04 / 07 / 2022

Konut sektörünü 2022'de neler bekliyor?

Konut sektörünü 2022'de neler bekliyor?

Aremas Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Arslan, konut sektörüne ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yaşanan fiyat artışlarına değinen Vedat Arslan, konut sektörünü 2022'de nelerin beklediğine de değindi.



Bundan 12 sene önce, büyük ölçekli konut projelerine satış ve pazarlama desteği sağlamak amacıyla kurulan Aremas, zaman içerisinde iş kollarına konsept geliştirme, proje geliştirme danışmanlığı ve ticari satış ile kiralama fonksiyonlarını da dahil ederek, gayrimenkul üreticilerine tek noktadan 360 derece danışmanlık hizmeti sunan bir marka oldu. 

12 senede toplam 3 milyon metrekare satılabilir alana ve yaklaşık 5,5 milyar dolar değerindeki ürüne danışmanlık hizmeti sağlayan Aremas, bugün yurt içinde İstanbul ve İzmir’de, yurt dışında Almanya’nın Düsseldorf, Azerbaycan’ın Bakü, Gürcistan’ın ise Tiflis ve Batum şehirlerindeki ofisleriyle çalışmalarını sürdürüyor. Aremas'ın 12. yaşı Sunset Grill-Bar’da düzenlenen yılbaşı etkinliği ile kutlandı. Aremas Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Arslan, Aremas’ın zaman içinde yaşadığı dönüşümü davete katılan sektör temsilcilerine ve basın mensuplarına anlattı. Konut projelerine ek olarak, birçok ofis binasının kiralama danışmanlığını da sürdürdüklerini ve yaklaşık 200 bin metrekare ofisin kiralanmasına danışmanlık hizmeti sunduklarını dile getiren Arslan, ayrıca Aremas’ın sermaye piyasaları ve yabancıya satış operasyonlarında da oldukça güçlü ve aktif olduğuna dikkat çekti. Aremas’ın iş kolları itibariyle, farklı alanlarda rekabet içerisinde olduğu kurumlar bulunsa da özellikle konut alanında bütün hizmetleri 360 derece verebilen bir rakipleri bulunmadığını vurgulayan Arslan, “Ayrıca rakiplerimizle kurduğumuz şeffaf iletişim kanalları sayesinde, pek çok projede iş ortaklığı da yapmaktayız” diye konuştu. 

Konut sektörünü 2022 de neler bekliyor?

2022’de hedef Türki Cumhuriyetler ve Balkanlar

Aremas’ın ilk yurt dışı ofisinin 2 sene önce Almanya’nın Düsseldorf kentinde açıldığının altını çizen Arslan, “Almanya’daki Türklere Türkiye’deki gayrimenkulleri sunmayı amaçladık ve bu yönde de faaliyetlerimiz devam ediyor; ancak aradan geçen sürede öngörmediğimiz bir şekilde Türkiye’den de Almanya’ya yönelik taleplere cevap vermeye başladık” dedi.  

Almanya ofisinden sonra Bakü ofisinin iş geliştirme odaklı olarak açıldığını belirten Arslan, ardından Gürcistan Tiflis’te ve Batum’da ofis açtıklarından ve her iki kentte de aktif projeler sürdürdüklerine değindi. Projelere ilşikin de bilgi paylaşan Arslan, Batum yakınlarında, Kobuleti’de Swissotel Residence ve Tiflis’te Cystal Place projelerini devam ettirdiklerini dile getirdi. Arslan, Aremas’ın 2022 için öncelikli hedefinin ofislerinin olduğu Azerbaycan ve Gürcistan’daki pozisyonunu korumak ve bu pazarlarda büyümek olduğunu vurguladı. Bunun yanı sıra Kazakistan, Özbekistan; Balkanlarda Karadağ ve Sırbistan’la birlikte özellikle Macaristan ve Romanya’yla yakından ilgilendiklerine vurgu yapan Arslan, 2022 yılındaki hedeflerinden birinin de bu ülkelerden en az birindeki yeni projelerde bulunmak olduğunu belirtti.

Konut sektörünü 2022 de neler bekliyor?

Türk firmaların büyümesinin yolu yurt dışı

Gürcistan’da sürdürdükleri projeye ilişkin bir deneyimini paylaşan Arslan, “Projeyi aldığımızda tüm süreçler lokal ekipler tarafından yürütülüyordu ve diyebilirim ki bu firmalar, Türkiye’de bulabileceği hizmet kalitesinin yüzde 10’una bile sahip değildi. Yaptığımız ilk iş, markalamadan mimariye, reklam operasyonlarından hukuki danışmanlığa kadar tüm aşamaların Türkiye’deki firmalara emanet edilmesini sağlamak oldu. Aslında Amerikalı ya da Avrupalı herhangi bir firmanın bu coğrafyalarda iş yaparken kullandığı yöntemi gerçekleştirdik. Fakat maalesef Türkler olarak bizim en büyük hatamız, yurt dışında iş yaparken, diğer Türk firmalarıyla kolektif çalışma bilincine sahip olamayıp aksine, Avrupalı ya da Amerikalı bir firmanın himayesine girmeyi tercih etmek oluyor. Türk firmalarının yurtdışında daha fazla iş almasının yolu, birbirlerini desteklemekten geçiyor. Şunu da unutmamız lazım; özellikle gayrimenkulün hizmet alanında faaliyet gösteren firmaların büyümesinin yolu da yurt dışı ile bağlantılı işler yapmaktan geçiyor” şeklinde konuştu. 

Konut sektörünü 2022 de neler bekliyor?

Konutta lansmanlar 2022’de yeniden geliyor 

Konut sektörünü 2022'de nelerin beklediğine de değinen Vedat Arslan, İstanbul’da yatay yaşama imkan veren yerlerde yeni konut üretiminin çoğalacağını vurguladı. “Avrupa yakasında Bahçeşehir, Zekeriyaköy, Göktürk ve Kemerburgaz;  Anadolu yakasında da Çubuklu, Riva, Çekmeköy ve Beykoz’da yeni konut projeleri göreceğiz” ifadelerini kullanan Arslan, ayrıca İstanbul’un kentsel dönüşüm gerçeği olduğuna ve bu nedenle Fikirtepe başta olmak üzere merkezi noktalarda yeni projeler çıkabileceğine dikkat çekti. Türkiye’de, İstanbul haricinde, konut yatırımı açısından en fazla gelecek vaat eden bölgelerin  İzmir  ve Bodrum olduğunu dile getiren Arslan, buralardaki talebin en az birkaç sene daha süreceğinin, yeni proje lansmanlarının çok fazla duyulacağının ve yeni konut üretiminin artacağının altını çizdi.

Konut sektörünü 2022 de neler bekliyor?

Orta üstü segment için konut üretimi artacak

2021'de konut fiyatlarında yaşanan artışla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Arslan, şunları kaydetti: 
“Emtia fiyatlarının yanına bir de kur artışı eklendi, dolayısıyla önce maliyetler sonra da satış fiyatları oldukça hızlı bir şekilde artmış oldu. Ancak alım gücünün aynı yerde olması sebebiyle aradaki makas gittikçe açıldı. Bu nedenle yeni dönemde özel sektör tarafından ancak orta ve orta üstü segmente yönelik konut üretimi yapılabileceğini öngörüyoruz. Düşük segmente yönelik içinde bulunduğumuz şartlarda  TOKİ  başta olmak üzere kamu kurumları dışında farklı bir firmanın konut üretmesi çok mümkün görünmemektedir. İkinci el konut fiyatları da sıfır konutların fiyatlarına bağlı olarak 2022’de artmaya devam edecek gibi görünüyor. Bu noktada konut sahipliğinin daha genel hedef kitle için erişilebilir olmasının iki yolu olduğunun altını çizmek isterim. İlk yol maliyeti kontrol altına alabilmektir; üretim ve işçilik maliyetleri kontrol edilemeyeceğine göre, en önemli maliyet girdisi olan arsa fiyatlarının, özellikle kamu eliyle yapılacak arzlar neticesinde kontrol altına alınması sağlanabilir. Benzer şekilde ülkemizin deprem gerçeği de göz önüne alınarak özellikle kentsel dönüşüm alanlarında sağlanacak vergisel avantajlarla, yine konut üretiminde maliyet kontrolü açısından destek oluşturulabilir. Daha genel bir kitlenin konut sahipliğine erişimi için ikinci yol ise; Avrupa ve Amerika örneklerinde de olduğu gibi düşük faizli ve minumum 25-30 yıl vadeli konut finansmanı modelleriyle aylık ödeme planları oluşturmaktır.” 

Vedat Arslan: Pandemi öncesi konut satış rakamlarına döndük!

Merkez Bankası’nın faiz kararı gayrimenkul sektörünü nasıl etkileyecek?