Kentsel dönüşüm hayati zorunluluk!

Kentsel dönüşüm hayati zorunluluk! Kentsel dönüşüm hayati zorunluluk!

Depremden korunmanın en güvenli yolu kentsel dönüşümden geçiyor. Bu kapsamda 2002 yılında başlatılan seferberlikle milyonlarca ev daha güvenli hale geldi.



Güneş Gazetesi'nde yer alan habere göre; Ülkemiz açısından deprem gerçeğine bakıldığında çok çarpıcı bir durum ortaya çıkıyor. Türkiye topraklarının yüzde 92'si deprem kuşağında bulunuyor. Nüfusun yüzde 95'i ise bu kuşakta yaşıyor. Topraklarımızın yüzde 66'sı ve büyük sanayi tesislerinin yüzde 75'i birinci ve ikinci derece deprem bölgesinde yer alıyor.

 

2012’DE YASA ÇIKARILDI

Bir tabiat gerçeği olan depremin engellenmesi mümkün olmasa da sebep olduğu kayıpları, ekonomik ve psikolojik yıkımları engellemek adına devletimiz bu konuda gerekli tedbirleri alıyor. 2012 yılında çıkarılan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi hakkında kanunla başlatılan 'Kentsel Dönüşüm Seferberliği’ bu tedbirlerin en önemlileri arasında bulunuyor.

 

RİSKLİ YERLER YENİLENİYOR

17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan Gölcük depreminin ülkemiz için geçtiğimiz 100 yılın en acı felaketlerinden biri olduğuna dikkati çeken Emlak Konut GYO Genel Müdürü Hakan Gedikli, "Bizler de Emlak Konut olarak İstanbul,  Ankara  ve Kocaeli’nde yerinde dönüşüm faaliyetlerine devam etmekteyiz. Yaptığımız çalışmalarla dönüşüm sahasında bölgenin ihtiyaçlarını karşılayacak okul, cami, kreş, meydan, park gibi sosyal çevreye etki edecek yapıları da geliştirmeye özen gösteriyoruz” dedi. Yapılan kentsel dönüşüm faaliyetlerinin bütüncül anlamda geleceği de planlamak olduğunu belirten Hakan Gedikli, "Yapılan çalışmalarla sadece yapılar yemlenmekle kalmıyor; ayrıca sosyal çevre, trafik, altyapı gibi pek çok farklı alanda da düzenlemeler yapılıyor. Aslında, son 16 yılda geliştirdiğimiz 132 bin 276 bağımsız bölümün tamamına baktığımızda; proje geliştirdiğimiz noktalarda sadece konut değil, yaşam alanlarını bir bütün olarak geliştirdiğimiz görülebilir. Ayrıca kentsel dönüşüm ve riskli alanların yeniden geliştirilmesi süreçlerinin hayati bir zorunluluk olduğu unutulmamalı" ifadelerini kullandı.