Mustafa Demir: Kapalıçarşı'nın restorasyonu iki aya başlar, 10 yıl sürer!

Mustafa Demir: Kapalıçarşı'nın restorasyonu iki aya başlar, 10 yıl sürer! Mustafa Demir: Kapalıçarşı'nın restorasyonu iki aya başlar, 10 yıl sürer!

Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, son günlerde iki sokağındaki çökmelerle gündeme gelen Kapalıçarşı’yla ilgili önemli açıklamalar yaptı: "Restorasyon projesi iki aya kadar Anıtlar Kurulu’ndan çıkacak. Ardından hemen çalışma başlayacak"...


Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, son günlerde iki sokağındaki çökmelerle gündeme gelen Kapalıçarşı’yla ilgili önemli açıklamalar yaptı: “Restorasyon projesi iki aya kadar Anıtlar Kurulu’ndan çıkacak. Ardından hemen çalışma başlayacak. Peyderpey yapılacak yenileme 10 yıldan aşağıya tamamlanmaz. 200 milyon liraya mal olması öngörülüyor”


Kapalıçarşı çatladı!

 

550 yıllık Kapalıçarşı, yıllardır restorasyon bekliyor. Her geçen gün ise biraz daha dökülüyor. Geçtiğimiz günlerde iki sokağında meydana gelen çökmeyle birlikte yine kentin gündemine geldi Kapalıçarşı. Peki ama restorasyon ne zaman başlayacak? Nasıl yapılacak? Ne kadar sürecek? İşte bu soruları Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’e sorduk. Sadece Kapalıçarşı değil kuşkusuz. Fatih’in, Tarihi Yarımada’nın sorunlarını, yeni projeleri de konuştuk...


Öncelikle Kapalıçarşı’dan başlayalım. Restorasyon için en son kurul kararı bekleniyordu. Bu arada bir çökme oldu. Sonrasında da geçen hafta projenin arşivde unutulduğuna dair iddialar çıktı. Şimdi durum nedir? Ne aşamada? Ne olacak? 


BİR ŞEHİR GİBİ 


2009’un 5. ayında Kapalıçarşı’yla ilgili bir çalışma yapılması için ihale gerçekleştirdik. Çarşının çatısından altyapısına kadar yenilenmesi için bir proje oluşturduk. Bu projenin en önemli ayağından biri de çarşıya yönetim oluşturmaktı. Zira yönetim yok. Projenin yaklaşık bedeli 22 milyon liraya tekabül ediyor. Restorasyon bedelinin ise 200 milyon lira olması öngörülüyor. 2010 yılının ortalarında biz Kapalıçarşı’nın mevcut durumunu ve çözüm önerileriyle birlikte bir rapor olarak Anıtlar Kurulu’na sunduk. 2010’un sonuna doğru da Kapalıçarşı’nın projelerini, restorasyon projelerini Anıtlar Kurulu’na ilettik. Anıtlar Kurulu bu projeleri detaylı incelediğinde projenin yetersiz olduğunu söyledi. 2012’nin sonuna doğru da proje, kurulun arzu ettiği standartlarda tekrar hazırlandı. Kapalıçarşı 100 bin metrekarelik bir alan, bir şehir aslında. 64 tane cadde ve sokağı var. 3125 dükkân var, 2770 parsel, 116 tane ada var. Orta ölçekli bir Anadolu şehrinden daha fazla. 25 bin çalışanı var. Sirkülasyon 250-300 bin. Şu ana kadar hiçbir Anıtlar Kurulu’nun şahit olmadığı büyüklükte, karmaşıklıkta projeyi başlattık. Bu projeler öyle kolay bir şey değil. Bir defa belediye açısından sorumluluk gerektiriyor, yapan firma açısından önemli bir çalışma, her şeyden önce kurul açısından son derece önemli. Çünkü onlar da ilk defa böyle bir şeyle karşılaşıyor. Kapalıçarşı’nın büyük sorunları var.


Altyapısı, tesisatın tahrip edilmesi, esnafın duvarları kırması gibi...


Peki projenin arşivde unutulması iddiası?


Kapalıçarşı’nın % 98’i özel mülkiyet. Afet riski altındaki alanların kurtarılmasıyla ilgili deprem yasası var. Deprem yasasının 15. maddesi, tamamen Kapalıçarşı’yı korumak için konulmuş maddeydi, o da geçti. Biz bir taraftan proje yaparken öbür taraftan yönetimi oluşturmak için adım attık. Kapalıçarşı ve diğer restorasyon projeleri için tek kurulun yetmeyeceğini görüp bir kurul talebinde daha bulunduk. 2012 yılından beri bakıyoruz, yürümüyor işler. Kültür Bakanlığı bizi doğru buldu, bir kurul daha oluşturdu ve bu da 2 No’lu kurul. 2013’ün başlarında kuruldu. Şimdi onlar da çalışmaya başladı. 2 No’lu kurul yeni oluştu ve yerleri yok doğru dürüst, arşiv yerleri yok. 1. ve 2. kurul arşivi ortak kullanıyor. Projenin arşivde unutulması söz konusu olmaz, çünkü Kapalıçarşı’nın projeleri bir kamyonetin kasasını dolduracak kadardır. Unutulması mümkün değil, binlerce, onbinlerce detay var. Şimdi kurula yeni üyeler, geçici raportörler atandı. Böylece işler hızlanacak. Çarşı çökmez. Çünkü tek katlı yapı, sıkıntısı var muhakkak ama çökmez. Kurul, 2 ay içerisinde avan projenin kabul edilebileceğini söyledi. onayın ardından da hemen çalışmaya başlanacak. Çarşı’nın yönetimiyle ilgili bizim yaptığımız çalışmalarda 11 kişilik yönetim kurulu oluşturulacak. Bunun içerisinden daimi 4 üye olacak, bu daimi üyeler büyükşehrin temsilcisi, Fatih Belediyesi’nin temsilcisi, valiliğin ve vakıfların temsilcisi. 7 de esnaf üye olacak. Fakat yönetim kurulu başkanı esnaftan olacak. Karar onların, çoğunluk onların olacak.


SULUKULE’Yİ ANLATAMADIK


100 bin metrekarelik alandan bahsediyoruz. Tüm adalarda birden çalışma başlayamaz sanırım...


116 ada 100 bin metrekare. Ada bazlı yapılacak. Her yerin birden alınması mümkün değil.


Restorasyon ne kadar sürer?


10 yıldan aşağıya bitmez. Mümkün değil. Öngöremediğimiz problemlerle karşılaşabiliriz.


Maliyete esnaf da katılacak mı?


Esnafın katılacağı bölümler, belediyelerin ve kamunun karşılayacağı kısımlar var.


İstanbul’un birçok ilçesinde kentsel dönüşüm yapılıyor. Ama biliyorum ki Fatih’te yenileme adı altında bir proje var.


Sulukule ilk projeydi. Kimse ‘Belediye bizi aldattı’ diyemez. Ama ilkler hep eleştirilir. Romanların sürülmesi olarak lanse edildi ve o algıyı sökmek zor oldu. Çok insani bir proje ama yeterince anlatamadık. Şimdi, Ayvansaray Türk Mahallesi yenileme projesi bitmek üzere. Fener-Balat iptal edilmişti. 39 adamız vardı. Revize ederek 4 adayı yapacağız. Bu yılın sonunda oraya kazma vuracağız. KİPTAŞ’la yaptığımız Süleymaniye yenileme alanı var. 900 daireyi ilgilendiriyor. Bir de Yalı Mahallesi’nin projesi onaylandı.


EN SON ÇATI YENİLENECEK


550 yıllık Kapalıçarşı’nın çatısının James Bond serisinin Skyfall filminin çekimleri sırasında hasar görmesi gündeme gelmişti. Başkan Demir’le çok tartışılan çatıya çıktık. Kapalıçarşı’nın acilen restorasyona ihtiyacı olduğu, çatının halinden net olarak görülüyordu. Demir, restorasyonun önce altyapıdan başlayacağını, en son çatının yenileneceğini söyledi. 


17 ARALIK İLE İLGİLİ İLK KEZ KONUŞTU: ZULÜMDÜ


BAŞKAN Demir, 17 Aralık’ta gözaltına alınmasıyla ilgili ilk kez bir açıklama yaptı ve yaşadıklarını anlattı: “17 Aralık şahsım açısından büyük bir talihsizlik ve zulümdü. Havadan sudan suçlamalar ki zaten takipsizlik aldı. Ülkenin önünü kesmek adına çok önemli bir darbe girişimiydi. Ahlaksız bir teşebbüs. Bir belediye başkanını suçlamak çok kolay ancak başkanı yargılamanın yolu olmalı. Açıktan Başbakan’a hakaret eden yargı mensubu ifadeye çağrılamıyor. Neden? HSYK var. Ama bir belediye başkanını iç hukuku tamamlamadan gece evinden alıyorlar. Şimdi kendileri adliye kapılarında nümayişler yapıyorlar. Oğlum hukukçu ve 4 gün boyunca stajyer avukat olarak yanımdaydı. Oğlumun telefonundan eşimle konuşamadım. Fakat bunlar gözaltında neredeyse horon teptiler, selfie çektiler. Allah kimsenin başına vermesin. Büyük haksızlık ve zulüm var. Sadece 17 Aralık değil, Ergenekon ve Balyoz için de öyle. O zaman da öyle düşünüyordum. Normal hukuka geçmek için direniş var.”


"BELEDİYELERDE ZATEN BAŞKANLIK SİSTEMİ VAR"


“BAŞKANLIK sisteminden korkmamak gerekiyor. Belediyelerde zaten başkanlık sistemi uygulanıyor. Hem seçilme, hem çalışma usulümüz zaten minik bir başkanlık sistemi. Belediye seçimlerinde tıpkı başkanlık sisteminde olduğu gibi vatandaş hem başkana, hem de meclise oy veriyor.”


TARİHİ YARIMADA'YA YÜZ NAKLİ YAPILIYOR  


BAŞKAN Demir, ‘yüz nakli’ olarak adlandırılan cephe yenileme projesini anlattı: “Aksaray’dan Sultanahmet’e kadar cephe yenileme yaptık. Yurtdışından gelenlerin ilk geçtiği yer Sultanahmet, Divanyolu, Sirkeci ve Bab-ı Ali Yokuşu olan  Ankara  Caddesi. Bu bölgede her binayı farklı çalışarak cephe yenileme yaptık. Projeleri yaptık, kuruldan onaylattık. Her binayı ayrı tasarladık. Sonra da sahiplerine ‘Buyrun yapın’ dedik. Yüzde 95’i kendileri yaptı. Tarihi Yarımada’daki 10 bin eserin 4 binini de restore ettik.”


HEDEF, EMİNÖNÜ'NÜN TAMAMEN YAYALAŞMASI


FATIH’in, özellikle de Tarihi Yarımada’nın en büyük sorunlarından biri de hiç kuşkusuz trafik... Bu sorunu çözmek için birçok bölgede yayalaştırma çalışmaları yapıldı. Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, yayalaştırmaların süreceğini söyledi. Halihazırda yüzde 50’si yayalaştırılan Eminönü’nde hedef, yüzde yüz yayalaştırma. Tarihi bölgeyi araçtan, trafikten arındırma.

 

SIERRA'NIN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ YERE NE YAPILACAK?


“SURLARDA ciddi bir güvenlik sorunumuz var. Ne kadar kamera koyarsanız, güvenlik görevlisi yerleştirirseniz yerleştirin bu sorunu tamamen çözmek mümkün değil. Surların güvenliğini sağlamanın tek yolu, orayı yaşayan bir yere dönüştürmektir. Örneğin Sarai Sierra’nın öldürüldüğü Sarayburnu, Yedikule’deki surlar... Yedikule’den Sirkeci’ye kadar bomboş, ıssız, tenha, her şeye açık bir yer var. Artık Sirkeci Tren İstasyonu kullanılmıyor.  Marmaray  kapsamında kapatıldı. Tren istasyonu kapalı, raylar boş, devamı ise surlar. Yani tehlikeye açık bir alan. İşte bu alan için park alanları olan, bisiklet ve yürüyüş parkurları bulunan bir proje yaptık. Surların bulunduğu alanı halka açmak suretiyle oradaki güvenlik sorununu çözmeyi hedefliyoruz. Bu projeyle, Yedikule’den bisikletle sirkeci’ye gidilebilecek. Hem halkımızın kullanımı için hem de turizm adına önemli bir adım olacak. İnsanların öldürüldüğü yerler, cazibe merkezi haline gelecek. Bunun bir örneğini, Topkapı Surları’nda gerçekleştirdik. Tıpkı Yedikule ve Sarayburnu Surları gibi ıssız, tenha ve tehlikeli olan sur kenarlarını sosyal tesise dönüştürdük. Kafelerin, yürüyüş parkurlarının olduğu alanda, halkımız toplantılarını, düğünlerini de yapabiliyor. Hedefimiz, sahildeki surlarda da aynı projeyi uygulamak. Projemiz hazır. Koruma Kurulu’ndan onay çıkınca çalışmaya başlayacağız.”



Esra Boğazlıyan/ Habertürk