Kovid-19 kent tasarımlarını nasıl etkileyecek?

Kovid-19 kent tasarımlarını nasıl etkileyecek?



Küresel olarak tüm ülkeleri etkisi altına alan Kovid-19 salgını bireysel ve sosyal yaşam kalıplarını hemen her alanda değişmesine neden oldu. Peki salgın kent tasarımlarını nasıl etkileyecek? İşte detaylar...


Küresel olarak tüm ülkeleri etkisi altına alan Kovid-19 salgını bireysel ve sosyal yaşam kalıplarını hemen her alanda değişmesine neden oldu.

Doğan Haber Ajansı'nda yer alan habere göre; koronavirüs salgını toplum hayatı, konut ve mekân kurgularının da yeniden tasarlanması ihtiyacı oluşturdu. Kentsel yerleşim alanlarının sürdürülebilir ve insan odaklı düzenlenmesi amcıyla geliştirilen yeni teori ve modeller, salgının ardından dünyada toplumsal yaşam için daha çok insan merkezli bir mimari hayata geçiriyor.

Altınbaş Üniversitesi MDBF Mimarlık Bölümü Öğr. Üy. Prof. Dr. Aykut Karaman, Paris Sorbonne Üniversitesi’nden Profesör Carlos Moreno’nun önerdiği, ‘15 Dakikalık Kent Modeli’ ile şehrin mekânsal ve sosyal yaşamının yeniden kurgulanması ile ilgili yeni bir yaklaşım oluşturduğnu dile getirdi. Kent insanının kent yaşamının sürdürülebilir ve konforlu olması için ev, iş, sosyalleşme, kültürel gereksinme gibi temel ihtiyaçlara 15 dakikalık bir sürede erişmesine imkan sunacak mekânsal kurgulamayla ilgili çalışmaları Paris Belediyesi’nin başlattığını belirten Prof. Dr. Aykut Karaman, bu anlamda ilk örneklerin 20’nci yüzyıl başlarında Bahçehir modeli ile Londra’da, Radburn yerleşmesi ile Amerika’da uygulandığına vurgu yaptı.

Kovid-19 kent tasarımlarını nasıl etkileyecek?

“MAHALLE OLGUSU ESAS ALINMALI”

Prof. Dr. Karaman, “İhtiyaç duyulan kentsel donatılara 5 dakikalık yürüme mesafesiyle sınırları tanımlanan bu yerleşmeler doğaya ve çevreye saygılı, yaya odaklı, yeşil alanlarla bütünleşik ve günümüz arayışlarının referans alındığı ilk başarılı örneklerdir. Bu yaklaşımlar, yeni oluşacak banliyö yerleşmelerinde kolaylıkla uygulanabilir. Ancak yerleşik kent dokusu içinde kurgulanabilmesi için ayrıntılı bir planlama çalışması ve mevcut kentsel dokudaki donatılar, açık alanlar, yeşil doku, ulaşım koridorları analizi ve kentsel tasarım projesi ile mahalle olanaklarını senaryolar bazında test etmek gerekir” açıklamasında bulundu.

“Yapılacak kentsel tasarım çalışmalarında mahalle olgusunu esas alarak yola çıkılmalıdır” diye konuşan Prof.Dr. Aykut Karaman, şunları kaydetti:

“Tüm donatıları bünyesinde taşıyan mahalleler saptanıp, donatılar referanslı mesafeler ve senaryolar kurgulanmalıdır. Mahallelerin aktivite bölgelerini saptayıp oradan konut, okul, sağlık, alışveriş, sosyal aktivite, eğlence ve dinlence alanları seyreltilmiş olarak 15 dakika referanslı ilişkilendirilebilir.”

Kovid-19 kent tasarımlarını nasıl etkileyecek?

“PİLOT ALANDA UYGULAMA SÜRECİNE GİRİLEBİLİR”

Kovid-19 salgınının kent planlama ve tasarımlarının kuramsal içeriklerini ve teknik dilini değiştireceğine dikkat çeken Prof.Dr. Aykut Karaman, şu açıklamalarda bulundu: 

“Pandemi koşullarında konut ve yakın çevresi, konut içi alanların steril, korunaklı kullanımı için belediyenin mahalle birimleri özelinde mekânsal kurgu çalışmaları başlatılabilir ve seçilen bir pilot alanda uygulama sürecine girilebilir. Pandemi nedeniyle büyük şehirlerde temel kentsel ihtiyaçlara ulaşım ve erişim zorluğu, insanları bahçeli, tek veya iki katlı, bitişik nizam ön ve arka bahçesi olan konut kümelerinde yaşamaya yönlendirmiş, büyük kentten kırsal alana ve kıyı yerleşmelerine göçe neden olmuştur. Bu nüfus hareketlerinin denetimli ve planlı yönlendirilmesi gerekir. Kendiliğinden ve plansız oluşumlar doğa tahribatına yol açabilir. Göç hareketleri, sosyal ve mekânsal ayrışmaya, sosyal kümelenmeye ve çelişkilere neden olabilir. 15 Dakikalık kent konsepti, kentsel dönüşüm ve yenileme projelerinin mahalle kurgusu için kuramsal altlığını oluşturmada referans alınabilir.”

Kentlerin küresel ulusal, bölgesel ve yerel ölçekte planlamalarına ilişkin yeni politikalar, yöntemler ve yeni bakış açılarına gereksinim duyduğunu ifade eden Prof.Dr. Aykut Karaman, “Bu ihtiyaç pandemi döneminde daha derinden hissediliyor. Kentlerin gelişmesini dayanıklı ve sosyal bir olgu olarak nasıl bir planlama ve tasarımla yönlendirmeliyiz ki herkes tüm olanaklardan, kültürel, ekolojik çeşitlilikten, yaşanası çevrelerden yaralanabilsin , yaşadıkları çevrenin her düzeyde biçimlenme ve oluşumunda katkıları olabilsin ve sürdürülebilir bir kentsel yaşam için yeni fikirlerin ve modellerin gelişmesi sağlanabilsin” şeklinde konuştu.

Kovid-19'la mimaride hangi trendler başladı?