın iptali davasının kısmen kabulü, karar iptali davasının reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı-k. davacı tarafından temyiz edilmiştir.


Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:


KARAR : Davacı dava dilekçesinde kat irtifaklı ana taşınmazda bağımsız bölüm maliki olan davalının ortak gider aidatlarını ödememesi sebebiyle hakkında yürütülen icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, alacağın % 40'ı oranında inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini istemiş; bu davaya karşılık davalı M. ise 04.09.2003 havale tarihli karşı dava dilekçesinde 25.03.2001, 19.08.2001 ve 10.03.2002 günlü olağanüstü kat malikleri kurulu toplantılarının çağrısız ve gündemsiz yapıldığından alınan kararlarla birlikte iptaline, itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesini istemiş, mahkemece asıl davanın kabulüne, karşılık davanın ise makul sürede açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.


Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.


Ancak;

1- Kat Mülkiyeti Yasası'nın 33. maddesinde kat malikleri kurulu kararlarına razı olmayan kat maliklerinin mahkemeye başvurarak hakimin müdahalesini isteyebilecekleri öngörülmüş, ancak yasada bu hakkın kullanımım süreye bağlı kılan bir hükme yer verilmemiştir. Buna göre kat maliklerinin razı olmadıkları kurul kararlarına karşı, korunmaya değer hukuki yararları olması koşuluyla her zaman hakimin müdahalesini isteyebilecekleri düşünülmeden karşı davanın ( kat malikleri kurulu kararının iptali davasının ) süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddi,


2- Kat Mülkiyeti Yasası'nın 20. maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre ortak giderlerden payına düşeni ödemeyen bağımsız bölüm malikinin ödemede geciktiği günler için ödemekle yükümlü bulunduğu aylık % 10 oranındaki gecikme tazminatının başlangıç gününün açıkça saptanmış olması gerekir. Dava konusu ortak giderin dayanağını oluşturan kat malikleri kurulu kararına davalı katılmışsa karar tarihi, kararın alındığı toplantıya katılmamışsa bu kararın kendisine tebliğ edildiği ya da başka bir biçimde borcunu öğrendiği tarih, bu da yoksa hakkında açılan İcra takibi nedeniyle ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih esas alınmalıdır. Mahkemece yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınmadan ve davalının söz konusu borcunu ne zaman öğrendiği saptanmadan asıl alacağın yanında ayrıca % 10 oranında gecikme tazminatına hükmedilmesi, doğru görülmemiştir.


SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK' nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.



Kat malikleri kurulu kimlerden oluşur?




Işıl Seren KESKİN/Emlakkulisi.com