Konut sektöründeki reklam oranı arttı!

Konut sektöründeki reklam oranı arttı!



Bursa Haber Gazetesi'nin yazarlarından Özgür Cihan Berk bugünkü yazısında konut sektörünün son durumundan bahsetti. İşte Özgür Cihan Berk'in o yazısı..


Konutta yaşanabilecekleri tam üç yıldır köşemde yazmaya çalıştım. Gelinen fiyatlamaların sürdürülemeyeceğini, gerçekçi olmadığını ve bu balonun bir gün patlayacağını yazdım durdum. Pek çok kişi yazılarımı haksız buldu. İnsanlar ve analistler ikiye ayrılmıştı, balon olduğunu savunanlar ve halen balon olmadığını savunup, mevcuttaki durumun daha da şişmesini sağlayanlar…


Şimdi gelinen noktada GYODER başkanından diğer tüm sektör temsilcilerine kadar, sektörde durgunluk olduğunu belirtenler var. Maalesef bir kez daha haklı olmanın gururunu buruk olarak yaşıyorum.


Oluşan balonların hikmeti son zamanlardaki,


Artan TV konut reklamlarına,


Gazete ilanlarına,


Batan küçük inşaat firmalarından belliydi. Çok garip bir durum değil aslında, ülkemiz bunu çok kere yaşadı; yapacak bir şey yok artık. Gayrimenkul odaklı bir krize doğru hızla gidiyoruz.


Neden mi?


Piyasadaki şöyle bir enayiliğin sürmesinden kaynaklanıyor:


“Evler satılmıyor, satılmadıkça fiyatlar daha da yükseliyor.”


“Dev konut üreticisi firmalar çok yaklaşık bir yıldır tv ve diğer medyada inanılmaz kampanya reklamları geçiyor; ama durgunluğu önleyemiyorlar.”


“Gelinen son noktada, mortgage faizleri yüzde 1’in altına düşürüldü, ama piyasada halen kıpırtı yok.”


Hadi bakalım…


Ne yapıyoruz şimdi?


Öncelikle faizleri birkaç basamak daha düşürmeye çalışıyoruz…


Ama bunlar da ilaç olmuyor, konut fiyatları mecburen düşüyor...


O da çare olmazsa makroekonomik görünümümüzü kısmen bozacak şekilde bir krizi seyrediyoruz…


Ancak bu kriz mide ekşimesi şeklinde oluyor; tüm vücudu sarıp hasta etmiyor.


Çünkü bankacılıktaki kredi sisteminin sadece yüzde 8’i mortgage kredilerinden oluşuyor.


Bu da bize sistemik bir risk olmadığını ama can sıkacağını belirtiyor.


Bu sürece kolay gelinmedi dedim ya…


2012 yılı sonunda Fi yapı batmış, patronu Fransa’ya gitmişti. Bana göre süreç böyle başladı. Bunun haricinde pek çok GYO firmasının satışları düştü. Yabancılar da bozulan Türkiye algısıyla alımları kesince, GYO sektörü çok güvendiği yabancılara satış yapamadı.


Bu ülke insanının zaten pek çok dev konut projesinden konut alma şansı yok. Mütekabiliyet yasasının önünü açtığı GYO sektörü şu an batağın eşiğinde bekliyor.


Örneğin borsada işlem gören GYO’ların durumu hiç de iyi değil. Yaklaşık 3 yıldır sürekli zarar yazanlardan bir tanesi de Sinpaş GYO’dur. Bunun gibi onlarcası var.


En son noktada devlet kurumu olması yüzünden ilk başı çeken kurum olarak Emlak Konut GYO faizleri yüzde 0,70 mertebesine çekti. Umarız diğer GYO’lar da bunu yapar.


Ancak bu noktada yaklaşık 3 yılın verdiği zarar etme durumunda faizleri bu mertebeye çekemeyeceklerdir. Asıl korku da, faizleri düşürebilen firmaların ayakta kalıp, diğerlerinin rekabet gücünün azalmasıyla birer birere batmaya başlamalarıdır.


Bu duruma gelinene kadar seyredildi. Biraz da fakir fukara ucuza konut alsın…


Bundan sonra böyle; konut fiyatları ve faizler, yani her ikisi de düşecek ki hem sektör krizden yırtsın, hem de düşük gelir profilli insanımız bayram etsin.


Bursa Haber/ Özgür Cihan BERK