Türkiye'nin en büyük sanat müzesine ilk kazma 2011'de!

Türkiye'nin en büyük sanat müzesine ilk kazma 2011'de!

Çetindoğan Ailesi bir süredir önemli bir proje üzerinde çalışıyor. Haliç Kıyısı'nda Türkiye'nin en büyük özel sanat müzelerinden birini dünyanın en ünlü ve başarılı mimarlarından



Sabancı ailesinin damadı Cengiz Çetindoğan Türkiye'de resme en çok yatırım yapan işadamı oldu. Koleksiyonunda en pahalı Türk ressamı Osman Hamdi'nin 7 tablosunu da bulunduran Çetindoğan, sahip olduğu 2 binin üzerindeki eseri sergilemek için dünya çapında bir müzeye imza atmaya hazırlanıyor

İddia benim değil... Ama sanat dünyasının ünlü isimleri 'Resimde Erdoğan Demirören'i geçti, bir numaralı koleksiyoner oldu' diyorlar onun için. Sabancı Ailesi'nin damadı Cengiz Çetindoğan... Altunizade'deki ofisinden içeri girince minik bir Louvre gibi her duvarda, her odada resimler, Kur'an yazmaları... Çoğu hemen hemen kimsenin çıplak gözle görmediği, internette Google'larken ya da eski kataloglarda rastlanılan klasik tablolar... Son derece kibar ve güler yüzlü bir beyefendi... İlk kez sanat konusunda bir gazeteciye röportaj veriyor.

2 BİNDEN FAZLA ESERİ VAR

Çetindoğan'ın 2 binden fazla eseri var. 12 yıl önce kayınbiraderi Ömer Sabancı'nın evinde yer kalmadığı için verdiği Şevket Dağ ve Süleyman Seyyid gibi ünlü ressamların eserleriyle tanışmış koleksiyon tutkusuyla. Bugün bir müze kuracak, hatta 7-8 yıl boyunca hiç eser almadan her sene ayrı bir sergi yapacak kadar çok eser biriktirmiş. Kimler yok ki eşi Demet Sabancı Çetindoğan'la birlikte biriktirdikleri hazinede... Türk resminin Leonardo'su sayılan ve her bir eseri milyonlarla ölçülen Osman Hamdi'nin bilinen 100 eserinden 7 tanesi Çetindoğan'ın koleksiyonunda yer alıyor. Şeker Ahmet Paşa, Avni Lifij, Hüseyin Zekai Paşa (Çetindoğan Türkiye'de sadece 6 koleksiyonda bulunan bu ressamın en fazla tablosunun kendilerinde olduğunu belirtiyor), Ömer Uluç (Öğrenciliğinden ölümüne kadar tüm dönemlerine ait eserler) ve daha niceleri... Günde 2 saatini sanat kataloglarını ve arşivleri incelemeye ayırdığını söylüyor Çetindoğan. "Önce kendiniz öğrenmelisiniz, sonra danışacaksınız. Yoksa piyasada sizi yönlendirenler hayal kırıklığına uğratabilir" diye koleksiyonerler için önemli bir bilgi de veriyor.

TMSF'NİN EL KOYDUĞU ESERLERİ ALDI

Koleksiyonunun toplam değerini öğrenmek için satışa çıkarması gerektiğini söylüyor. "Ancak ciddi bir değeri var" demeyi de ihmal etmiyor. Çetindoğan, "Biz biraz şanslıydık koleksiyonerliğe başladığımızda. Çünkü Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun el koyduğu koleksiyonların satışları vardı. Bulunmaz bir fırsattı ve koleksiyonumuzun büyük kısmı kısa bir süre içinde oluştu" cevabını veriyor.

En çok Kuran kaçırınca üzüldü

Türkiye'deki ve yurtdışındaki bütün müzayede kataloglarını inceliyor, vakit bulabilirse müzayedelere bizzat giderek, bulamazsa da telefonla katılarak alım yapıyor Çetindoğan. Bugüne kadar istediği resimlerin neredeyse tamamını almış. Ama eline kadar gelip de almadığı, daha sonrada müzayedede bir başkasına kaçırdığı bir Kuran içinde uhde kalmış. Gelin gerisini Cengiz Bey'in kendi ağzından dinleyelim: "Aslında o Kuran önce satılık olarak bana geldi ama tereddüt ettim ve almadım. Ardından müzayedeye çıktığını öğrendim. Bana geldiği fiyatın üzerine bayrak kaldırmama rağmen alamadım. 210 bin liraya başkası aldı. Sonrasında üzüldüm tabii. Bazı şeyler var ki yerine koyamıyorsunuz. Ama koleksiyonerlik uzun soluklu bir maraton işi. Bazı şeyleri kaçıracaksınız, üzüleceksiniz, peşinde koşacaksınız. Zaten koleksiyonerliğin güzel tarafı da bu."

İyi bir müze çok turist çeker

Çetindoğan'ın kendisi de bir 'müzesever.' Fırsat buldukça Türkiye'deki ve yurtdışındaki müzeleri gezdiğini söylüyor. Konuşmalarından çıkardığımız sonuç şu: İyi bir müze kurarsanız, ziyaretçi sayınız o kadar artar. Çetindoğan, geçtiğimiz haftalarda Arkeoloji Müzesi ve İslam Eserleri Müzesi'ni ziyaret etmiş. Ancak bu ziyaretleri esnasında Türklere çok rastlayamamış. New York'ta Metropolitan ya da Guggenheim müzelerini gezerken, kendini bayram öncesi alışveriş merkezinde gibi hissettiğini anlatan Çetindoğan, "Tatil günlerinde ailece müzeye gidilir. Oysa bizdegençler bu konuda eğitimsiz. Vakitlerinin çoğunu kafelerde ve bilgisayar başında geçiriyorlar" diyor. Bizdeki müzelerde bazı eksiklikler olduğuna değinen Çetindoğan, müze içinde kütüphaneden restorana bir çok detay olması gerektiğini söylüyor. Kendi müzelerinde çok iyi bir restoran, mağaza ve kütüphane olacağı bilgisini de paylaşıyor.

Başeseri: Çinili Natürmort

Çetindoğanlar'ın koleksiyonunda sadece resim değil İslam eserleri de bulunuyor. 200'den fazla hat biriktirmişler. Zaten müzenin 5 bin metrekarelik alanını resme, 2 bin metrekareyi de Osmanlı ve İslam eserlerine ayırmayı planlıyorlar. 2 bin eser arasında '200' rakamı size az gelebilir. Ama hepsinin seçme ve çok özel eserler olduğunu söylemeliyiz. Cengiz Bey İslam eserleri arasında özellikle Ahmed Karahisari'nin dua kitabının çok önemli bir yeri olduğunu vurguluyor. "Bugüne kadar satın aldığınızda sizi en çok mutlu eden eser hangisiydi" diye sorunca ise hiç duraksamadan "Hüseyin Zekai Paşa'nın çinili natürmortu" yanıtını veriyor. Bu tablonun klasik anlamda müzelerinin simgesi olacağını düşünüyor

Müze için ilk kazma 2011 ortasında

Çetindoğan Ailesi bir süredir önemli bir proje üzerinde çalışıyor. Haliç Kıyısı'nda Türkiye'nin en büyük özel sanat müzelerinden birini dünyanın en ünlü ve başarılı mimarlarından Zaha Hadid'e tasarlatıyor. Hadid 27 Mayıs'ta Roma'da açılan MAXXI çağdaş sanat müzesinin de mimarı. 150 milyon euroya malolan MAXXI, hem Roma hem de Hadid açısından bir 'imza' niteliği taşıyor. Çetindoğanlar 7 bin metrekare sergi alanı olması planlanan sanat mabetleri için New York'un en önemli müzelerinden Guggenheim'da 20 yıldır çalışan ve direktörlük de yapan Thomas Krens'ten danışmanlık hizmeti alıyor. Çetindoğan, müze için ilk kazmanın 2011 ortasında vurulacağını ve 2012 sonunda sanatseverlerin ziyaretine açılacağını müjdeliyor.

Yatırım için Şen ve Gün'ü tavsiye ediyor

Çetindoğan daha çok klasik eser tutkunu ama çağdaş sanatçıları da topluyor. Elif Uras, İstanbul Contemporary'nin dikkat çeken isimlerinden Ahmet Güneştekin, Haluk Akakçe, Güçlü Öztekin, Burcu Perçin, Mustafa Horasan eserlerini en çok satın aldığı çağdaşlardan bazıları. Ama yatırım için kendisine danışan dostlarına iki ismi tavsiye ediyor: Mithat Şen ve Mehmet Gün. İkisinin de sanat tarihinde kalıcı olacaklarına inandığını belirten Çetindoğan, "Fiyatları henüz çok yükselmedi. Bu yüzden yatırım yapmak için çok iyi fırsat" diyor. Kimi çağdaşların fiyatlarının bir anda yükselmesini de 'sanattan uzaklaşıp fast-food eser üretmek' olarak açıklıyor.
Sabah/Burcu ALDNİÇ