12 / 08 / 2022

Koronavirüs Kıbrıs inşaat sektörünü nasıl etkileyecek?

Koronavirüs Kıbrıs inşaat sektörünü nasıl etkileyecek?

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, koronavirüsün Kıbrıs inşaat sektöründe oluşturacağı etkileri açıkladı. Gürcafer, "Ev satışı ve yeni inşaatlar yapılamayacak" dedi...



Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, gerekli planlama yapılmadan sektörün faaliyetlerine başlamaması gerektiğini belirterek, koronavirüs salgının etkisini yitirmesinden sonra sektörde ne gibi değişimler olacağını değerlendirdi.

Kıbrıs Gazetesi'nden Ceren Özbil'in haberine göre; konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, sektörün yeniden faaliyete geçmesi için 'bir odada kaç işçinin çalışacağı', 'işçilerin nasıl yardımlaşacağı', 'çalışmakla ilgili kuralların ne olacağı', 'bu kurallara uyulup, uyulmadığının kimin tarafından denetleneceği' gibi konularında bir planlama yapılması gerektiğine dikkat çekti. Gürcafer, sektörün açılması için ayrıca sağlık alt yapısının da istenilen noktaya getirilmesinin gerekli olduğunu da belirtti.

“HİÇ BİR FİRMA ESKİ FALİYETLERİNİ SÜRDÜREMEYECEK”

Ekonomik çöküntünün yaşanacağı bir dönemin bizi beklediğini ifade eden Gürcafer, bunun planlanmasının yapılması gerektiğine vurgu yaptı. Hiçbir firmanın 9 Mart’tan önceki gibi büyük faaliyetleri sürdüremeyeceğini kaydeden Gürcafer, küçülmeyi de planlamak gerektiğini ifade etti. Cafer Gürcafer, "Yumuşak bir inişle küçülmeyi planlamak lazım. Dik bir iniş yaşarsak firmalar batar" şeklinde konuştu.

Ülkede görülen koronavirüs vakalarından sonra Bakanlar Kurulu kararıyla kapatılan sektörlerden olan inşaat sektörüne bağlı işletmelerin normalleşme sürecine geçildiğinde ilk açılacak işyerlerinden biri olduğu ifade ediliyor.

Ancak Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği’ne göre sektör açılmaya henüz hazır değil ve açılması için alınması gereken tedbirler bulunuyor. 

Gürcafer, sektörün açılması için ayrıca sağlık alt yapısının da istenilen noktaya getirilmesi gerektiğine dikkat çekti ve "Şu an sektör faaliyete geçse bile ancak yarım kalan projeler devam edecek, ev satışları ve yeni inşaatlar yapılamayacak" diye konuştu.

"İşçiler ailesinin yanında olmak istediği için ülkesine döndü"

Gürcafer, karantinadan dolayı ülkede panik yaşandığını ve işçilerin ailesinin yanında olmak istediğine dikkat çekti. Cafer Gürcafer, "Kapanmanın belli tarihi olsa ve bilinseydi herkes ona göre program yapardı. Örneğin 20 günlüğüne kapanıyoruz. 21’inci gün işbaşı yapılsın denirdi. Böyle bir şey bilinmiyordu. Giden insanların birçoğu ailesinin yanında olmak için gitti" ifadelerini kullandı.

"Ev satışı ve yeni inşaatlar yapılamayacak"  

İnşaat sektörü şu anda yeniden faaliyete geçse bile ancak yarım kalan işlerin tamamlanacağına dikkat çeken Gürcafer şöyle konuştu:

“Özel sektör olarak kendi başımızın çaresine bakmazsak devlet hepimizi aç bırakır. Bu da ülkenin gerçeğidir. Bir ay gibi bir süre için bin 500 TL verilecek. Maliyenin kasası tamamen boş… Tam takır kuru bakır. İnşaat sektörünün açılmasını bekleyen binlerce işçi var. Bu dönemde bir kazanç da söz konusu değil. Yarım kalan işlerin tamamlanması için inşaat sektörü açılacak. Peki konut satışı olacak mı? Olmayacak. Devlete iş yapan müteahhitler parasını alacak mı? Alamayacak. Önümüzü göremiyoruz. Açılsın diye ısrar edenler var. Binlerce taşeron var. Bunlar hazırlıksız yakalandı. Öyle görünüyor ki bir buçuk sene bu aşı bulunması arayışı devam edecek. Bulaş tehlikesi bir, bir buçuk sene devam edecek. Peki biz bu bir yıl içinde ne yapacağız? Planlı bir şekilde açılacağız. Açıldığı zaman ne olacak? Buna kolay kolay cevap vermek mümkün değil. Ben bu dönemi ikiye ayırırım. Biri dünya normalleştiği zaman yapılacak ekonomik planlama ve bir de dünyanın normalleştiği güne kadar geçecek süre. Dünya aşı bulunduğu zaman normalleşecek. Aşı bulunmadan turist Kıbrıs’a gelmeyecek, aşı bulunmadan bir yabancı ev satın almayacak. Öngörüm bu şekildedir. Normalleşene kadar geçen sürede ne yapacağız? Aç mı kalacağız? Korumalı bir biçimde karantina sürecine uygun geçiş dönemi ve ekonomik modelleme yaratmak zorundayız. Yavaş yavaşta olsa ekonominin çarklarını döndürmek zorundayız. Bunu para kazanmak için değil, istihdam yaratmak için yapmak zorundayız. Bir nebze olsun insanların evine ekmek götürebilmesi için yapmalıyız. Aksi takdirde devlet kimseye ekmek vermeyecek ve herkes aç kalacak. Herkes sokağa saldıracak. Bu durumun haksız rekabet yaratacağını düşünmüyorum. Mesela firmaların 5 tanesi açtı ve 35 tanesi de açmadı. O 5 firma ev satabilecek mi? Satamayacak ve satabileceğini düşünmüyorum. Herhangi birinin inşaat yaptırabileceğini düşünüyor musun? Ben düşünmem. Herkes önünü görene kadar gıda ihtiyacımı karşılayabileyim düşüncesindedir. Böyle bir belirsizlik ve böyle bir tedirgin görev bekliyor bizi" şeklinde konuştu.

"Ekonomik çöküntünün yaşanacağı bir dönemden geçiyoruz"    

Gürcafer, ekonomik çöküntü için alınacak önlemleri şöyle sıraladı:  

"Virüse yakalanmayacağız ya da bağışlık kazanacağız. Bilim insanlarını ve doktorları takip ederek gideceğiz. Bir de bizi bekleyen çok büyük bir tehlike vardır. O da bir yıllık ekonomik çöküntünün yaşanacağı bir dönemin bizi beklemesidir. Bunu planlamamız lazım. Tedirginiz. Mesela bu ayın 17’si gibi açmayı düşünüyorlardı. İtiraz ettim. Bilim insanları sağlık alt yapısını istenilen noktaya getirmediğini söylüyor. Ayrıca bu işin planlanması gerekir. Çalışanlar nasıl çalışacak? Bir odada kaç işçi çalışabilir? Birbiri ile yardımlaşmaları nasıl olacak? Bütün bunların bilim insanları ve uzmanlar çerçevesinde planlanması ve bu plan çerçevesinde de eğitilmesi gerekir. Bu olmadan açılışa doğru gittiğimizi görünce itiraz ettik. Biz inşaat sektörü olarak hem kendi çalışanlarımızın bulaştırılan olmasını hem de topluma bulaştıran olmanın vebalini taşıyamayız. Bu nedenle karşı çıktık. Şu anda da planlamayı yapmaya çalışıyoruz. Açılımı olduğu zaman çalışanları kim kontrol edecek, kim denetleyecek, kuralları kim koyacak, kurallar ne olacak ve tabii ki sağlık alt yapısı o noktaya geldi mi diye çalışıyoruz."

"Bir formül bulunması şart"    

Bir formül bulmasının ve bunu planlanmasının zorunlu olduğuna dikkat çeken Gürcafer, bunu yapmazsak kaos yaşanacağına vurgu yaptı. Gürcafer şöyle konuştu:

"Çok zordur. Bunun çıkış yolunu bulmak zorundayız. Bulacağız da… Bu projelerin paraya dönüştürülmesinin yolunu bulacağız. Bu insanların istihdam edilmesinin yolunu bulacağız. Kimsenin aç bırakılmamasının yolunu bulacağız. Zor ama çaba sarf edip çözüm bulmak zorundayız. Sıradan bir dönem değil yaşadığımız... Devlete bağırayım diye bir dönemden geçmiyoruz. Çok sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Bütün bunlarla başedebilmenin yolunu bulacağız. Müteahhitler Birliği’nde 40 tane çalışan var, onları düşünmek zorundayız. İnşaat sektöründe çalışan 10 binlerce insan var, onları düşünmek zorundayız. Şimdi yabancı işçiler işsizlik vardır diye evlerine geri gidecekler. Ama KKTC vatandaşı olan insanların ne yiyeceğini, ne içeceğini düşünmek zorundayız. Bunu da başarabilmemiz ve bu konuda başarılı olabilmemiz için önce salgının önünü almamız lazım. Daha doğrusu salgın ile mücadele edebilecek güçte olmamız, yani sağlık alt yapısını geliştirmemiz lazım."

Euro Bölgesi'nde inşaat üretimi şubatta yüzde 1,5 düştü!

Putin'den inşaat sektörüne özel destek!

Koronavirüs Gazze'de inşaat sektörünü nasıl etkiledi?

Yeni emlak yasasıyla denetimler artacak!