Kelkit Çayı'nda kirlilik araştırması yapıldı!

Kelkit Çayı'nda kirlilik araştırması yapıldı!



26 Haziran Atatürk Kültür Sarayı’ nda Kelkit Havzası Kalkınma Birliği tarafından “Kelkit Çayı Kirlenme Durumunun Tespiti ve İrdelenmesine Dönük Olası Planlamalar” başlığı altında toplantı yapıldı...



Tokat’ın Reşadiye, Niksar ve Erbaa ilçelerinden geçen Kelkit Çayı’nın kirlilik nedenlerinin başında evsel atıkların geldiği bildirildi.


26 Haziran Atatürk Kültür Sarayı’nda Kelkit Havzası Kalkınma Birliği tarafından “Kelkit Çayı Kirlenme Durumunun Tespiti ve İrdelenmesine Dönük Olası Planlamalar” başlığı altında toplantı yapıldı. Erzincan’dan başlayarak Tokat’a kadar Kelkit Havzası bölgesinde Kelkit Nehri kirliliğine neden olan parametreleri yerinde görerek, saha incelemesinde bulunduktan sonra ilgili kurum temsilcileri ile Tokat’ta düzenlenen toplantıda bir araya gelen Dokuz Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim üyeleri Prof. Dr. M. Necdet Alpaslan ile Doç. Dr. Orhan Gündüz değerlendirmelerde bulundu. Toplantı öncesi açılış konuşması yapan Vali Yardımcısı Bülent Karacan, Erzincan’dan başlayarak Kelkit Kalkınma Birliği üyesi olan Sivas, Erzincan, Giresun, Gümüşhane ve Tokat’ın yeşili, doğasıyla, suyuyla, çok kıymetli özellikli olan bölgelerden bir tanesi olduğunu söyledi. Karacan, “Önümüzdeki 50 yıl içerisinde, dünya üzerinde artık enerji savaşları, petrol savaşları değil, su savaşları olacak şeklinde değişik stratejilerin yorumları da var. Bunda da belki Türkiye’nin en önemli noktalarından bazıları Kelkit Kalkınma Birliği ve Yeşilırmak havzasının olduğu alan olacak” dedi.


"KİRLİLİĞİN KAYNAĞI EVSEL ATIKLAR"


Prof. Dr. M. Necdet Alpaslan, yaptıkları incelemelerde havzanın çok büyük olmamasına rağmen, havzadaki paydaşlar arasında yapılan çalışmalarla ilgili yeterli bilgi ve iletişim eksikliğini dile getirerek, “Bu sadece Kelkit havzasının problemi değil. İnanın gerek Türkiye ‘de gerekse uluslararası gelişmiş ülkelerde bile en kronik hastalık budur. Havzalardaki paydaşların ve çalışanların kendi aralarındaki iletişim ve koordinasyonsuzluğun zayıflığı. Bu havzada da benzer bir zayıflığı tespit ettik ve bu toplantının paydaşların bir araya getirilmesi açısından yararlı olabileceğini düşündük” diye konuştu.


Doç. Dr. Orhan Gündüz ise konuşmasında Ergene, Gediz havzasında da yaptıkları çalışmaların mukayese edildiğinde Kelkit havzasının durumunun gayet iyi olduğunu söyledi. Kelkit havzasındaki en önemli kirliliğin kaynağının evsel atıklar olduğunu belirterek, “Kelkit Nehri kirliliği denildiğinde aklımıza ilk gelen su kirliliği. Su kirliliğine de neden olan sıvı kirleticiler. Bunların en önemli unsur olduğunu bu kısıtlı süre içerisindeki gözlemimiz olarak söylemek istiyorum. Onun dışında tabi biraz katı atık probleminin de olduğunu gözlemledik. Katı atığın indirekt sonucu olarak da su kirlenmesine neden olduğunu da biliyoruz. O anlamda onu da göz ardı etmemek lazım ama ilk etapta doğrudan söylenebilecek şey belli başlı yerleşimlerin neden olduğu sıvı atık deşarjının sonucu olarak bir kirlenme söz konusu. Çünkü yerleşim yerimizde atık su arıtma tesisleri inşa halinde. Bu da tabi büyük memnuniyet verici bir durum. Erbaa’daki atık su tesislerini gördük. Çok beğendik. Ülkemizde bu tip tesisler çok azdır. Çıkış suyu kalitesini gördüğümüz zaman da çok düzgün işleyen bir tesis olduğunu söylemek mümkün. Diğer yerleşimlerde bu tür tesislerin hızlı bir şekilde inşa halinde olduğunu da memnuniyetle gözlemledik” şeklinde konuştu.



Son Dakika