2020'de inşaat sektörü hareketlenecek!

2020'de inşaat sektörü hareketlenecek! 2020'de inşaat sektörü hareketlenecek!

Ekonomi hocaları 2020 yılı için beklentilerini anlattı. 2020'de Türkiye ekonomisi etkili büyüme rotasına girecek. Prof. Dr. Sinan Alçın, "Mart ayı ve sonrasında yeni inşaat projelerinde canlanma beklenebilir” dedi...


Ekonomistlere göre Türkiye ekonomisi bu yıl etkili büyüme rotasına girecek. En çok hareketlenme turizm, teknoloji ve yazılım sektöründe olacak. Para Dergisi'nden Hülya Genç Sertkaya'nın haberine göre, işte, 22 akademisyen ve ekonomistin Türkiye ekonomisine ilişkin öngörüleri.

Ekonomistler 2020'de Türkiye ekonomisinin öncelikli gündem maddelerini işsizlik, ABD ile ilişkilerin seyri, jeopolitik riskler olarak görüyor. Büyüme ihtiyacı, bütçe açığı, ticaret savaşları ve AB ilişkilerinde yeni rotalanma da öncelikli gündem maddeleri arasında sıralanıyor. Türkiye’nin yapısal reformlara odaklanması gerektiğine dikkat çeken ekonomistler, öncelikli yapısal adımlar listesinin başına adalet ve hukuk reformunu koyuyor. 2020’de en önemli reform girişimleri arasında vergi sisteminin yeniden düzenlenmesi, bankacılık reformu, sermaye piyasalarını güçlendirecek adımlar atılması, AB’yle Gümrük Birliği’nin revizyonu ve tam üyelik ile ilgili sürecin yeniden başlaması da ekonomistlerin gündeminde önemli bir yer tutuyor.

2020’de en çok hareketlenmeyi turizm, teknoloji, yazılım yatırımlarında bekleyen ekonomistler, inşaat sektöründen kolay kolay vazgeçilemeyeceğinin altını çiziyor. Hükümetin uyguladığı ithal girdide yerli üretimi teşvik etmeye, cari açığı düşürmeye yönelik destek politikalarının kimya, ilaç ve tıbbi cihaz, makine-elektronik teçhizat, otomotiv ve raylı sistemler yatırımlarını hareketlendireceği ifade ediliyor. 2020'de hizmetler sektörü, taşımacılık, bankacılık yatırımlarının hız kazanacağı beklentilerini dile getirenler de bulunuyor. Ekonomistlerin 2020 sonu enflasyon tahminleri yüzde 9 bandında, büyüme beklentileri ise yüzde 3-3.5 bandında yoğunlaşıyor. işsizlik oranı beklentisi ise yüzde 12 bandında ağırlık kazanıyor.

Para Dergisi rektör, bölüm başkanı ve öğretim üyesi 22 ekonomistin 2020 yılı Türkiye ekonomisi öngörülerini aldı...

YERLİ OTOMOBİL, KANAL İSTANBUL

Kırıkkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Öztürkler’e göre, Doğu Akdeniz, Libya, Suriye ve İran başta olmak üzere jeopolitik gelişmeler, ABD’nin Türkiye’ye yönelik ekonomik ambargoları ve Türkiye’nin en önemli dış ticaret ortaklarından birisi olması nedeniyle AB’den ayrılma süreci sonrasında İngiltere ile ekonomik ilişkilerin en önemli gündem maddeleri olacağını vurguladı ve ekledi: “2020’de yerli otomobil ve Kanal İstanbul projeleri de öncelikli gündem olacak.”

Yaşar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umut Halaç, 2020 yılında Türkiye’nin öncelikli gündem maddesinin “gelir dağılımındaki eşitsizlik” olacağı görüşünde. KTO Karatay Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Üstün Dikeç’e göre ise ,2020’de öncelikli gündem ekonomik açıdan dışa bağımlılık olacak. Dikeç’e göre, devlet destek ve teşvikleriyle özel sektörce yerli teknolojinin geliştirilmesinin yanı sıra dış talebe yönelik döviz getirici mal ve hizmet üretimine öncelik verilmeli, altyapı yatırımlarına ağırlık verilmeli; küresel olumsuz gelişmeler ile jeopolitik bölgesel risklerin ekonomi üzerindeki etkileri en aza indirilmeli. Kaynakların dikkatli kullanılması ve yatırımları çekmek için güvenli ortam yaratılmalı.

KONUT KREDİ VE İPOTEK PİYASASI

Prof. Dr. Oral Erdoğan, çok uzun süredir önemle vurguladığı “konut kredi ve ipotek piyasasının oluşturulması ve menkul kıymetleştirilmesinin” ekonominin olmazsa olmazı olacağını belirterek, bunun ayağı yere basan şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çetinkaya ise yapısal reform içerisinde, teşvik ya da belli noktalara dokunan politika tercihleri yerine, farklı bir model üretilmesi gerektiğini belirterek, kamu-özel işbirliğine dayanan, halkın da destek olduğu bir model oluşturulmasını önerdi. Çetinkaya, “Bu model ortaya konduğunda; öngörülebilirlikler birlikte uluslararası piyasalardan ciddi sermaye girişi olacak ve ekonomi sağlıklı bir büyüme trendine girecektir” dedi.

TOBB ETÜ İşletme Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ramazan Aktaş, 2020’de ülke riskini yabancı yatırımcı nezdinde artıran unsurları düzeltmeye yönelik yasal düzenlemeleri uygulamaya koymak gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Harun Öztürkler, 2020’de öncelikle Merkez Bankası Yasası’nın yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, Banka’nın fiyat istikrarı ve finansal istikrar ile sınırlı görev tanımlamasına istihdam veya büyüme hedeflerinin eklenmesinin bankanın bağımsızlığına / yönelik tartışmaları azaltan, önemli bir reform olaca/ ğını vurguladı. Öztürkler, “Vergiler ile ügili devam eden yasal düzenlemeler tamamlanmalı ve iyi tanımlanmış bir vergi, tahakkuk ve toplama sistemi kalıcı olarak ! tesis edilmeli. Öte yandan, Türkiye için 2020’de en önemli reform girişimi AB ile / Gümrük Birliği’nin revizyonu ve tam üyelik ile ilgili sürecin yeniden başlaması olacaktır” diye konuştu.

TURİZM, TEKNOLOJİ VE YAZILIM

Akademisyenler yatırımlar açısından 2020 yılı öngörülerini de paylaştı. Ekonomistlerin dörtte biri 2020’de en çok hareketlenmeyi turizm, teknoloji ve yazılım  yatırımlarında bekliyor. Ekonomistler, inşaat sektöründe toparlanmayla birlikte hareketliliğin süreceğinin altını çizerken, Hükümetin uyguladığı ithal girdide yeıjli üretimi teşvik etmeye, cari açığı düşürmeye yönelik destek politikalarının ise kimya, ilaç ve tıbbi cihaz, makine-elektronik teçhizat, otomotiv ve raylı sistem yatırımlarını hareketlendireceği ifade ediliyor. 2020’de hizmetler sektörünün, taşımacılık, bankacılık yatırımlarının hız kazanacağı beklentilerini de dile getirenler de bulunuyor.

Prof. Dr. Murat Çetinkaya, özelikle kalıcı bir büyüme ve büyümede toparlanma için gayri safi sabit sermaye oluşumunun, yani yatırımların pozitife dönmesi gerektiği görüşünde. Turizm sektöründe özellikle 2019’da artan talebin 2020’de de devam edeceğini dile getiren Çetinkaya, diğer taraftan, kredi hacminde ortaya çıkan ivmelenme ile sanayi sektöründe 2019 yılında gerçekleşen düşük büyüme performansının 2020 le birlikte artışa geçeceğini kaydetti.

Prof. Dr. Ersan Öz / Pamukkale Üniversitesi Maliye Bölüm Başkanı

"Yerli yazılımlar ülkemiz için fırsat"

Yatırımlar açısından 2020'nin en pozitif yönü ülkemizin sahip olduğu internet, bilgisayar, yazılım, yapay zeka gibi alanlarda ciddi yatırım potansiyeline sahip oluşumuz. Yabancı ülkelerin yazılımlarının kullanılarak dışarıya önemli ölçüde döviz çıkışı olması yerine bu teknolojilere uygun yerli yazılımların yapılmasının ülkemiz için fırsat oluşturacaktır. 

2020'de kamu yatırımlarının azalması, kredi faizlerinin düşüyor olmasına rağmen sıkıntı yine daralması yavaşlasa da inşaat sektöründe görülecek. İnşaatın bir an evvel lokomotif sektör olmaktan çıkarılması, alternatifler üretilmesi, piyasaları pozitif dışsal etkileyecek yerli sektörlere ihtiyaç bulunuyor.

Prof. Dr. Emre ALKİN / Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi

"Kurların zorlamasını beklemiyorum"

İç veya dış politikadan kaynaklanan bir panik hali yaşanmaz ise 2020de kurların zorlamasını beklemiyorum. Bu yıl tolerans dolar/TL'de 6.35'e kadar mevcuttu. Ancak yılın bitmesine birkaç gün kala bile bu seviyelere gelmedik. Unutmayın, Türkiye’de döviz kurlarının yönünü siyaset ama trendini her zaman ekonominin kırılganlıkları belirler. Dolayısıyla daha önce gördüğümüz seviyeleri test etmemiz ancak ve ancak siyasette fevkalade olumsuz gelişmeler olması, diğer taraftan ekonomideki kırılganlıkları iyileştirme hevesinin bir kenara bırakılmasıyla gerçekleşebilir. Merkez Bankası'nın 2020’de her ne kadar elinde imkan olsa da, faiz oranlarını kolay kolay tek haneye düşürebileceğini sanmıyorum. Önce enflasyon oranına bakacağını ve ondan sonra faiz kararını vereceğini tahmin ediyorum. İşsizlik çok önemli bir konu.
Ancak elimizdeki büyüme modeli işsizliğin tek haneye düşmesine katkıda bulunmuyor. Sadece inşaat sektörü ve konvansiyonel sektörler üzerine odaklanmış anlayışıyla işsizliği çözemeyeceğimiz bir şekilde ortaya çıktı.

CANLANMA OLABİLİR

Prof. Dr. Sinan Alçın, son iki yıl hesaba katıldığında en çok kan kaybı olan sektörlerin başında inşaatın geldiğini belirterek, “Özellikle bu sektördeki istihdam kaybının 450 bin düzeyinde gerçekleştiğini düşündüğümüzde, ilk toparlanmanın da tüketici malları dışında inşaat sektöründe ortaya çıkmasını bekliyorum. Özellikle mart ayı ve sonrasında yeni inşaat projelerinde canlanma beklenebilir” dedi.

Prof. Dr Murat Şeker ise, 2020’de inşaat sektöründe bir miktar hareketlenme olacağı, ancak sektörün kurda yaşanabilecek olası dalgalanmalardan da etkileneceği düşüncesinde.

Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Murat Sağman, 2020’de üretime yönelik yatırımların 2019’a göre daha fazla olmasını bekliyor. 2020’de savunma, turizm ve sağlık sektörünün hareketleneceğini söyleyen Sağman, inşaat ve enerji sektörünün ise zorlanacağı görüşünde.

Prof. Dr Kerem ALKİN / İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi

"Yatırım ortamı daha cazip olacak"

2020'de Türkiye'nin tüm ihracatçı sektörlerinin yanı sıra, turizm, sağlık, eğitim, lojistik, ulaştırma gibi ana hizmet sektörleri de hareketli olacak. Türkiye'nin dünya ekonomisindeki algısına yönelik olarak, yatırım ortamını daha da cazip hale getirecek şekilde, vergi ve hukuk reformu gibi alanlarda önemli adımların atılacağı 2020'de, Türkiye pozitif büyüme sürecine yeniden geçişin istihdama azami yönde yansımasına sağlayacak tedbirlere de ağırlık verecek. Yerli otomobil ve Kanal İstanbul gibi, Türkiye'nin Avrasya’daki 'oyun kurucu' gücünü perçinleyen projeler, aşamaları itibarıyla öncelikli gündem maddelerini oluşturmaya sürdürürken, özel sektör yatırımlarında beklenen canlanma, organize sanayi bölgelerindeki hareketlenme, Türkiye-AB ilişkilerinde yeniden rotalanma, Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği de, doğal olarak Türk iş dünyasının öncelikli gündem maddeleri arasında yer alacak. Ekonomide iç talebin toparlanmasına bağlı olarak, işsizliği azaltacak bir hareketlenme 2020 yılının ilkbahar ortası gibi gözlenecek.