Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi!

Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi!

Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi TBMM Başkanlığına sunuldu. Kanun kapsamında tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerine aykırılık durumunda uygulanan yaptırımların caydırıcı hale getirilmesi planlanıyor.


Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi TBMM'ye sunuldu. Komisyonda görüşmeleri devam eden kanun teklifi kapsamında belirlenen zaman aralığında perakende alkollü içki satış yasağının ihlaline ilişkin düzenlenen idari para cezası miktarının artırılması, sulama kooperatifleri ile ilgili iş ve işlemlerde Tarım ve Orman Bakanlığının yetkili kılınması, şeker piyasası faaliyetlerine yönelik şirket ve fabrikalar dışında kalan ve şeker piyasasında faaliyet göstererek şekeri ham madde olarak kullanan, ticaretini yapan gerçek ve tüzel kişilere yönelik denetim yapılabilmesi, tütün mamulleri ve alkolün yasa dışı ticaretinin önlenmesi amacıyla makaron, yaprak sigara kâğıdı, sigara filtresi ile alkol üretimi ve satışının Tarım ve Orman Bakanlığı denetiminde gerçekleştirilmesi, tarım arazilerinin tarımsal amaçlı projelerde veya tarım dışı amaçlı kullanımlarda verilen izinlerin amaca uygun kullanılıp kullanılmadığına ilişkin denetimlerin hızlı bir şekilde yapılması ve denetim sırasında ihlal tespit edilmesi hâlinde caydırıcılığı artırmak amacıyla tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere durumun şerh edilmesi ve ayrıca aykırılığın ilk kez tespit edilmesi durumunda bin TL'den az olmamak üzere bozulan arazinin her bir metrekaresi için idari para cezası uygulanması, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün (DSİ) tarla içi sulama sistemi desteklemelerine yönelik yetkilerinin DSİ'nin de bağlı bulunduğu ve tüm tarımsal desteklemeyle ilgili yetkiye sahip olan Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tek merkezden yürütülmesi, makaron ve yaprak sigara kâğıdının kayıt dışılığı ve vergi kaybını önlemek amacıyla 21 Mart 2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamına alınması, 11 Haziran 2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununa 'Yanıltıcı yayın' kavramının eklenmesi ve toplum sağlığını korumaya ilişkin tedbirlerin alınması hususunda yaptırımların getirilmesi öngörülüyor.

GENEL GEREKÇE

Tarım Ülkemiz için öncelikli bir faaliyet alanıdır. Özellikle son yaşanan Covid-19 salgını da tekrar göstermiştir ki gıda güvenliği ve güvenilirliği, diğer ülkelerde olduğu gibi Ülkemiz için de hayati bir meseledir. Ülkemiz tarımı, uygulanan politikalar ve verilen desteklerle son 17 yılın 14'ünde büyümüş, 2003-2019 döneminde yıllık ortalama yüzde 2,8 büyüme gerçekleştirmiştir. 2019 yılı büyümesi ise yüzde 3,3'tür. Tarım alanında dış ticaret fazlası 5,3 milyar dolar olan Türkiye, 193 ülkeye, 1.827 çeşit tarımsal ürün ihraç etmektedir. 

Bununla birlikte, her ne kadar kendi kendine yeten bir tarım sektörümüz bulunmakta ise de gıda güvenliğini temin için yapılması gereken çalışmalar uzun vadeli planlamayı gerektirmektedir. 

Diğer taraftan, toplum sağlığını korumak amacıyla; insan sağlığı için tehlike oluşturan gıda ve yem ürünleri ile taklit ve tağşiş yapılmış ürünlerin piyasaya arz edilmesiyle alakalı olarak Teklifte öngörülen değişiklikle, bu ürünleri üreten, piyasaya arz eden gıda işletmecilerine yönelik yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır. Aynı doğrultuda bilimsel dayanağı ve kanıtı olmayan, genellikle konu hakkında uzmanlığı bulunmayan kişiler tarafından, tüketicinin tüketim alışkanlıklarını olumsuz etkileyen, yazılı ve görsel medya üzerinden hızla yayılan, gıdalar hakkında yanıltıcı, yanlı, yanlış yönlendirici bilgiler ile gıdada bilgi kirliliği oluşturan beyanlarla tüketicide endişe, korku ve güvensizlik yaratılmakta olduğu görüldüğünden; Teklif ile tüketici haklarının etkin bir şekilde korunabilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. 

Bunun yanı sıra hazırlanan Kanun Teklifi ile genel olarak; - Sahipli arazilerde ağaçlandırmanın teşvik edilmesi, 
- Bozuk orman alanlarında odun dışı ürünlerin mamul ya da yarı mamul olarak işlenmesi amacıyla tesis ve orman bitkisi fidanlıkları kurulmasına, mantar ve tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği yapılmasına izin verilebilmesi, 
- Şeker piyasasındaki denetleme faaliyetlerinin etkinliğinin arttırılması, 
- Tütün mamulü olmamakla birlikte tütün mamulü üretiminde kullanılan makaron, sigara filtresi ve yaprak sigara kâğıdının üretiminin ve piyasaya arzının Tarım ve Orman Bakanlığının görevleri kapsamına alınması, 
- Tütün mamulü üreticilerine %30 yerli tütün kullanım zorunluluğunun getirilmesi, gibi hususlar düzenlenmektedir. 

MADDE GEREKÇELERİ 

MADDE 1- Madde ile, 4250 sayılı Kanunun 7 nci maddesi değiştirilerek 22:00 ila 06:00 saatleri arasındaki perakende alkollü içki satış yasağına ilişkin idari para cezasının artırılması, beş yıl içinde üçüncü defa yasağı ihlal edenin satış belgesinin iptal edilmesi ve iki yıl faaliyetten men edilmesi öngörülmektedir. Yine, 18 yaş altına alkol satış yasağını beş yıl içinde üçüncü defa ihlal edenin satış belgesinin iptal edilmesi ve iki yıl faaliyetten men edilmesi hedeflenmektedir. Böylece, söz konusu yasakların uygulanabilirliğinin ve önleyiciliğinin arttırılarak toplum sağlığının daha iyi bir şekilde korunması amaçlanmaktadır. 

MADDE 2- Tarım ve Orman Bakanlığı tarım kooperatifleriyle ilgili geniş bir alt yapıya sahip olduğundan, madde ile 6200 sayılı Kanunun ek 10 uncu maddesi yürürl sulama kooperatifleriyle ilgili iş ve işlemlerde Tarım ve Orman Bakanlığı yetkili kılınmaktadır. 

MADDE 3- Sahipli arazilerde ekim ve dikim yoluyla oluşturulan ve yüzölçümü 3 hektarı aşan ağaçlık alanlar meri mevzuat kapsamında özel orman sayılması nedeni ile vatandaşların kendi arazilerine fidan dikme konusunda tereddüt yaşadığı ve ağaçlandırma yapmaktan kaçındığı gözlemlenmektedir. Bu nedenle, madde ile 6831 sayılı Kanunun 1 nci maddesinde değişiklik yapılarak sahipli arazilerde ekim ve dikim yoluyla ağaçlandırma yapılmasının teşvik edilmesi amaçlanmaktadır. 

MADDE 4- Madde ile, 6831 sayılı Kanunun 18 inci maddesinde değişiklik yapılarak; bozuk orman alanlarında orman bitkisi fidanlıkları kurulmasına, mantar ve tibbi aromatik bitki yetiştiriciliğine ve orman alanlarından üretilen odun dışı ürünlerin mamul ya da yarı mamul olarak işlenmesi amacıyla tesis kurulabilmesine izin verilebilmesi amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, saha tesliminden itibaren iki yıl içinde tesislerin işletmeye alınmaması halinde verilen izinlerin iptal edileceği hüküm altına alınmaktadır. 

MADDE 5- Madde ile, 6831 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinde değişiklik yapılarak; bozuk orman alanlarında odun dışı ürünleri mamul ya da yarı mamul olarak işleyen tesisleri, ile orman bitkisi fidanlıklarını izin almadan kuranlara ve mantar-tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğini izin almadan yapanlara yönelik yaptırımların belirlenmesi amaçlanmaktadır. 

MADDE 6- Madde ile, 6831 sayılı Kanunun 116 nci maddesinde değişiklik yapılarak; sahipli arazilerde ekim ve dikim yoluyla oluşturulan ve yüzölçümü 3 hektarı aşan alanlardaki ağaçların da izinsiz olarak kesilememesi hüküm altına alınmaktadır. Ayrıca sahipli arazilerde izinsiz olarak ağaç kesilmesine yönelik halihazırda uygulanan idari para cezası daha caydırıcı ve orantılı olacak şekilde yeniden belirlenmektedir. 

MADDE 7- Madde ile 6831 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesinde değişiklik yapılarak; özel bütçeli bir kuruluş olan Savunma Sanayii Başkanlığı'nın 6831 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında değerlendirilerek, Başkanlık tarafından yapılacak savunma maksatlı tesis ve bunların müştemilatlarına bedelsiz olarak izin verilebilmesi amaçlanmaktadır. 

MADDE 8- Madde ile; süreç içerisinde uygulama kabiliyeti kalmayan, idari yapılanmalar ve mevzuat değişiklikleri neticesinde güncelliğini yitiren 969 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır. 

MADDE 9- Madde ile 4634 sayılı Kanunun 2/A maddesinde değişiklik yapılarak şeker piyasası faaliyetlerine yönelik denetimin etkinliğinin artırılması amaçlanmaktadır. Yapılan 
neye göre şirket ve fabrikalar dışında kalan ve şeker piyasasında faaliyet göstererek şekeri hammadde olarak kullanan veya ticaretini yapan gerçek ve tüzel kişiler nezdinde de denetim yapılabilecektir. 

MADDE 10- Madde ile, 4634 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde değişiklik yapılarak; Tarım ve Orman Bakanlığının şirket ve fabrikalar ile piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan ve satan gerçek ve tüzel kişiler nezdinde yaptığı inceleme, araştırma ve denetim görevi sırasında; istenen bilgilerin yanlış, eksik veya yanıltıcı olarak verildiğinin saptanması veya hiç bilgi verilmemesi ya da yerinde inceleme ve denetim imkânının verilmemesi hallerinde uygulanacak idari para cezalarının belirlenmesi amaçlanmaktadır. 

MADDE 11- Tütün mamullerinin ve alkolün yasa dışı ticaretini önlemek amacıyla 4733 sayılı Kanun 4/B maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Madde ile; makaron, yaprak sigara kâğıdı, sigara filtresinin ve alkolün üretiminin ve satışinin Tarım ve Orman Bakanlığının denetiminde gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. 

MADDE 12- Madde ile 4733 sayılı Kanunun 6 nci maddesinde değişiklik yapılarak, yurt içi piyasaya arz amacıyla üretilen tütün mamullerinde, tütün ithalatının azaltılması ve ithalat yoluyla temin edilen tütünler yerine çiftçilerimizin ürettiği tütünlerin kullandırılması amaçlanmaktadır. 

MADDE 13- Madde ile 4733 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Buna göre: 
- Tarım ve Orman Bakanlığından (Bakanlık) izin almadan makaron, yaprak sigara kağıdı ve sigara filtresi fabrikası veya imalathanesi kuran ve işletenler, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve beş binden on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacaktır. 
-Bakanlıktan belge almamış kişilerden makaron ve yaprak sigara kağıdı alanlara veya bu kişilere makaron ve yaprak sigara kağıdı satanlara, 
- Belgesinde belirtilen işyeri dışında satış yapan toptan veya perakende makaron, yaprak sigara kağıdı satıcılarına, 
- Bakanlıktan satış belgesi almadan makaronun ve yaprak sigara kağıdının toptan veya perakende satışını yapanlara, 
- Bakanlıktan uygunluk belgesi almadan sigara filtresi üretenler ile satanlara, 
- İnternet, televizyon, faks ve telefon gibi elektronik ticaret araçları ya da posta ile sipariş yöntemi kullanarak etil alkol, metanol, makaron, sarmalık kıyılmış tütün ve yaprak sigara kağıdı satanlara, 
- Yerli tütün kullanım zorunluluğuna uymayanlara, 
-Mevzuatta tanımlanmış amacı dışında ya da teknik düzenlemesine uygun olmayan etil alkolü bulunduranlara, satışa sunanlara veya satanlara, 
çeşitli miktarlarda idari para cezaları öngörülmektedir. Ayrıca otomatik tütün mamulü satış makinelerinin mülkiyetinin kamuya geçirilebilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. 

MADDE 14- Madde ile 4733 sayılı Kanuna geçici madde eklenerek; %30'luk yerli tütün kullanım zorunluluğunun 2022 yılından başlamak üzere kademeli olarak uygulanması düzenlenmektedir. Buna göre söz konusu oran 2022 yılında %17, 2023 yılında %21 ve 2024 yılında %25 olarak uygulanacaktır. 

MADDE 15- Avcılık faaliyeti her ne kadar sınırlı bir kesim tarafından icra edilmekte ise de esas olarak toplumun tamamını ilgilendirmektedir. Bu maksatla, doğal kaynaklarımızı verimli kullanarak gelecek nesillere aktarılmasını, alınacak kararların ülk şekilde daha sağlıklı bir değerlendirmeden geçmesini sağlamak için, 4915 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde düzenlenen Merkez Av Komisyonu üyeleri arasına, çevre ve doğa gönüllüsü kuruluşlarından üç temsilci, fen edebiyat fakültelerinin biyoloji bölümlerinden bir öğretim görevlisi olmak üzere dört üyenin daha dahil edilerek komisyon üye sayısının yirmibeşe çıkarılması amaçlanmaktadır. 

MADDE 16- Madde ile 5403 sayılı Kanunun 8/A maddesinde değişiklik yapılarak; yeter gelirli tarım arazilerin ekonomik bütünlüğe sahip kısımlarının da parsel bazında satılabilmesi sağlanmaktadir. 

MADDE 17- Madde ile 5403 sayılı Kanunun 8/B maddesinde değişiklik yapılarak; tarım arazilerinde ifraz, hisselendirme, pay temliki, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi, elbirliği mülkiyetinin devri, paylı mülkiyet olarak intikal talebi olması halinde Tarım ve Orman Bakanlığından görüş alınarak işlem yapılması; tarım arazilerinin aynen mülkiyet devri işlemlerinin ise doğrudan tapu müdürlükleri tarafından yapılabilmesi amaçlanmaktadır. Bu suretle, tarım arazilerinin bölünmesi engellenmekle birlikte tarım arazilerinin mülkiyet devrinin hızlı bir şekilde yapılması hedeflenmektedir. 

MADDE 18- 5403 sayılı Kanunun 8/I maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan vergi ve harç muafiyetinden yalnızca yeter gelirli büyüklüğü haiz tarım arazilerinin mirasçıları faydalandırılmaktadır. Ancak, mirasçıların anlaşma sağladıkları arazi büyüklüğünün yeter gelirin altında olması halinde, bu mirasçılar vergi muafiyetinden yararlanamamaktadır. Mevcut durumdaki eşitsizliği gidermek ve bir yıl içinde anlaşma sağlayan tüm mirasçılara vergi ve harç muafiyeti sağlanabilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Yine, hisseliliği azaltmak ve hissedarların kendi aralarında anlaşmalarını teşvik etmek amacıyla asgari tarımsal arazi büyüklüğünün paydaşlara aynen devri halinde de bu işlemlerden doğan vergi ve harçların alınmaması öngörülmektedir. 

MADDE 19- Sınırdaş arazi sahibinin ön alım hakkı uygulaması tarımsal bütünlüğün korunması amacıyla düzenlenmiş olmasına rağmen, söz konusu hakkın süreç içerisinde kötüye kullanılarak tarım arazilerinin gerçek değerinin altında elde edilebildiği bir usul olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Netice olarak, sınırdaş tarım arazileri için getirilen ön alım hakkı, beklenilen faydadan daha çok çiftçilerin mağduriyetlerine neden olmuştur. Bu nedenle, madde ile, sinirdaş arazi sahibinin ön alım hakkını düzenleyen 5403 sayilı Kanunun 8/1 maddesinin ikinci fikrası yürürlükten kaldırılmaktadır. 

MADDE 20- Madde ile tarım arazilerinin kullanımında tarımsal üretimin olumsuz etkilenmemesi, verimin azalmaması, izne konu alanların çevresindeki tarım arazilerinin korunması ve tarımsal amaçlı arazi kullanım planlarının etkin olarak uygulanabilmesi amacıyla, yerleşim alanlarının gelişim alanı ihtiyaçlarını karşılamak için izin verilerek planlanmış alanlar 
mar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak ayrılan yerler ile kamu yararı kararı alınarak tarım dışı amaçla kullanım izni verilen yerlerin, bu amaç dışında kullanılabilmesi ve planlanabilmesi için yeniden izin alınması şartı getirilmektedir. 

MADDE 21- Madde ile büyük ova koruma alanları içerisindeki tarım arazilerinin kullanımında tarımsal üretimin olumsuz etkilenmemesi, verimin azalmaması, izne konu alanların çevresindeki tarım arazilerinin korunması ve tarımsal amaçlı arazi kullanım planlarının etkin olarak uygulanabilmesi amacıyla, yerleşim alanlarının gelişim alanı ihtiyaçlarını karşılamak için izin verilerek planlanmış alanlar haricinde, izin verilen yerlerin yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamayacağına ve planlanamayacağına dair düzenleme yapılması öngörülmektedir. 

MADDE 22- 5403 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinde yapılan değişiklikle; mezkur Kanun kapsamındaki denetimlerin daha etkin hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda tarım arazilerini tarımsal amaçlı projelerde veya tarım dışı amaçlı kullanımlarda verilen izinlerin amaca yönelik kullanılıp kullanılmadığının hizlı bir şekilde denetlenmesi, denetim sonucunda tespit edilen uyumsuzlukların ilgili mercilere iletilmesi ve gereğinin yapılması düzenlenmektedir. Ayrıca yine caydırıcılığı artırmak amacıyla, denetimler sırasında ihlal tespit edilmesi halinde tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince şerh düşülmesi öngörülmektedir. 

MADDE 23- Madde ile 5403 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde değişiklik yapılarak; tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerine aykırılık durumunda uygulanan yaptırımlar caydırıcı hale getirilmektedir. Buna göre, aykırılığın ilk tespitinde 1.000 TL'den az olmamak üzere bozulan arazinin her bir ma'si için 10 TL idari para cezasının uygulanması ve aykırılığın giderilmesi (yıkılması/gerekli izinlerin alınması) için 2 ay süre verilmesi, bu süre içinde aykırılık giderilmezse ilk aşamada uygulanan idari para cezasının üç katı olarak uygulanması ve 1 ay içinde belediye veya il özel idaresince yıkılması; belediye veya il özel idaresince yıkılmaması durumunda aykırı yapı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yıkılarak yapılan masrafın 2 katı Bakanlık tarafından ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilmesi hususları düzenlenmektedir. 

MADDE 24- Madde ile 5403 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde değişiklik yapılarak; tarımsal amaçlı yapılara ve tarım dışı arazi kullanımına izinsiz başlanılması, alınan izne uygun kullanılmaması veya hazırlanan toprak koruma projelerine uyulmaması halinde uygulanan yaptırımlar caydırıcı hale getirilmektedir. Buna göre, ilk tespitte 1.000 TL'den az olmamak üzere bozulan arazinin her bir m2'si için 10 TL idari para cezasının uygulanması ve aykırılığın giderilmesi (yıkılması/gerekli izinlerin alınması) için 2 ay süre verilmesi, bu süre içinde aykırılık giderilmezse ilk aşamada uygulanan idari para cezasının üç katı olarak uygulanması ve 1 ay içinde belediye veya il özel idaresince yıkılması; belediye veya il özel idaresince yıkılmaması durumunda aykırı yapının Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yıkılarak yapılan masrafın 2 katı Bakanlık tarafından ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilmesi düzenlenmektedir. 

MADDE 25- Madde ile; 5403 sayılı Kanunun 20 nci ve 21 inci maddesine aykırılık teşkil eden yapının tarımsal yapı olması durumunda, bu maddenin yürü itibaren 5 yıl boyunca anılan maddeler kapsamındaki idari para cezalarının yarısının uygulanması amaçlanmaktadır. 

MADDE 26- Madde ile, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün (DSİ) tarla içi sulama sistemi desteklemelerine ilişkin yetkilerinin, DSİ'nin de bağlı bulunduğu ve tüm tarımsal desteklemekle ilgili yetkiye sahip olan Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tek bir merkezden yürütülmesine ve kırsal kalkınma destekleri arasına modern sulama sistemleri desteklerinin de eklenmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. 

MADDE 27- Madde ile; kayıt dışılığı ve vergi kaybını önlemek amacıyla makaron ve yaprak sigara kağıdının 5607 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin kapsamına alınması öngörülmektedir. 

MADDE 28- Madde ile, tüketici haklarının etkin bir şekilde korunabilmesi amacıyla 5996 sayılı Kanuna yanıltıcı yayın tanımı eklenmektedir. Bu tanıma göre; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve dijital iletişim araçları üzerinden yapılan ve ticari reklam kapsamına girmeyen, gıda güvenliği ve güvenilirliği hususunda tüketicide endişe, korku ve güvensizlik yaratarak tüketicinin tüketim alışkanlıklarını olumsuz etkileyen gerçeğe aykırı yayınlar, yanıltıcı yayın kabul edilecektir. 

MADDE 29- 5996 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinde yapılan değişiklikle; taklit ve tağşiş yapılmış ürünlerin işleme tabi tutulmasının ve piyasaya arz edilmesinin yasaklanması amaçlanmaktadır. Ayrıca, bilimsel dayanağı ve kanıtı olmayan, genellikle ilgili konuda uzmanlığı bulunmayan kişiler tarafından, tüketicinin beslenme alışkanlıklarını olumsuz etkileyen, yazılı ve görsel medya üzerinden hızla yayılan, gidalar hakkında yanıltıcı, yanlı, yanlış yönlendirici, art niyetli ve kulaktan dolma bilgiler ile gıdada bilgi kirliliği oluşturan beyanlarla tüketicide gida güvenliği adına endişe, korku ve güvensizlik yaratılmasını engellemeye yönelik düzenleme yapılmaktadır. 

MADDE 30- Madde ile, 5996 sayılı Kanunun 40 inci maddesinde değişiklik yapılarak toplum sağlığını korumaya yönelik tedbirler alınmaktadır. Buna göre; 
- Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak gidaları üreten, ithal eden, kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya arz eden gıda işletmecilerine bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden beş bin güne kadar adli para cezası verilmesi düzenlenmektedir. Ayrıca, fiilin üç yıl içinde tekrarlanması durumunda gidayi üreten, ithal eden, kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya arz eden gıda işletmecisinin beş yıldan on yıla kadar gida sektörü faaliyetinden men edilmesi hüküm altına alınmaktadır. 
- Taklit ve tağşiş edilmiş gida ve yem ürünlerini üreten, ithal eden, kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya arz eden gida veya yem işletmecisi ile taklit veya tağşiş edilmiş gida ve yemin izlenebilirliğini sağlamadan piyasaya arz eden perakende gıda veya yem işletmecisi idari yaptırıma tabi tutulmakta; söz konusu fiiller 2 yıl içinde tekrarlanması halinde suç olarak kabul edilmekte ve ayrıca gıdayı üreten, ithal eden, kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya arz eden gida işletmecisinin beş yıldan on yıla kadar gida ve yem sektörü faaliyetinden men edilmesi hüküm altına alınmaktadır. 
- Yanıltıcı yayında bulunanlara yönelik yirmi bin Türk Lirasından elli bin Türk Lirasına kadar idari parası düzenlenmektedir. 

MADDE 31- 5996 sayılı Kanuna eklenmesi öngörülen yanıltıcı yayınlarla ilgili hükümlerle uyumlu olarak; madde ile 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde düzenlenen yayın hizmetleri ilkelerine ilave yapılmaktadır. Buna göre; yayın hizmetleri, ticari reklam kapsamına girmeyen, gida güvenliği ve güvenilirliği hususunda tüketicide endişe, korku ve güvensizlik yaratarak tüketicinin tüketim alışkanlıklarını olumsuz etkileyen, gerçeğe aykırı nitelikte olamayacaktır. 

MADDE 32- Madde ile 6112 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde değişiklik yapılarak; ticari reklam kapsamına girmeyen, gida güvenliği ve güvenilirliği hususunda tüketicide endişe, korku ve güvensizlik yaratarak tüketicinin tüketim alışkanlıklarını olumsuz etkileyen, gerçeğe aykırı nitelikteki yayın hizmetlerine yönelik idari yaptırımlar düzenlenmektedir. 

MADDE 33- Yürürlük maddesidir. 

MADDE 34- Yürütme maddesidir.