Tüm maliyetleri öğrenmeden kredi almayın!

Tüm maliyetleri öğrenmeden kredi almayın!

Bu tavsiye Türkiye'nin en önemli bankacılık uzmanlarından biri olan Ekrem Keskin'den. Bankalar Birliği Genel Sekreteri Keskin, bankaların kredi reklamlarında ürünün tüm maliyetlerini açıklamadığına dikkat çekti, "Reklam cazibesine kapılıp kredi almayın" d




Bankalar Birliği Genel Sekreteri Keskin, bankaların kredi reklamlarında ürünün tüm maliyetlerini açıklamadığına dikkat çekti, "Reklam cazibesine kapılıp kredi almayın" dedi..


Keskin, bankaların mümkünse reklamda vermedikleri maliyet bilgilerini müşteri bankaya geldiğinde vermesini, müşterilerin ise tüm maliyetleri öğrendikten sonra kredi kullanmasını istedi.


Bankaların patronu Türkiye Bankalar Birliği Genel Sekreteri Ekrem Keskin, bankaların piyasa rekabeti ve pazar payını artırma çabası nedeniyle rasyonel olmayan kararlar aldığını üzülerek izlediğini söyledi. Bankaların çok özel ve cazip başlıklarla yeni ürünler tanıtmaya başladığını ve bu konuda şikayetler almaya başladıklarını hatırlatan Keskin, "Müşterinin de çok hoşuna gidecek şekilde sanki o ürün bedavaymış veya çok düşük faizliymiş gibi ürünler çıkarılabiliyor. Oysa bankalar sunulan hizmetle ilgili o hizmetin maliyeti ve niteliği içeriği konusunda tüketicilere net, açık bilgiler vermeli. Müşteri 'Siz bu hizmeti veriyorsunuz ama ben bu hizmeti bedava sanıyordum veya bana söylenen faiz maliyetini ben ürünü kullandıktan sonra öğrendim' demesin" şeklinde konuştu. Hem mevduat hem de kredi cephesinde rekabetin güçlü olması yanında rasyonel olması gerektiğinin altını çizen Keskin, "Bankalar oldukları gibi olması veya görünmesi gibi olması gereken kurumlardır" dedi.


* Bankalarda son dönemde gözlenen en önemli değişim nedir? Türkiye'de bireysel kredilerin milli hasılaya oranı 2002'de yüzde 3'ken 2007'de yüzde 13'e çıktı. Kurumsal kredilerin oranı da yüzde 16'dan 27'ye çıktı. Toplam kredi stoku ise yüzde 19'dan yüzde 40'a çıktı. Vatandaşların bankacılık sisteminde tuttukları kredilerin tasarruflarına oranı yüzde 7'den yüzde 41'e çıktı. Bu ilişkiler geliştikçe bankaların da bireylerle ilişkileri hem mevduat hem kredi ağırlıklı olmaya başladı. Bu nedenle tüketicilerin şikayetleri önem kazandı.


* Birlik olarak tüketicinin korunması yöntemlerini nasıl açıklıyorsunuz? Tüketicinin korunmasını sağlayacak en ciddi adım enflasyonun düşürülmesidir. İkincisi rekabetin sağlanması. Bir başka yolu ise tüketiciye doğru bilgi vermektir.


vermektir. Son dönemde tüketici kredisi veren kurumların her türlü bilgiyi net ve tereddüte yer vermeyecek şekilde vermediği gözleniyor. Konut ve tüketici kredisinde bunun gerçek maliyeti nedir. Bunun tam olarak verilmesi lazım. Müşteri de rekabet içinde sunulan bir ürün hakkında detaylı bilgi istesin.


KİTAPÇIK HAZIRLANSIN


* Bu bilgiler internet sitelerinde banka şubelerinde verilmiyor mu? Bankalar daha açık nasıl bilgi verecek? Reklamlarda üstü kapalı olarak hizmet veriliyor. Müşteri o ürünün getirdiği cazibeye kapılmamalı, ürünün hangi ek masrafları içerdiğini de öğrenmeli. Bu hem bankanın hem tüketicinin görevidir. Kısa sunumlarda her şeyi söyleyemeyebilirsin. Ama müşteri ürünü almaya geldiğinde aynı beyaz eşyada olduğu gibi bir kitapçıkla ürünün hangi maliyetleri içerdiğini gerekirse vermeli. Tüketicilerden son dönemde bu konuda gelen şikâyetler var.


* Özellikle konut kredisinde faiz oranı belirtiliyor ama örneğin dosya masrafı veya diğer masraflar belirtilmiyor. gibi maliyetler mi belirtilsin? Bu bankaların görevi. Banka müşteriler arasındaki ilişki bir ömür boyu sürmeli. Sektör ile müşteri arasındaki ilişki anlık veya bir seferlik, pazar payını artırmak için yapılacak kazanımlar sektörün güveninin ve kredibilitesini düşürmemeli. Müşteri " bu ürünü bilerek ödeme gücüme aldım. Öderken sıkıntıya uğramayacağım. Her şeyi bilerek hür irademle aldım" diyebilmeli.


YTL geliri olana dövizle borçlanmasını önermem


Banka, müşteri bu ürünü almaya geldiğinde aynı beyaz eşyada olduğu gibi bir kitapçıkla ürünün hangi maliyetleri içerdiğini belirtebilir. Banka her tanıtım aşamasında ürünün tüm özelliklerini veremeyebilir ama mümkünse müşteri geldiğinde versin...


Müşteri "Ben bu ürünü bilerek ödeme gücüme göre aldım. Öderken sıkıntıya uğramayacağım. Her şeyi bilerek hür irademle aldım" diyebilmeli.


* Bankalar son dönemde Japon Yeni ve İsviçre Frangı cinsinden kredi veriyor, siz bunu örerir misiniz? Risk alma iştahı olan müşteri açısından bu krediler cazip getiriler sağlayabilir ama benim önerim müşterinin geliri hangi para cinsindense borcu da o para cinsinden olmalı. Bu gelirinin dönemlerinde de aynı olmalı. Bugün çok cazip para cinsinden çok iyi getiri elde edebilirsiniz ancak bu süreç tersine döndüğünde yaşam düzeyiniz de değişebilir. Ben kesinlikle bunu tavsiye etmem.


SİSTEM BÜYÜMÜYOR


* Bankalarımız uluslararası durum göz önüne alındığında farklı bir şekilde etkilenebilir mi veya bugünkü durumu bir avantaja döndürebilirler mi? Genel trend sektörün büyümesi. Fakat arzu edilebilir seviyede büyümüyor. Bankacılık siteminin milli gelire oranı 2005'te yüzde 82, 2006'nın sonunda yüzde 86 şu anda yüzde 84. Sektörün bilanço yapısında enflasyonun düştüğü dönemlerde beklediğimiz vade iyileşmesi olmadı. Dolayısıyla bankaların uluslararası piyasalardan kaynaklanan koşullardan etkilenme durumu pasif cephesinde hâlâ hassas. Faiz oranlarının yükselmesi veya TL'nin değerinin değişmesi bilançoyu önemli ölçüde etkiliyor. Hem yabancı paranın bilanço içinde ağırlığının olması hem de vadelerin kısa olması nedeniyle. Aktif cephesinde de bankalar bu nedenle son derece dikkatli. Ancak bankaların özel sektör ve bireysel müşterilerinin nasıl etkileneceği önemli.


Güven sürmeli


Reklamları yanıltıcı buluyor musunuz? Yanıltıcı değil ama eksik. Çünkü reklamlar ürünün en cazip noktalarını size aktarır. Ama en önemli gösterge müşterinin memnuniyeti, sisteme olan güvenin sürdürülmesidir. Bankaların görevleri arasında müşterileri en doğru şekilde bilgilendirmek de var. Müşteri de bilmesi gereken her şeyi bildiğinden emin olmalı. Banka her tanıtım aşamasında ürünün tüm özelliklerini veremeyebilir ama mümkünse müşteri geldiğinde versin. Benim gördüğüm müşteriler en cazip yönüne kapılıp ürünün diğer maliyetlerini göz ardı ediyorlar. İleride sorunlar yaşanmaması için başlangıçtaki zamanı olduğunca uzun tutmalısınız.


RAHİM AK